Geçmiş zaman, bekârlık ve işsizlik günlerimiz... Halil abimizin kuyruğu vaziyetinde geziyoruz. Bir gün yine düştük ocağına. Paramız mı bitmişti, sevdiğimiz kız mı evlenmişti, n'olmuşsa olmuştu.
Halil abimin işyerinden adımımı attım, bir kalabalık beni karşıladı. Ağlayanlar, yüzü bir karış olanlar... Arada abimi gördüm, seslendim. Çok meşgul gözüküyor, habire birilerine bir şeyler tembihliyor, birilerini yanına çağırıyor, bir yere gönderiyordu. Nihayet beni fark etti, kolumdan tutup ilk defa gördüğüm bir adama tutuşturdu.