Hasta Fenerli, gerçekten de hasta olur ve ölüm döşeğine düşer. Her zaman maçlara birlikte gittiği fanatik arkadaşları ziyaretine gelirler son defa görelim diyerek...
-Allah"ın takdiri... Elden birşey gelmez ama son bir istediğin varsa bari onu yerine getirelim.." derler.
TERSİ VE DÜZÜ
"Bu eserim, hoşunuza gitti mi? Ona henüz imzamı koymadım, bu konuda fikrinizi almak isterim” diye sordu.
BÖYLE KORUNUR
Çok değerli olan kütüphanesini millete vakfeden Koca Ragıp Paşa, onların bakımı için tanıdıklarından birini memur tayin eder. Bir gün ansızın kütüphanesini ziyarete giden Paşa, etrafı ve kitapları toz, toprak içinde bulunca canı çok sıkılır ve belli etmemeye çalışarak: -Seni tebrik ederim yavrum, der. Gerçekten de gerçekten de emniyetli bir adammışsın. Teslim edilen şeylere hiç el sürmemişsin, âferin!
NE ALIRSINIZ ? Çok şişman olan Yahya Kemâl, bir yokuşun sonundaki lokantanın önünde dinlenirken,içeriden çıkan garson: -Buyurun beyim, diye atılmış. Ne alırsınız? Yahya Kemal, tebessüm edip: -Evlât, demiş. Müsaade edersen biraz nefes alacağım.
ÖLÜLER ÇİÇEK KOKLAMAZ
Amerikalı iş adamı, bir Çinliye alay ederek sormuş: _Ölüleriniz, mezarlarına koyduğunuz pirinçleri ne zaman yiyecek? Çinli başını kaldırmadan cevap vermiş: - Sizin ölüleriniz, koyduğunuz çiçekleri kokladığı zaman.
BİR AMPULÜ KEŞFETMEK
Edison’a bir gazeteci sordu:
“1000 kez başaramamak size neler hissettirdi?”
Edison şöyle cevap verdi:
“Ben 1000 kez başarısız olmadım. Ampul, 1001 basamaktan oluşan bir keşifti.”
İNSAN
Eski Çin'de bilmece meraklısı bir seyyah, diyar diyar dolaşıp karşılaştığı bilgelere sorular sorarak hayatın özünü ve gerçeklerini kavramaya çalışmaktadır. Bir gün yüksek tepelerde oturan bir bilgeden bahsedildiğini duyar. Derhal yola çıkar, bilgeden izin alarak iki soru soracağını söyler. Seyyah: “Dünyada başarılması en zor olan şey nedir?” diye sorar.
Dostlarında biri, Fransız kralı 15. Lui' ye: Majesteleri, demiş. Akıl vergisi almayı hiç düşündünüz mü? Hiç kimse budalalığı kabul etmeyeceğine göre, herkes böyle bir vergiyi seve seve öder. Kral, alaylı alaylı gülerek: Hakikatten enteresan bir fikir, cevabini vermiş.
Askeri Tıbbiye kurulduğu zaman , burada hekimlik yapmış meşhurlar arasında İshak Efendi de vardı.
Daha sonra meşhur olmuş hekimlerimizden birçoğu İshak Efendi'nin talebesi idi.
Bunlardan birisi olan Aziz Paşa anlatıyor :