Kule Ağası2 mutlaka bekâr olur, her zaman kulede yatardı. Gece yangınlarında nöbetteki gözcü, ateşi görür görmez, önce ağayı uyandırır; bekârlığını îmâ eden alışılmış bir seslenişle: «Ağa kalk, bir çocuğun oldu!» derdi. Uyanan ağa da: «Kız mı, oğlan mı?» diye sorardı. Nöbetçi «kız» derse yangın Üsküdar, Boğaziçi veya Beyoğlu’nda; «oğlan» derse İstanbul içinde demekti. İstanbul güzel şehir, o kadar ki dünya yüzünde eşi, emsâli yok. Îmar edin güzel, bakımsız bırakın yine güzel. Her güzelin bir kusuru olur derler ya, İstanbul’a da yangın ârız olmuş. O kadar ki, İstanbul’un her semti, her 100 senede bir mutlaka bir defa yanmış.