Bir vakit Kâbe'nin Şeybe kapısından, heybetli mi heybetli, nurânî mi nurânî bir ihtiyar içeri girdi. O sırada Ebû Bekir Kettanî, Mescidi Haram'ın bir köşesinde sessizce oturmuş, tefekkür hâlinde bulunuyordu. Şeybe kapısından giren ihtiyar, doğruca Kettanî'nin önüne gelip durdu:
"Selâmün aleyküm."
"Ve aleyküm selâm"
"Ey Şeyh! Burada niçin oturuyorsun da Makamı İbrahim'e gitmiyorsun?"
"Ne yapayım Makamı İbrahim'de"