Sonuçlar 1 - 10 Toplam: 12
Edebiyat/Has Kalem
Yazar : Gül-efşan
“Dikkat ediniz ki, insanın cesedinde bir et parçası vardır.
O et parçası sâlih oldukça bütün vücuddaki âzâlar sağlam olur.
Eğer o fâsid olursa bütün cesed bozulur.
O et parçası kalptir.” (Hadîs-i Şerif)
Kalbine iyi bak sevgili sûfî… Mevlânâ’nın Uzak dediğin yer ancak bir karış diyerek adres verdiği kalbine… Aşk’ın Hüsn için nice basamaklardan geçip, nice engelleri aştığı kalp ülkesine… Sedef içinde inci gibi parlayan kalbine…
Edebiyat/Has Kalem
Yazar : su misali
Umutlarına tutun!
Gözlerin, (Hz.)Yakup sabrıyla seyreylediği bir direnişle
karşılasın sıkıntılarını
Kalbin, kuyularda ümidini diri tutan (Hz.)Yusuf'un çaresizliğiyle
beklesin kurtuluşunu.
Düşüncelerin, iffetine suskunluk yeminleri etmiş
(Hz.)Meryem kadar sessiz anlatsın
masumluğunu.
Edebiyat/Has Kalem
Yazar : Muammer Erkul
Kızılelmam... Ve beni, benden büyük bir güçle kendine çeken, ufkun ardındaki mıknatısım...
Sen benim hep noksanım, hep eksiğim... Ve ben sensiz hep noksanım, hep eksiğim.
Yarım elmam...
Varsın... Ama, yok kadar uzakta!
Edebiyat/Has Kalem
Yazar : Muammer Erkul
Kimsesizliğime düştün
Yeşildi dünyam, Maviydi... Bir de kahverengiydi.
.....
Beni bir ürkek ceylanlar tanırdı, bir de çingene serçeler...
Yalnız kuşların sesi gelirken kulağıma bir de kavak yapraklarının...
Edebiyat/Has Kalem
Yazar : Hayal Bekçisi
“Kendine iyi bak” bir "veda" değil "elveda" cümlesidir çoğu zaman. O üç kelimeden çok daha fazlasını gizler içinde...
"Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra ben yanında olmayacağım. Olamayacağım. İstesem de istemesem de. Sevdim bir zamanlar seni, hala seviyorum ve benden sonra da mutlu olmanı istiyorum. Olur da bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum.”
Edebiyat/Has Kalem
Yazar : Beşinci Mevsim
Gözbebeğinize düşen her ışık demetini sonsuz prizmalara vuracaksınız.Dudağınıza değen her nimete bir kainat dolusu selam göndereceksiniz(*).Yüzünüze dokunan her hava zerresi ruhunuzun esintisine katacaksınız.Temas ettiğiniz her şeyde, vardığınız her yerde, varlığınızı her dem çoğaltacaksınız.Bakışınızı her gün yeniden yeniye ayarlayacaksınız.
Edebiyat/Has Kalem
Yazar : Düş Sokağı Sâkini
Bütün aşk hikâyelerinin en unutulmaz en heyecan verici sahnesi, sevenin sevgiliye ilk baktığı andır şüphesiz. Daha doğrusu, onun yüzünü ilk gördüğü vakit. Âşıktaki içsel değişimin başladığı an, gözün sevgiliye ilk takıldığı saniye dilimidir ve aşığın bütün biyografisi, bu “ilk bakışın öncesi ve sonrası”ndan ibarettir. Kalpte ateşin yükselmesi, aklın ve sabrın ateşe düşmesi o ilk bakış ile başlar. Kılıcın kınından sıyrılması yahut okun yaydan fırlamasıdır bu.
Edebiyat/Has Kalem
Yazar : Sehl
İŞTE GELDİK GİDİYORUZ, şu güzelim dünyadan… Kalanlara da, göçenlere de selâm olsun. Gönül niyazımız budur. Bir gün bir durakta bitecek yolculuk. O yolculuk ki, bir şey getirmeden gelip, bir şey götürmeden gitmek gibi yanıbaşımızda. Sadece ve sadece yaşadıklarımız güzelse, yaşayacaklarımız ondan da güzel olacak temenni ve duasıyla gidiyoruz toprağın bağrına doğru. Toprağın gecesine girmeden güne ve güneşe merhaba diyemiyor bir tohum.İnsanda toprağın gecesine girmeden ve ölmeden, mahşerin sabahına, cennetin baharına doğamaz asla.
Edebiyat/Has Kalem
Yazar : Gül-efşan
Mevsimin ilk karı düşüyor toprağa. Tâne tâne, lapa lapa…Gökyüzü, kararnâme hükmünde yeryüzüne iniyor yavaş yavaş…Dumanlı bir âh gibi döne döne sokağa inen karların yolu, ara sıra buzlu camlara düşüyor. Yıllardır şitâiyyelerde bekleyeduran harfler, camlara tutunuyor bir bir. Nağmeli bir nâme gibi…Kar yağıyor.
Ben…Her bir kar tânesinin intihar ettiğini ve toplu intiharların ilk defa bir mekânı süslediğini, ölümün dünyâ denen bu mezârı ne denli güzelleştirdiğini keşfettiğim bu ânda ben, cam kenarında elimde sıcak bir kahve ile âlemi temâşâ ediyorum. Karacaoğlan’dan bir şiir takılıyor dilime:
Edebiyat/Has Kalem
Yazar : pearl
KAZANMAK KAYBETMEYİ, kaybetmek kazanmayı içinde barındırır… Kazanmak da kaybetmek de kalıcı değil, zira zaman değirmeni her şeyi öğütüyor.
Kaygan zeminde nasıl kalıcı olunur? Dünyanın durmadan dönüşü değişkenliğin açık bir görüntüsü değil mi? Kazanmalar ve kaybetmelerin sabit olması demek böylesi bir dönüşün olmaması, hayatın durması demek. Bu değişim ve dönüşüm zamanın sonuna kadar devam edecek. Yarınları kazanma adına bugünleri ziyan ederiz de haberimiz olmaz, “rahat yarınlar” gelmez bir türlü, hazır zamanlar üzüntü ile erir gider.