Üye Giriş

Herkonudan Sözler

Taşı delen suyun kuvveti değil,damlaların devamlılığıdır.-Kelam-ı Kebir-
Edebiyat

Anketler

Sitemizdeki hangi kategorideki yazılar en çok ilginizi çeker?
 

İstatistikler

Bugün23
Dün292
Bu hafta1668
Bu ay6444
Tüm zamanlar31428

Bağlantılı Öğeler

 
 
 
   
 
 
 
 
HEPSI |0-9 |A |B |C |D |E |F |G |H |I |J |K |L |M |N |O |P |Q |R |S |T |U |V |W |X |Y |Z

Her konu Tarih : K

Kategoriler Tarih
Bilgi (108), Hâdiseler (73), Hikayeler (22), Türk Sanatları (53)

Bu bölümde içerik ekle
 

Sonuçlar 1 - 10 Toplam: 19
Tarih/Türk Sanatları
Yazar : Ay Işığı
ay11Kahramanmaraş'ın el sanatları, geniş ve derin tarihi sebebiyle zengin bir muhteviyata sahiptir. Coğrafyasında geçen tarihi olay ve dönemler sosyal ve kültürel alanlarda olduğu gibi sanat hayatında da çeşitli sentezlerin ortaya çıkmasını hazırlamıştır. Bu zengin muhteva Orta Asya Türk Kültür ve Sanat kaynağına varan bir köklülük ve şahsiyet gösterir. Aradan geçen binlerce yıla rağmen bugün de çeşitli alanlarda birbirinden güzel eserle veren Kahramanmaraş' lı ustaların büyük emek, sabır, metanet ve tevekkülle sürdürdükleri el sanatları Türk el sanatlarının binlerce yılık sürekliliğini de gözler önüne sermektedir.
07/11/2008 | 76 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Tarih/Bilgi
Yazar : Gül-efşan

kbaSon zamanlarda basınımızda yeni bir Ecyad fırtınası kopuyor. Hatırlarsınız, II. Abdülhamid’in yaptırdığı Osmanlı kalesinin Suudilerce yıktırılması sırasında hepimiz nasıl yılmaz birer Osmanlı avukatı kesilmiştik. Sanki kendi memleketimizde mimari mirasımızı çok koruyorduk da, sıra dışarıya gelmişti. 

Sonunda Suudiler gümbür gümbür yıktılar kalemizi ve yerine çok katlı bir gökdelen daha diktiler. Son açıklanan Kâbe-i Muazzama projesinde bu tavır daha da hoyratlaşıyor ve Beytullah adeta bir gökdelen çemberi içine alınıyor.


30/09/2008 | 94 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Tarih/Hâdiseler
Yazar : choice
istbl210 Eylül 1509′da Memalik-i Rum adı verilen Amasya, Tokat, Sivas, Çorum ve çevresinden başlayıp 45 gün şiddetle devam eden depremde halk, iki ay kadar çadırlarda yaşadı. Bu deprem, aynı şiddette İstanbul ve Edirne’de de meydana geldi. 14 Eylül 1509′da İstanbul, Osmanlı tarihinin kaydettiği en şiddetli depreme maruz kaldı. Küçük kıyamet (Kıyamet-i Suğra) denilen bu depremde İstanbul’da 109 cami ve mescit ile 1.070 ev kullanılamaz hâle geldi.
17/08/2008 | 87 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Tarih/Bilgi
Yazar : fatihan

kanunisultansuleymanKânunî Sultan Süleyman; seferlerle geçen hükümdarlığı boyunca, 15 milyon kilometre kare üzerine yayılmış 21 eyalet ve 250 sancaktan oluşan Osmanlı Devleti’ni bir dünya gücü hâline getirmiştir. Büyük bir karakter ve kişiliğe sahip olan Kânunî Sultan Süleyman Hân zamanına; onun büyüklüğünden dolayı “Türk Asrı”, “Süleyman Asrı” denmektedir... “Capitol” Amerika Birleşik Devletleri’nin Millet Meclisi binasıdır. Bu yapı, ilk Cumhurbaşkanı George Washington tarafından inşa ettirilmiş ve zaman zaman yapılan ilâvelerle genişletilmiştir.


04/08/2008 | 77 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Tarih/Türk Sanatları
Yazar : Ay Işığı

cd1_061Günlük işlerde kullanılan çeşitli toprak kaplara genel bir adla keramik ya da seramik denilir. Bu kaplar, öteki kullanım eşyaları gibi biçim ve süslemeleriyle birer sanat değeri taşıyabilir, dolayısıyla sanat tarihi araştırmalarına konu olur ve müzelerde seçkin bir yer alırlar. Yapılan kazı ve araştırmalar, hem İslam ülkelerinde hem Anadolu dışındaki Türk devletlerinde sanat değeri taşıyan keramik örneklerinin çok yaygın olduğunu ortaya koymuştur.


15/05/2008 | 148 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Tarih/Hikayeler
Yazar : Mesel
topkapisarayininickismivs4Kanûnî Sultan Süleyman merhum, Topkapı Sarayı’ nın bahçesindeki ağaçlarda mebzûl miktarda
karınca görülmesi üzerine, kurtulmak için çare araştırır ve ağaçların gövdelerine ve diplerine kireç
tatbik edilirse meselenin çözüleceğini öğrenir.
Fakat ilim ehlinden izin almadan yapmak istemez ve Zenbilli Ali Efendi’ ye meseleyi sorar.

03/05/2008 | 158 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Tarih/Bilgi
Yazar : belya
indiensfromwwwmetacafecom7kq8Kızılderililerin atalarının Türkler olduğuna dair çeşitli iddialar öne sürülürken, her iki toplumun efsaneleri arasındaki benzerlikler dikkat çekiyor.

Çeşitli kaynaklardan yapılan derlemeye göre, Türklerle Kızılderililer arasındaki efsanelerin benzerliklerinin yanı sıra el sanatı motifleri ve kelimeler arasındaki benzerlikler, eski çağlarda 12 hayvanlı takvimin kullanılması her iki toplumun akraba olup olmadığı yönünde araştırmacıların ilgisini çekiyor.

28/04/2008 | 140 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Tarih/Hâdiseler
Yazar : coral

daireAntartika, 1820 yılında keşfedilmiş olup bugün hala her yeri araştırılmış değildir.                           

Flem-Ath çifti ve diğer bir çok araştırmacı, her geçen gün şu teorinin daha çok gerçeklik payı olduğunu savunuyor: Antartika’nın buzlarının altında kayıp bir uygarlığın kanıtları olabilir.                                                                                            


09/04/2008 | 150 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Tarih/Bilgi
Yazar : Gül-efşan
kak_elmasEskilerin "Nefs-i İstanbul" dedikleri tarihi yarım adanın veya sur içinin tam bir açık hava müzesi olduğunu biliyoruz. Bizans ve Osmanlı eserlerinin büyük bir bölümü, olanca ihtişamıyla bu bölgede arz-ı endam ediyor. Ne yazık ki, bütün dünyanın dikkatini çeken, hatta bazılarının kıskançlık duygularını uyandıran bu muazzam kültürel mirası yeteri kadar koruyamadık, har vurup harman savurduk. Ecdat yadigarları olan birtakım tarihi eserlerin yakılıp yıkılmasına, sökülüp satılmasına göz yumduk. Taşa yansıyan bir medeniyetin göstergeleri olan tarihi kitabeleri, işgüzarlık yaparak kendi ellerimizle kazdık. Bugün bile İstanbul'un ara sokaklarında, cadde başlarında karşımıza çıkan Osmanlı çeşmeleri, sebilleri, pislikten geçilmiyor. Her ne ise...
13/02/2008 | 431 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Tarih/Bilgi
Yazar : coral
catKediler İçin Kara Bir Gün
1300'lerde Avrupa

'Kara Ölüm' olarak bilinen veba salgını ilk olarak 1300'lerde Çin'de ortaya çıktı. Kurbanların şikayetleri ağrılar, ateş ve bulantıyla başlıyordu. İnsanların dirseklerinde ve kasıklarında mor kabarıklıklar oluşuyor ve kısa sürede yumurta büyüklüğüne ulaşıp sertleşiyordu. Bu yumurtalar patladığında içinden pis kokulu siyah bir madde fışkırıyordu ancak bu rahatlama kurban için çok geç oluyordu. Çünkü hasta beş gün içinde ölüyordu.

19/01/2008 | 194 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

<< Başa Dön < Önceki 1 2 Sonraki > Sona Git >>
  

Powered by AlphaContent 3.0 © 2005-2008 - All rights reserved
 
 
 
 
 

En son yorumlanan

Eskimeyen Dost
sitemize hoş geldiniz sayın Ahmet Ünal Çam sizinle yine ...
10/11/08 21:23 fazlası...
Gön: isra

Eskimeyen Dost
Emeğe de, okuyan arkadaşlara da saygı iç
Emeğe de, okuyan arkadaşlara da saygı için; Yayınladığınız ...
10/11/08 13:44 fazlası...
Gön: ahmetunalcam

S.u.s.t.u.m
teşekkürler:)
yorumunuz ve ilginiz için ben teşekkür ederim.
02/11/08 01:08 fazlası...
Gön: leyl

S.u.s.t.u.m
tesekkürler
yazı harika devamını bekliyorum...tesekkür ederim..
01/11/08 21:31 fazlası...
Gön: nur

Şu an sitedekiler

Üye Bağlı Değil
Sitemizde  52 Kategoride 3470  yazı bulunmaktadır.