Türkiye, geçtiğimiz haftalarda CHP Genel Sekreteri Önder Sav’ın ‘dinleniyorum’ iddiasıyla çalkalandı. Bir anda herkes bu işin uzmanı olmuştu sanki! Akıllarda hep aynı soru dolaşmaya başladı haliyle: “Acaba ben de dinleniyor muyum?” Olayın üzerindeki sis perdesi aralanıp gerçekler ortaya çıkınca Sav’ın cep telefonunun azizliğine uğradığı anlaşıldı. Sav, gelen aramayı engellemek istemiş, ama ‘no’ tuşu yerine ‘yes’ tuşuna basarak bir anlık gafletinin kurbanı olmuştu.
Aldatmanın birinci safhası olan 'hoşlanma' için chat ortamı bu nedenle iyi bir zemin oluşturur. Aldatma gerçekleşmese bile chat yaptığı kişiye aşık olma daha doğrusu aşık olduğunu zannetme gibi duygusal aldatma durumları yaşanır.
Chat odalarında gerçek yüzler gizleniyor
Chat arkadaşlığının neden cazip olduğunu gösteren güzel bir örnek var: Ürdün'de boşanan bir çift, tesadüfen internette chatleşmeye başlıyorlar ve sanal ortamdaki ilişkileri ilerleyince birbirlerine uygun kişiler olduklarını düşünüp yüz yüze görüşmeye karar veriyorlar.
"Anne girdin düşüme./ Yorganın olsun duam;/ mezarında üşüme." (N.F.Kısakürek) Annenin çocuğuna karşı şefkat duygusu daha o bedenine düştüğü andan itibaren başlar. Artık anne onun için yer, içer ve uyur. Canına can katılmıştır ve taşıdığı emaneti birken iki olmuştur.
Bebek dünyaya geldikten sonra ise artık tüm kaygıları, endişeleri, sevinç ve hüznü onun üzerinden olur. Artık iki kez korkar, iki kez umutlanır, iki kez hayal kurar, iki kez endişelenir. Hayata dair tüm planları, bakış açısı çocukları üzerinden şekillenir. Çocuk sayısına göre katlanır.
Hazreti Fatımatüzzehra (r.a.) Hazretleri bir gün babası Peygamberimiz (SallAllahu Aleyhi Vesellem)'e:
— Babacığım cennete en önce kadınlardan kim girecek? diye sordu.
Peygamberimiz (s.a.s.):
Bilim adamları pirelerin farklı yükseklikte zıplayabildiklerini görür. Birkaçını toplayıp 30 cm yüksekliğindeki bir cam fanusun içine koyarlar. Metal zemin ısıtılır.
Sıcaktan rahatsız olan pireler zıplayarak kaçmaya çalışır ama başlarını tavandaki cama çarparak düşer. Zemin de sıcak olduğu için tekrar zıplar, tekrar başlarını cama vururlar.