Bir gün Mecnun hasta olup yatağa düşer. Tedavî için bir doktor çağırırlar. Doktor "Damardan kan almak gerek'" diyerek Mecnun' un kolunu bağlar. Tam iğneyi batıracağı sırada Mecnun bağırır;
"-Ey doktor, bırak! Ücretini al ve git. Bu hastalıktan öleyim, zararı yok. Vazgeç kan almaktan. "
Kudret narı tropik iklim bölgelerinde, Amazon havzasında, Doğu Afrika'da, Asya, Karayip Adalarında doğal olarak bulunan, Güney Amerika ve Uzak Doğu'da ise özellikle , gıda ve ilaç olarak yetiştirilen bir bitkidir.
Tek yıllık, tırmanıcı, sarmaşık formunda bir bitki olan Kudret Narı , yaz aylarında çiçek açar. Yaprakları, yelpaze şeklinde,loplu,kenarları dişlidir.Sarı renkli küçük çiçekleri,erkek veya dişi olarak, ayrı saplar üzerindedir.
Türklerdeki “mangal kültürü”nün Orta-Asya’dan başladığı, Anadolu’ya ilk girişlerinde mangalı kullandıkları anlaşıldı. Muş’ta yapılan kazılarda bulunan 1000 yıllık portatif mangal ve bol miktarda şiş “mangal tarihimiz” için önemli bir belge niteliğinde…Muş’un Malazgirt ilçesinde yapılan kazılarda 1000 yıllık portatif mangal ve bol miktarda şiş bulundu. Türklerin Anadolu’ya girdiği 1040’lı yıllardan kaldığı sanılan mangalın günümüze kadar bozulmadan geldiği hayretle görüldü.
Bundan yüzyıllar önce deniz aşırı, çok güzel bir ülke varmış. Tabi her masalda olduğu gibi bu masalda da o ülkenin bir kralı ve tabii ki bir de prensesi varmış. Prenses dünyalar güzeli bir kızmış. Kralın emri ile her gün prenses dolaşmak için saray muhafızları ile birlikte sarayın dışına çıktığında ona bakmak yasakmış.
"Gecenin sonunda olmazsa sabah Bil ki ufukları tutmuştur günah"
İbadet, insanı terk etmez. Haramlar, insanla ibadetin arasına girer, keser yolu. Ve insan ibadeti göremez olur. O insan ibadete ulaşamaz. İstese de ulaşamaz.
Her haram havada dolaşan toz lekeleri gibidir. Nasıl ki lekeler lambanın camına yapışır da o ışık dışarı sızamazsa, kalp fanusu da böyledir. Haramlar kalp fanusunu karartır, insan ibadet etmek istemez.