Üye Giriş

Herkonudan Sözler

Dünya piyasası 5 bilgisayardan fazlasını kaldıramaz.J.Watson
Bilgisayar

Anketler

Sitemizdeki hangi kategorideki yazılar en çok ilginizi çeker?
 

İstatistikler

Bugün320
Dün382
Bu hafta1110
Bu ay1110
Tüm zamanlar35992

Bağlantılı Öğeler

 
 
 
   
 
 
 
 
HEPSI |0-9 |A |B |C |D |E |F |G |H |I |J |K |L |M |N |O |P |Q |R |S |T |U |V |W |X |Y |Z

Her konu Tarih : T

Kategoriler Tarih
Bilgi (109), Hâdiseler (73), Hikayeler (22), Türk Sanatları (54)

Bu bölümde içerik ekle
 

Sonuçlar 1 - 10 Toplam: 19
Tarih/Türk Sanatları
Yazar : Ay Işığı
106bTezhip yapma tekniği, minyatürden ve resimden farklı bir tekniktir. Tezhip yaparken kullanılacak olan altın yadızın hazırlanışı zor ve uzun emek isteyen bir iştir. Tezhibin nasıl yapıldığına geçmeden önce, tezhip tekniğinin en önemli unsurlarından birisi olan altın varak'ın hazırlanışına bir göz atmakta fayda vardır.

Çekiçle döğülerek sigara kağıdından daha ince bir yaprak haline getirilmiş altına "Altın Varak" denir. Altın varağın yapılışına gelince:

05/11/2008 | 61 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Tarih/Türk Sanatları
Yazar : Ferzin
kitabeOsmanlı’nın hüküm-ferma olduğu coğrafyada bulunan cami, medrese, han, hamam, köprü, bedesten, türbe, çeşme ve resmî binalardaki hat sanatının değişik tarzlarıyla oluşturulmuş kitabeler karşısında; “Acaba burada neler yazıyor?” diye düşündüğümüz olmuştur. Binaların genellikle kapı üstlerinde bulunan mermer, taş, ahşap veya çinilere kabartma yahut oyma tarzında işlenmiş mânâlı yazılara ‘kitabe’ denir. Çeşmelere, mezar taşlarına, menzillere, nişan taşlarına ve savaş alanlarındaki kayalara işlenmiş yazılar da, aynı kategoride değerlendirilir.
01/08/2008 | 102 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Tarih/Bilgi
Yazar : fatihan

kizkulesi1ug1İstanbul’un nazım plânlarını çizen Fransız Mimar Henry Prost 1938-1957 yılları arasında Bizans eserlerini ortaya çıkarabilmek için tarihî eserleri tahrip eder. Nitekim Atatürk Bulvarı ile Bizans Kemerini şehrin silüetine katar, surlara paralel seyreden yollarla Roma mirasını gözümüze sokar.

Atatürk Bulvarı yapılırken, yıkılarak tahrip edilen tarihî eserlerden bazıları:


30/07/2008 | 78 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Tarih/Türk Sanatları
Yazar : Ay Işığı
kopyas_rumi-4trTürk süsleme sanatının temel unsurlarından olan “Rumi”, başlangıcından itibaren sadece el yazmalarında değil çinilerde, giysilerde, ağaç oymacılığında, kısacası, süsleme sanatının tüm dallarında temel bir motif olarak süregelmiştir. Bu motif, Anadolu Selçukluları'nın ellerinde gelişmiş olup Rumi ismini de onlara borçludur.  Günümüze kadar ulaşan ruminin en eski örneklerine, Uygur Türkleri tarafından IX. ve X. yüzyıllarda yapılan fresklerde resmedilen deniz canavarının kanadında rastlıyoruz. Burada görülen şekil, sonraki yüzyıllarda sıkça karşılaşacağımız “Rumi”nin klâsik bir örneğidir.
25/05/2008 | 164 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Tarih/Türk Sanatları
Yazar : Ber-ceste

ahsapkapi-pano2siteOrta Asya kurganları ve Pazırık kazıları bulguları, Türkler'in ahşap işleriyle çok eskiden beri ilgilendiklerini ortaya koymuştur.

Ağaç işçiliğinin sanat olarak tanımlanması, yapıların mimari elemanlarla süslenmesinden doğmuştur. İslâm sanatında, özellikle Emevi ve Abbasi ağaç işlerinde yeni bir üsluba yöneliş dikkat çekicidir. Selçuklular da ağaç işçiliğine büyük önem vermişlerdir.Selçuklu döneminden kalma, masif ceviz rahleler üzerinde hakim dekor olarak çok sık rumî ve palmet motifleri ve Selçuklu nesih yazısı ile kitabeler göze çarpmaktadır.


13/05/2008 | 169 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Tarih/Türk Sanatları
Yazar : Ay Işığı
bakrclktrabzonTrabzon ve çevresinde geleneksel el sanatı olarak, taş ve ahşap işçiliği, dokumacılık, hasır bilezik yapımı, bakırcılık, bıçakçılık, yorgancılık gibi sanatlar eski ihtişamıyla olmasa da sürmektedir.

Trabzon Bakırcılığı:

Bölgedeki zengin bakır yataklarından elde edilen bakır, Doğu Karadeniz Bölgesi'nin en önemli ticaret ve kültür şehri olan Trabzon atölyelerinde işlenmiştir. Trabzon'daki atölyeler, ortaçağdan beri geleneksel olarak bakır, bronz ve pirinçten mutfak kaplarıyla çeşitli eşya yapımına devam etmekteydi.

12/05/2008 | 184 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Tarih/Bilgi
Yazar : belya
lambaoa1

• 18 yy de 5- 10 yıl içinde İslam ülkelerine 100.000 ajan gönderildi.
• 11 yy de Kahire de 12 katlı evler vardı.
• Edison ampule konulacak maddeyi bulmak için 3000 deneme yaptı.
• Büyük Fizyoloji bilgini Pavlov 1917 Rus ihtilalinden dolayı laboratuara 1 saat geç kalan asistanını çok fena azarladı.

• Perulu Carrion kendi üzerinde ölümcül bir hastalığı denedikten 40 gün sonra öldü. John Hunter ise kendine belsoğukluğu ve frengi hastalığı aşıladı, yıllarca bu hastalıktan acı çektikten sonra öldü. İkisi de başarıya ulaştılar.


05/05/2008 | 132 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Tarih/Türk Sanatları
Yazar : Ay Işığı

l_0121. ABADÎ Anadoluda; Çin, Orta Asya ve Hindistanda Allahâbâd gibi isim alan yerlerde yapılan kâğıtlara abâdî ıtlak olunur. (Hintten geleni makbul sayılırdı. )

2. ACEM SANATKÂR Türkiyeye hariçten gelmiş san'atkâra ıtlak olunur. Arabın gayri mânası gelirse de bizde şark tarafında bulunan milletlere Acem denmiştir. Bunlara Asya Türkleri de dahildir. Bu tâbirden şimdi dünya yüzünde yalnız İranlılar kastedilmektedir.


04/05/2008 | 184 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Tarih/Hikayeler
Yazar : Mesel

cilehaneKadı Mahmud dervişliğe niyetlenir. Önce Eskici Mehmed Dede’nin kapısını çalar. Ama mübarek:
-Senin nasibin bizden değil! der,
-Üftade hazretlerine gitsen gerek!

Kadı Mahmud adamlarına:
-Tiz atım hazırlansın! der, kurulur eyere.
Üftade Hazretleri’nin dergahına yaklaştığı sırada atının ayakları kayalara saplanır. Gelgelelim, henüz yaşadıklarını muhakeme edecek halde değildir. Atı bırakır, yürür kapıya. Karşısına ilk çıkana:


19/04/2008 | 145 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Tarih/Bilgi
Yazar : Şems

549Meşhur tarihçi, ilim ve devlet adamımız Ahmed Cevdet Paşa’nın hanımı Senîha Sultan, bir Fransız diplomatının hanımı olan Madame Simone de La Cherte ile pek çok kez mektuplaşmıştır. Bu mektuplarda, 1911’lerin Osmanlı kadınından birçok mevzuda bilgiler mevcuttur. İşte bunlardan bir tanesi:

“Sevgili iki gözüm,

Biz Türk kadınları, Avrupa’da hiç tanınmayız. Hatta diyebilirim ki, Çin ve Japon kadınları kadar bile tanınmayız.


27/03/2008 | 109 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

<< Başa Dön < Önceki 1 2 Sonraki > Sona Git >>
  

Powered by AlphaContent 3.0 © 2005-2008 - All rights reserved
 
 
 
 
 

En son yorumlanan

Babalar
Teşekkürler, çok güzel ifade etmişsiniz. Ancak gittiklerinde...
27/11/08 17:12 fazlası...
Gön: Ay Işığı

Babalar
Sayın İsa Yar, kıymetli yazılarınızla sizi herkonudan'da gör...
26/11/08 19:35 fazlası...
Gön: Sehl

Dua fabrikaları olmalı insanın
Çok teşekkür ederim Ay Işığı:)
24/11/08 21:17 fazlası...
Gön: Reşhâ Sahradaesinti

Dua fabrikaları olmalı insanın
Güzel yazınızı bizimle paylaştığınız için teşekkürler Reşhâ ...
24/11/08 20:34 fazlası...
Gön: Ay Işığı

Şu an sitedekiler

Üye Bağlı Değil
Sitemizde  52 Kategoride 3558  yazı bulunmaktadır.