Üye Giriş

Herkonudan Sözler

Bana bilgisayarın modelini söyle sana kim olduğunu söyleyeyim.
Bilgisayar

Anketler

Sitemizdeki hangi kategorideki yazılar en çok ilginizi çeker?
 

İstatistikler

Bugün137
Dün388
Bu hafta1490
Bu ay6266
Tüm zamanlar31250

Bağlantılı Öğeler

 
 
 
   
 
 
 
 
HEPSI |0-9 |A |B |C |D |E |F |G |H |I |J |K |L |M |N |O |P |Q |R |S |T |U |V |W |X |Y |Z

Her konu Genel Kültür Gezelim & Görelim

Bu bölümde içerik ekle
 

Sonuçlar 51 - 60 Toplam: 60
Genel Kültür/Gezelim & Görelim
Yazar : Gül-efşan
safranbolu3sum9Safranbolu, geleneksel Türk toplum yaşamının özelliklerini yaşatan, tarihi ve kültürel eserlerini tüm insanlara sunan örnek bir kent. Sahip olduğu zengin kültürel miras ve bu mirasın korumadaki başarısı Safranbolu’yu bir dünya kenti ününe kavuşturmuş ve UNESCO tarafından Dünya Miras Listesi’ne alınmasını sağlamıştır. 1200’ü koruma altında olan sayısız kültürel eseri bulunan Safranbolu, bugün kent ölçeğinde en iyi korunan yer olarak anılmaktadır. Bu başarısı kente “Korumanın Başkenti” ünvanını kazandırmıştır.
28/01/2008 | 262 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Genel Kültür/Gezelim & Görelim
Yazar : Gül-efşan
aizanoi-01Kütahya şehir merkezinden Afyon yönüne çıkışta yaklaşık 10 km sonra sağa dönen bir ayrımla yaklaşık 50 km. uzaklıkta Çavdarhisar İlçesindedir. En parlak dönemini 2. ve 3.yy.’da yaşayan kent, Bizans döneminde piskoposluk merkezi olmuştur. Kentte Zeus adına inşa edilen Anadolu’nun en iyi korunmuş tapınağı yer alır. Ayrıca büyük bir tiyatro ile buna bitişik stadyum, biri mozaikli olmak üzere iki hamam ve gymnasium, Kocaçay üzerinde iki adedi halen kullanımda olan beş köprü ile antik baraj, borsa binası, sütunlu caddeler, nekropol alanları ve Meter Steune’nin kutsal mağarası bulunmaktadır.Kentte halen Alman Enstitüsü adına yapılan arkeolojik kazılar devam etmektedir.
21/01/2008 | 243 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Genel Kültür/Gezelim & Görelim
Yazar : Devri Âlem

misir-carsisiGeçmişte olduğu gibi günümüzde de rengârenk bir dünyaya adım atarsınız Mısır Çarşısı’yla birlikte. Bir yanda ışıl ışıl kuyumcu dükkânları, diğer yanda çiniciler, bir başka tarafta allı pullu kıyafetler,  semaverler, fincan takımları, baharatçılar, cam eşya satanlarla dolu bir zaman çarşısıdır burası.

Bir ucundan girince çıkışı da görünen çarşı, hayatı hatırlatır insana. Ortasında bir sürü oyalayıcı incik boncuk. Kim bilir yıllarca kimler geçti buralardan ve neler düşünüp neler yaşadılar ayak bastığınız o yerde. “İki kapılı bir han” derler dünya için. Bir kapısından gir, diğerinden çık.


08/01/2008 | 391 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Genel Kültür/Gezelim & Görelim
Yazar : Devri Âlem
hasankeyfHasankeyf'in Tarihi: Hasankeyf’in  Türk–İslam tarihi ve medeniyeti açısından önemli bir yeri vardır.Hısnkeyfa  olan bu şehrin adı “Kayahisarı” şeklinde tercüme edilir. Eski tarih ve kavimlerden bu tür kelimelerin anlamı “korunmaya musait” yer anlamına geldiği belirtilmektedir. Kalenin yekpare taştan olmasından dolayı çeşitli dillerdeki Hasankeyf ifadesi “Taş Kalesi”  manasına gelmektedir. Hasankeyf’in ne zaman kurulduğu, şimdiye kadar karanlıkta kalmış, eldeki bilgi ve verilerin yeterli olmaması nedeniyle kuruluşu hakkındaki görüşler , bir ihtimal olmaktan öteye gitmemiştir. Şehrin jeopolitik yapısı, önemi ve mesken olarak kullanılan çok sayıdaki mağaraların, Hasankeyf’in çok eski bir yerleşim merkezi olduğunu gösterir. Hasankeyf tarihi antik döneme kadar dayanmaktadır. 
04/01/2008 | 248 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Genel Kültür/Gezelim & Görelim
Yazar : Ay Işığı
topkapi-sarayi

İstanbul’da Sarayburnu sırtlarında yaklaşık 400 yıl Osmanlı Devletinin idâre merkezi olan saray.Sultanahmed ile Haliç ve Boğaz sâhilini kaplıyordu. Asıl alanı 700.000 m2 kadardı. İnşâsına Fâtih Sultan Mehmed Han (1451-1481) zamânında 1465 yılında başlandı. Osmanlı teşrifâtında ilk adı “Saray-ı Cedîd-i Âmire” olup, “Yeni saray” demekti.Hz. Fâtih, sarayın tek binâdan değil, birçok köşk ve dâirelerden meydana gelmesini istiyordu. Saray inşâatına bu istek üzerine başlandı. Osmanlılar devrinde devâmlı ilâve ve tâdilât yapılıp, genişletilerek, ihtiyaca cevap verilecek hâle getirildi. Sultan İkinci Mahmûd Han zamânında, 1825 yılında ahşap olarak “Topkapı Sarayı” adıyla yeni bir saray yapıldı.


03/01/2008 | 703 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Genel Kültür/Gezelim & Görelim
Yazar : Ay Işığı
taj20wp2Bir tek yapının bütün bir ülkenin sembolü olmasına Eyfel Kulesi, Özgürlük Anıtı veya Piramitler örnek olarak gösterilirse, Tac Mahal’in de Hindistan’ı temsil ettiğine hiç kuşku yoktur.Bu ünlü Moğol anıtı, İmparator Şah Cihan’ın, karısı Mümtaz Mahal’in anısına yaptırdığı bir anıt-mezardır. Mümtaz Mahal, 17 yıl evli kaldığı imparatora 14. çocuğunu doğururken 1629 yılında ölmüş ve Şah Cihan’ı dayanılmaz acılar içine sürüklemiştir. İmparator, bu acı kayıptan sonra 2 yıl süreyle yas tutmuş ve çok sade bir hayat sürmeye başlamıştı. İmparatorluğunu genişletmek ve yeni ülkeler fethetmekten çok mimari alanında sanat eserleri meydana getirmeye yöneldi. Şah Cihan, eşine olan sevgisinin büyüklüğünü bütün dünyaya kanıtlamak için bu anıt - mezarı yaptırmaya karar verdi.
02/01/2008 | 3532 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Genel Kültür/Gezelim & Görelim
Yazar : Devri Âlem
cesmicihan1cesmicihan1Fatih Sultan Mehmet’in Çeşm-i Cihan / Dünyanın Gözbebeği dediği kadar var. Karadeniz’in bu şirin kıyı şehri, Amasra’da denizle yeşil iç içe geçiyor. Daha Bartın’a geldiğinizde tarifi mümkün olmayan bir heyecan kaplıyor içinizi. Bir an evvel Amasra’ya ulaşma arzusu ile yanıp tutuşuyorsunuz.Rivayete göre; Fatih Sultan Mehmet Han, çıktığı bir Anadolu seferinde, Karadeniz kıyısında bulunan Amasra’yı Cenevizliler’den alınca, şimdiki Bakacak Tepesi diye bilinen yere gelir ve Lala’sına (eğitmeni) dönerek Lala Lala, Çeşm-i Cihan bu mu ola (Dünyanın göz bebeği burası mı?) diye sorar. Lala’sının ona ne cevap verdiğini bilmiyoruz; ama Fatih Sultan Mehmet Han’ın övdüğü kadar var.
01/01/2008 | 285 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Genel Kültür/Gezelim & Görelim
Yazar : Devr-i Alem

post121361197599151thumog2Louvre Müzesi Fransız ihtilalinden sonra 1893 senesinde, Fransa'da açılan ilk devlet müzesi. Paris'te bulunan bu müze emsalleri arasında en ünlülerindendir.

Tarihçesi: Louvre, on üçüncü yüzyıl başlarında (1204), Philippe Auguste tarafından ilk şekliyle inşa ettirilmiştir. Adını İngilizce'de kuvvet, güç anlamına gelen “Lower” kelimesinden alan saray, daha sonra 14. yüzyılda kraliyet merkezi olmuştur. On beşinci yüzyılda ise saray, Loire'nin kıyısına taşınınca Louvre bakımsız kalmış ve 1564'te sarayın Tuileries bölümünün yapımına başlanmış fakat, Üçüncü Napolyon zamanında tamamlanabilmiştir.


29/12/2007 | 502 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Genel Kültür/Gezelim & Görelim
Yazar : Devri Âlem

fp3gw6Texas’ın Galveston limanından hareketle başlayan seyrimizin yirmidördüncü günü, Kızıldenizin kuzeyinde ki, Sina Yarımadası’nın ikiye böldüğü körfezlerden, doğuda kalan Akabe Körfezi’nden geçerek, Ürdün’ün Akabe Limanı’na varmıştık.

Yolculuğun son gününde Tiran ve Sanafir Adaları’nın dar bir geçit oluşturduğu bu sularda, mavinin en güzel tonlarını görmek mümkündü. Deniz, bu göz alıcı rengini sahillere dek uzanan çeşitli mercanlardan almaktaydı. İlginçtir, suyun altında yaşadıkları sürece rengarenk bir sualtı cennetini andıran mercan resifleri, öldüklerinde, kaya ve kum yığınlarına dönüşüyorlardı. Dünya fani idi, güzellikleri de öyle...


25/12/2007 | 274 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Genel Kültür/Gezelim & Görelim
Yazar : nacre
trabzonKaradeniz'in bu en önemli kenti son günlerde medyanın dilinden düşmüyor. Birkaç kendini bilmez yüzünden yanlış tanınan Trabzon'un hem geçmişi çok renkli hem de bugünü çok lezzetli. Bu hafta güncel olaylara kulak tıkayıp size Trabzon'u ve ağız sulandıran lezzetlerini anlatmaya çalışacağım.
Karadeniz gezimin ilk durağı Trabzon, son günlerde yazılı ve görsel medyada kendinden bol bol bahsettirdi. Birkaç kendini bilmezin, bu güzelim kıyı kentine kara çalmasını, sanırım tüm gerçek Trabzonlular lanetliyorlardır. Bu gezimizin, tahmin edebileceğiniz gibi son olaylarla yakından uzaktan ilişkisi yoktu. 

24/12/2007 | 329 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 Sonraki > Sona Git >>
  

Powered by AlphaContent 3.0 © 2005-2008 - All rights reserved
 
 
 
 
 

En son yorumlanan

Eskimeyen Dost
sitemize hoş geldiniz sayın Ahmet Ünal Çam sizinle yine ...
10/11/08 21:23 fazlası...
Gön: isra

Eskimeyen Dost
Emeğe de, okuyan arkadaşlara da saygı iç
Emeğe de, okuyan arkadaşlara da saygı için; Yayınladığınız ...
10/11/08 13:44 fazlası...
Gön: ahmetunalcam

S.u.s.t.u.m
teşekkürler:)
yorumunuz ve ilginiz için ben teşekkür ederim.
02/11/08 01:08 fazlası...
Gön: leyl

S.u.s.t.u.m
tesekkürler
yazı harika devamını bekliyorum...tesekkür ederim..
01/11/08 21:31 fazlası...
Gön: nur

Şu an sitedekiler

Üye Bağlı Değil
Şuanda 1 misafir yazı okuyor..
Sitemizde  52 Kategoride 3464  yazı bulunmaktadır.