Bir kaç yıl önce Süleymaniye Camisinin yıkılma tehlikesi içinde olduğu keşfedilmiş. Eğer çözüm bulunamazsa, koca cami kısa bir zaman içinde yıkılacakmış.
Caminin tüm taşıyıcı yükü kemerlerindeymiş. Bu kemerlerin ortalarında bulunan kilit taşları zamanla aşınmış. Ama elde yazılı bir proje olmadığı için nasıl değiştirileceği bilinmiyormuş.
Edebiyatımızda noktalama işaretini, ilk kez Şinasi “Şair Evlenmesi” nde kullanmıştır. Edebiyatımızda ilk çeviri roman, Kamil Paşa’nın yaptığı Telemak’tır. Edebiyatımızda ilk roman, Taaşşuk-u Talat-ı Fitnat’tır. Edebiyatımızda ilk köy romanı, Nabizade Nazım’ın “Karabibik” adlı eseridir.
Edebiyatımızdaki ilk realist romancı Recaizade Mahmut Ekrem’dir.
Bir beyine bakarak, onun bir kadına mı yoksa erkeğe mi ait olduğuna karar veremezsiniz, çünkü aralarında şeklen gözle görülür büyük bir fark yoktur.
Ancak her iki cinsiyetin beyinleri arasında ortalama bir büyüklük ve ağırlık farkı vardır.Kadın beyinleri erkeklerinkinden yaklaşık yüzde 10 daha küçüktürler. Ortalama yetişkin bir erkeğin beyninin ağırlığı 1.375 gramdır.
1. Yaşına Uygun Davran!
Altı yaşındaki oğlunuz istediğini almadığınız için ağlıyor veya dört yaşındaki kızınız otomobil güvenlik koltuğunda sürekli ayağa kalkmak istiyorsa, zaten yaşlarına göre davranıyorlar demektir. Çocuklarımız yaşlarından daha olgun davranışlar gösterdiklerinde çok mutlu olsak da, bu doğru değil.
Ünlü hükümdar Timur'dan sonra yerine geçen oğullarından Şahruh (XV. y.yıl) babasının tersine bilime ve bilgine değer veren, dindar, halim, selim biriydi. Bilginlerle oturup kalkmaktan zevk alırdı. Şahruh'un çevresindeki bilgin kişilerden biri de Nimetullah Efendi idi. Aynı zamanda evliyadan olan Nimetullah Efendi'nin dilinden düşürmediği bir söz vardı: "Allah haramdan kaçanı korur" (Yani kişi haramdan kaçarsa Allah ona haram yedirmez, nasip etmez, demek istiyordu.)
Gerçeği görüp bildikten sonra her faniye sırt çevirmek, ebediyyen ebedi nağmeyi terennüm etme azmi içinde olmak ve yakin gelip çatıncaya kadar her işkenceye katlanmak...
İşte sabır yokuşu!..En sarp sabır yokuşu içimizdedir.Nefsimizin terennüm ettiği nağmelere kulak tıkamak, ondan gelen isteklere kıymet vermemektir.
Yaşamın ilk üç yılında ortaya çıkan ve yaşam boyu etkisi devam noröpsikiyatrik bir sendrom olan otizim ilk defa Amerikalı psikiyatrist Leo Kanner tarafından 1943 yılında tanımlanmıştır.
Uzun yıllar psikolojik kökenli olduğu düşünüldükten sonra,ilk olarak 1966 yılında Rimland’ın çalışmaları ile otizimin norobiyolojik doğasına dikkat çekilmiştir.