Zihin tuzaklarına karşı kendinizle olumlu konuşmayı tercih etmek kolay değildir. Ancak yine de, olumlu bir bakış açısı elde etmek işyerindeki stresi önlemek açısından önemli.
Kendinizle yaptığınız konuşmaları yeniden düzenlemek için, sakin bir şekilde harekete geçin. Olayları algılama şeklinizi nasıl yeniden çerçevelendirebileceğinizi gözden geçirin.
Çukurova'da yıllarca serinleme aracı olarak kullanılan, kolalı içeceklerin ana maddelerinden meyan kökü, beslenme uzmanlarının önerileri doğrultusunda yeniden gözde oldu.
Meyan şerbeti, serinletici özellikleri ve sağlığa yararıyla biliniyor.
Yazı boyutu Osmanlı arşivlerinde yer alan 1856 tarihli belge, yüzyıllar boyu "yük hayvanlarına haftada bir gün izin verildiğini ve hayvanların o gün binek olarak da kullanılmadıklarını" ortayı koydu.Eminönü Belediyesince, Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı Prof. Dr. İlber Ortaylı, tarihçi Prof. Dr. Vahdettin Engin ve Yrd. Doç. Dr. Erhan Afyoncu'ya hazırlatılan "Payitaht-ı Zemin Eminönü Bir Dünya Başkenti" adlı eser, Osmanlı'nın hayvan haklarına bakışını örnek bir uygulamayla gözler önüne serdi.
Bakma sen… Yeryüzünün, fitneyle dolduğuna, Cehâletin, bu kadar cesaret bulduğuna; Bakma sen.. Zâlimlerin hükümrân olduğuna; Firavunlar, Kârunlar, Berzah’ta beklemede,
Hepsi hesap verecek, o Büyük Mahkeme'de…
Mary Mills Patrick, feminizm hareketini Amerika’dan Osmanlı’ya taşıyan ilk kadın... İstanbul’da bisikletle ve peçesiz olarak sokağa çıkan ilk kadın da budur. Onun bu davranışı, Hıristiyan azınlıklara mensup kız öğrenciler tarafından bile büyük tepkiyle karşılanmıştır.
Patrick, İrlanda’dan Amerika’ya göç etmiş bir ailenin kızıydı. Üniversite eğitimini Amerika’da yaptı. İsviçre’nin Bern Üniversitesinde eski Yunan felsefesi üzerine doktora eğitimi aldı.
Toplumun temel birimi olan ailenin yaşadığı ev için, dilimizde; hane, beyt, dâr, menzil, dam ve mesken gibi kelimeler de kullanılmaktadır. Bu kelimeler içinde en fazla kullanılanı "mesken"dir. Arapçada "yerleşilen yer" anlamındaki bu kelime, dilimizde; "huzur ve sükûnet içerisinde yaşanılan yer" mânâsında kullanılmaktadır.
Ecdadımızın yaptığı ve yaşadığı evlere baktığımızda ise, "mesken" kelimesinin anlamının bu şekilde zenginleştirilerek kullanılmasının altında, tarihî bir geçmiş ve gelenekle oluşmuş haklı bir gerekçe bulunduğunu görüyoruz.
İslâm dininin öğrenilmesi, yaşanması ve yayılması için Allah yolunda cihad çok mühim bir düsturdur. Bu sebeple canı ve malıyla cihad eden mü’minlere Allah Teâlâ, Kur’ân-ı Kerîm’in pek çok âyetinde büyük mükâfatlar vaat etmekte ve onları cennetle müjdelemektedir (bkz. Tevbe, 9/111-112; Saf, 61/110-12)
Fakat cihad hususunda bütün mü’minler aynı seviyede değildirler. Maddî, mânevî ve bedenî imkânlar bakımından onların durumları birbirinden farklılık arz etmektedir. Dinimiz, her ferdi ancak imkânları ölçüsünde sorumlu tutmaktadır. Nitekim mevzu ile alâkalı olarak şöyle buyurulur: