Üye Giriş

Herkonudan Sözler

Lider, orkestra şefi gibi bu topluluktan gürültü değil melodi çıkartan kişidir.
Edebiyat

Anketler

Sitemizdeki hangi kategorideki yazılar en çok ilginizi çeker?
 

İstatistikler

Bugün29
Dün292
Bu hafta1674
Bu ay6450
Tüm zamanlar31434

Bağlantılı Öğeler

 
 
 
   
 
 
 
 
HEPSI |0-9 |A |B |C |D |E |F |G |H |I |J |K |L |M |N |O |P |Q |R |S |T |U |V |W |X |Y |Z

Her konu Tarih : M

Kategoriler Tarih
Bilgi (108), Hâdiseler (73), Hikayeler (22), Türk Sanatları (53)

Bu bölümde içerik ekle
 

Sonuçlar 1 - 8 Toplam: 8
Tarih/Hâdiseler
Yazar : Ber-ceste
20080611104108_gazi_mihal_bey_sadivan1Oruç Bey Tarihi'nde Mihal Gazi'nin Müslüman oluşu ile alakalı şu hadise anlatılır:

"Osman Gazı sabah vakti abdest alıp namazını kıldıktan sonra, atına binip, dilaverler, kahramanlar, bahadırlar, alp-erenlerle birlikte yola çıktılar. Bu sıraada Rum tarafından büyük bir toz bulutu belirdi. Toz içinden ata binmiş birkaç kişi belirdi ve çıkageldi. Içlerinden birisi seçilip meydan ortasında durup olannca gücüyle bağırdı ve dedi ki: "Hiç aranızda Osman adlı kimse var mıdır?" Gaziler de Osman Gazi'yi gösterdiler.

17/10/2008 | 81 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Tarih/Bilgi
Yazar : choice

selimiyeMimar Sinan'ın Selimiye Camii'nin kubbesini o genişliğe oturtmak için 13 bilinmeyenli bir denklemi matematiğin bilinen 4 ana işleminden farklı besinci bir işlem bularak çözdüğü söylenir.
Ayrıca minarelerin şerefelerine çıkanların yolda birbirlerini görmemeleri ise büyük bir dehanın
ürünüdür. Almanlar aynı sistemi meclislerinin önündeki dev kürede kullanmışlar. Mimar Sinan bu sistemi 2 metre çapındaki minarelere yüzyıllar önce monte edebilecek bir dehadır.
Almanların dehası ise, o çirkin metal yığınına Selimiye'den fazla turist çekebilmelerindedir..


28/09/2008 | 103 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Tarih/Bilgi
Yazar : Mesel

nmektubuxb0Bir kaç yıl önce Süleymaniye Camisinin yıkılma tehlikesi içinde olduğu keşfedilmiş. Eğer çözüm bulunamazsa, koca cami kısa bir zaman içinde yıkılacakmış.

Caminin tüm taşıyıcı yükü kemerlerindeymiş. Bu kemerlerin ortalarında bulunan kilit taşları zamanla aşınmış. Ama elde yazılı bir proje olmadığı için nasıl değiştirileceği bilinmiyormuş.


16/05/2008 | 184 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Tarih/Hâdiseler
Yazar : nacre

medine4Sultan Abdülmecid genişletmesi
Sultan Kayıtbayın binası 377 sene ayakta kaldı ancak bu süre içerisinde bina yıpranmış bazı yerlerde çatlamalar ve dökülmeler baş göstermişti. O zaman Şeyhul harem olan Davut paşa sultan
a mescidin durumunu bildirir bir mektup yazdı. Padişah Remzi efendi ve Osman efendi isminde iki mühendisi keşif ve durumu rapor için gönderdi. Sene 1265h. Bu mühendisler keşiflerini yapıp binanın durumunu ve ihtiyaçlarını padişaha arzettiler. Padişah hemen Halim efendiyi bu iş için görevlendirip, yanına gerekli malzemeyi, taş ustalarını, işçileri, uzmanları ve parayı da verdikten sonra Medineye gönderdi.


11/05/2008 | 152 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Tarih/Hikayeler
Yazar : Sehl

clMısır seferine gidilirken ordunun korkunç Sina Çölü’nden geçmesi gerekiyordu.

Kum fırtınalarının etrafı kasıp kavurduğu, gündüzleri dayanılmaz sıcaklara sahne olurken geceleri dondurucu soğukları davet eden bu çölü dünyada hiç bir ordu geçememişti.


11/04/2008 | 180 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Tarih/Bilgi
Yazar : Ay Işığı

 Sultanahmet Camii bitip de kapılarını dünyaya açtığı zaman, dönemin yazar ve şâiri Cafer Çelebi’nin ağzından dökülen ilk sözler şunlar olmuş:
‘Bu aydınlık nedir? Nedir bu parlak ışık?’

Asırlar sonra, dünyanın dört bir yanından gelen bütün insanlar, ana mekâna adımını atar atmaz, içleri aynı aydınlık duygularla, ferah mı ferah, renkli mi renkli, bambaşka bir dünya ile dolar. Herkesin ağzından, Cafer Çelebi gibi, hayret dolu ifadeler dökülür.


29/10/2007 | 564 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Tarih/Bilgi
Yazar : Sehl
 MÂNÂ ÂLEMİNDE, mutlu bir zaman dilimine yaklaşmanın heyecanı vardı. Bu heyecan dünyaya yansırken, toprakları coşturan ve ağaçları tomurcuklandıran bir bahar rüzgârı gibi yeryüzüne iniverdi. Yeni kurulan Osmanlı Devleti Marmara’ya yerleşmiş, Balkanlar’a çelik yumruğunu koymuştu bile.Ancak mânâ coşkusunun ve onun yeryüzüne dalga dalga hayat veren rüzgârının özünde ayrı bir güzellik daha vardı.
19/10/2007 | 309 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Tarih/Bilgi
Yazar : Ay Işığı
ImageYüzyıllar önce Semerkant, Bağdat ve İstanbul'dan Latinceye veya Fransızcaya çevirilen kitaplar ve buluşlar ilk bulan alimler göz ardı edilerek Avrupalı bilim adamları tarafından nasıl sahip çıkıldı?

Dekart, Galile, Kopemik, Newton, Lavoisier, Kepler, Wright Kardeşler, Toriçelli, Kristof Kolomb, Vasco de Gama...



12/09/2007 | 896 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

  

Powered by AlphaContent 3.0 © 2005-2008 - All rights reserved
 
 
 
 
 

En son yorumlanan

Eskimeyen Dost
sitemize hoş geldiniz sayın Ahmet Ünal Çam sizinle yine ...
10/11/08 21:23 fazlası...
Gön: isra

Eskimeyen Dost
Emeğe de, okuyan arkadaşlara da saygı iç
Emeğe de, okuyan arkadaşlara da saygı için; Yayınladığınız ...
10/11/08 13:44 fazlası...
Gön: ahmetunalcam

S.u.s.t.u.m
teşekkürler:)
yorumunuz ve ilginiz için ben teşekkür ederim.
02/11/08 01:08 fazlası...
Gön: leyl

S.u.s.t.u.m
tesekkürler
yazı harika devamını bekliyorum...tesekkür ederim..
01/11/08 21:31 fazlası...
Gön: nur

Şu an sitedekiler

Üye Bağlı Değil
Sitemizde  52 Kategoride 3470  yazı bulunmaktadır.