Bilim adamları, kayalarda çiçek büyütülebileceğini ortaya koydu. Bazı bilim adamları, bu gelişmeyi, ayı insan yaşamına elverişli kılmaya yönelik bir adım olarak görüyor.
Ancak ESA yöneticileri, bu gelişmeye soğuk bakıyor. Bir üstdüzey yönetici, bu gelişmeyi, "bilim kurgu" olarak nitelendirdi.
İletişim teknolojileri baş döndüren bir hızla gelişiyor. İnternet ve cep telefonundan sonra şimdi de televizyon üzerinden haberleşme dönemi başlıyor.
Nasa bugün rahatlıkla Ay'a insan gönderebilecek teknolojiye sahip. Hatta Mars'a insan göndermek isteniyor. Şu günlerde Nasa 2020 yılında Ay'a üs kurma planları yaparken, gelin bizde geçmişte neler olduğuna bir bakalım.
Apollo 11 uzay aracı Ay'a insan götürdü. Fakat Aya gidip gidilmediği hakkında bir çok tartışma yapılıyor.Geçenlerde eski bir Rus ajanının radyasyon yöntemiyle öldürülmesiyle, devletlerin gizli yöntemleri konusunda ne kadar az bir bilgiye sahip olduğumuz birkez daha ortaya çıktı.
Bu gün Ay yüzeyine dikilmiş tek bayrak ABD’ye ait. Aya ilk ayak basmanın yanında 1969-1972 yılları arasında 12 ABD’li astronot ay yüzeyinde dolaştılar, toplam 170 saat Ay’da kaldılar.
Bu arada sağa sola kilometrelerce yürüyüş yaptılar. Dünyaya dönüşlerinde 400 kilogram kaya ve toprak örneği, 30 000 fotoğraf getirdiler.
ABD’li bilim insanları, ölü farelerden alınan kalpleri, laboratuar ortamında nakledilen kalp hücreleri yardımıyla yeniden çalıştırmayı başardı.
Minnesota Üniversitesi’nden Dr. Doris Taylor, bu deneyin başarısının, bedene uyum sağlayacak organlar üretilmesi çalışmaları için umut verici olduğunu söyledi. “Nature Medicine” dergisinde yayınlanan araştırmanın, hastalara nakledilmek üzere kök hücrelerden organ üretilmesi çalışmaları için yeni bir açılım olacağı belirtiliyor.
Astrologların beklentisi gerçekleşti mi?
Sümerler’in yitik gezegeni, 10. gezegen Sedna bulundu. Beklenen işaret Sedna ise bundan sonra neler olacak? Ve yeni bir gezegen astrolojinin neresinde yer alacak, daha önemlisi nasıl yorumlanacak?
Astronomlara göre 10. gezegen olarak düşünülen dünyamızdan 13 milyar km. uzaklıktaki Sedna, ilk kez geçen Kasım ayında California Mount Palomar Gözlemevi tarafından görüldü sonra da California Institute of Technology, Yale ve Gemini Gözlemevlerince onaylandı.
X IŞINLARININ BULUNUŞU:
X ışınları 19. yüzyılın sonunda Röntgen tarafından bulundu . Bu ışınlar havası boşaltılmış lambaların (Crookes lambası , akkor katotlu lambalar vb .) dışında da yayılırlar . Ampul yüzeyinin katot ışınlarıyla bombardıman edilen kısımlarında meydana gelirler . Röntgen bulduğu bu ışınların yapısını bilmediğinden bunlara X adını verdi . X ışınları yaygın olarak x ışını tüplerinde ve son zamanlarda büyük hızlandırıcılarda (senkrotron ışıması) üretilmektedir . Bunlar,özellikle madde içine girme özellikleri bakımından kullanılır .
Teknoloji geliştikçe iletişim yöntemleri de gelişti. Daha önceleri bir bilgiyi ne olursa olsun bir yere ulaştırmak hayati öneme haizken, şimdilerde artık bilgi öyle ya da böyle ulaştırılmak istenen noktaya ulaştırılıyor. Peki bu yeterli mi? Dünyanın yaradılışından beri süre gelen en büyük mücadele bilgi mücadelesidir. Nasıl avlanmasını bilenlerin karnı doymuş, nasıl savaşmasını bilenler kazanmış, nasıl üretmesini bilenler büyümüştür. Daha fazla bilgiye sahip olanlar daima daha büyük ilerleme kaydetmiş ve daha çok söz sahibi olmuştur. Hal böyle olunca, insanların kafasını önemli bir soru meşgul etmiştir; “Daha fazla bilgiye nasıl ulaşırız?”.