«Hem sabır sebat ve hem de namazla (Haktan) yardım isteyin. (Gerçi) bu, nefsinize ağır gelir. Fakat (Allah'a karşı) yüksek saygı gösterenler İçin öyle değil. O saygı gösterip korkanlar, o kimselerdir kî.Rabbllerlne kavuşacaklarını ve sonunda ona döneceklerini yakînen bilirler.» (Bakara sûresi, âyet: 45-46)
Nafile Lugatta: Fazlalık demektir. Şer’ı yönden ise farz vacip ve sünnet olmayan ameller demek olup
Habbâb bin Eret hazretleri anlatır: Bir defasında biz, Resûlullah efendimize gitmiştik. O, Kâbe’nin gölgesinde oturmaktaydı. Kendisine sorduk: “Yâ ResûlAllah, müşriklerin, dinimizden dönmemiz için bize verdikleri eziyet ve sıkıntılara katlanmamız için, Allaha duâ edip, yardım talebinde bulunur musunuz?
(Sûre-i Duhân Ayetler 1,2,3,4,5 ) MEALİ:(Hâmim ) (Helâl ile Haram ve sâir hükümleri) açıkça bildiren (bu) kitaba yemin olsun ki, Hakikat, biz o (Kitabı) Mübârek bir gecede indirdik. Gerçek biz o Kur’ân-ı Kerimle ( kâfirlerin uğrayacakları azâbı ) haber vericileriz. (O gece öyle bir gecedir ki )her hikmetli iş nezdimizden sâdır olan bir emirle, o gecede ayrılır.)
Sevgili peygamberimiz (S.A.V), bir Hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuşlardır. “Kim şu beş geceyi ihyâ ederse cennet o kimseye vacip olur. Bunlar,
İmam-ı Rabbani hazretleri iftiralar sebebiyle zamanın hükümdarı tarafından Gwaliyar’da habse konulunca, başa gelene razı olmakla ilgili talebelerine şu ibretli nasıhatı yaptı:
İyi düşünceli olan kardeşlerimizin derdlerden kurtulmamız için, her çareye baş vurduklarını, hiçbirinin fayda vermediğini haber aldım. “Allahü tealanın yarattıklarında, gönderdiklerinde hayır, iyilik vardır” hadisi şerifi meşhurdur. İnsan olduğumuz için, başımıza gelenlerden, bir aralık üzülmüştük.