İslam büyükleri, dua talep edildiğinde, kendilerinin buna layık olmadığını söylerlerdi. Kendilerinin yapacakları duaları kabule şayan görmezlerdi. Kendilerini kabahatli, kusurlu görürlerdi. Allahü teâlânın edilen duâları kabul etmesi için, gerek dünyada, gerekse âhirette insanı utandıracak gizli- açık bir kabahatin bulunmaması gerektiğini düşünürlerdi.
Aliyyül-Havvâs hazretleri bu konu ile ilgili buyurdu ki: “Her kim duâsının red olunmamasını isterse, günahsızlıkta melekler gibi olmalıdır!”