Postaneden emekli Recai Bey bugün de yine esiyor, gürlüyor ve yağıyordu: "Dürdane Hanım, bu hafta pazara çıkmıycam ne halin varsa gör. Bu defa sen çıkacaksın tamam mı?... Hem kaç defa söyledim sana otuz yıl çalışmış emekli bir memur olarak; bende eski dinçlik ,eski hafıza yok artık diye" ..
Ev işlerinden yorgun düşen aynı yaşlardaki eşi mutfaktan koridora hışımla kendini attı. Mitralyöz ateşine en yakın mesafeden başlamıştı: "Vardır vardır, kıyıda köşede kalmıştır birşeyler. Senin unuttuklarını hatırlasam üniversitenin birine dekan olurdum biliyorsun. Postaneden emekli şunca yılın külyutmaz memuru Hercai Bey herşeyden anlıycak da bi tek pazarı, pazarlığı bilemiycek öyle mi?..