Üye Giriş

Herkonudan Sözler

Cevizin kabuğunu kırıp özüne inmeyen cevizin hepsini kabuk zanneder.
Din

Anketler

Sitemizdeki hangi kategorideki yazılar en çok ilginizi çeker?
 

İstatistikler

Bugün257
Dün408
Bu hafta665
Bu ay665
Tüm zamanlar35547

Bağlantılı Öğeler

 
 
 
   
 
 
 
 
HEPSI |0-9 |A |B |C |D |E |F |G |H |I |J |K |L |M |N |O |P |Q |R |S |T |U |V |W |X |Y |Z

Her konu Din Hikaye ve Kıssa

Bu bölümde içerik ekle
 

Sonuçlar 51 - 60 Toplam: 78
Din/Hikaye ve Kıssa
Yazar : nacre
pazartesiBir salı günüydü.
‘Yoğun bir iş temposuyla geçen günün akşamında eve varmak ne güzel… Daha da güzeli elini yüzünü hoş kokulu sabunlarla yıkayıp, üstüne rahat ev kıyafetlerini geçirmek… Sonra şöyle güzelce televizyonun başına kurulup eline kumandayı almak..’

Oturduğu yerde sızlanmalarını dindirmek için ayaklarını yüksekçe bir yere kaldırıp uzandı. Yorgunluğu şimdi çok daha belirginleşmiş, külçe gibi üzerine çökmüştü. Oh! Tam şekerlemelik bir andı. Gözlerini yumdu, televizyonun sesini kıstı.

22/01/2008 | 172 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Din/Hikaye ve Kıssa
Yazar : Administrator
firindaolum

Hikmet, belediyeye ait ekmek fabrikasında çalışan bir isçiydi. İşine çok dikkat eder, vazifesini ihmal etmemeye çalışır, kazancının helal olmasını isterdi. Fabrikayı hemen her aksam en geç o terk ederdi. Belediyenin ekmeği biraz daha ucuz olduğu için halk çok bu ekmeğe çok rağbet ediyordu. Kocaman fırının içini ara sıra temizlemek gerekir, onu da genellikle Hikmet yapardı.

Ramazan bayramının son günüydü. Ertesi gün ekmek çıkarılacaktı. Hikmet, temizlik yapmak için fabrikaya gitti. İçeriye girip dış kapıyı kapattı. Işıkları yaktı ve fırının kapağını açıp içerisine girdi.


06/01/2008 | 219 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Din/Hikaye ve Kıssa
Yazar : Sehl

Bir gün adamın biri geldi ve Peygamberimiz Aleyhissalatü Vesselama şöyle dedi:

–Ya Resûlallah! Tenimin siyahlığı ve yüzümün çirkinliği, cennete girmeme engel olur mu? Bunun üzerine, Peygamber Efendimiz şöyle buyurdu:

–Hayır! Nefsimi kudret elinde tutan Yüce Allah'a yemin ederim ki, Rabbine ve Resulünün getirdiklerine iman ettikçe, derinin rengi ve yüzünün çirkinliği cennete girmene engel değildir!

Efendimizin bu cevabı üzerine o kimse şunları anlattı.


25/12/2007 | 350 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Din/Hikaye ve Kıssa
Yazar : Sehl

 PEYGAMBER EFENDİMİZ, bir bayram günü, sokakta çocukların neşe içinde oynadığını gördü. Ancak içlerinden bir tanesi, yırtık ve eski elbiseler içinde idi. Diğer çocuklar gibi gülüp oynamıyor, bir kenarcıkta oturmuş ağlıyordu.

Peygamber Aleyhisselâm onun yanına gitti.


18/12/2007 | 289 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Din/Hikaye ve Kıssa
Yazar : turab
 Bir gün Beyazidi Bestamî Kuddise Sirruhu Hazretlerine sormuslar:
"Efendi Hazretleri sizin piriniz kimdir?"
"Bir kocakari." Yanindakiler sasirmis, o da basindan geçen bir hâdiseyi anlatmis:
"Bir gün sevkin galebeleri ve tevhid içinde bulunuyordum. Öyle ki, bir kila dahi takatim kalmamisti, araya bir kil dahi giremezdi. Bu hâlde iken kendimi sahralara attim, yollara düstüm. Sahrada ilerlerken yaninda un dolu bir heybe bulunan bir kocakariya rastladim. Kocakari bana:

08/12/2007 | 211 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Din/Hikaye ve Kıssa
Yazar : turab
 Rivayet edilir ki, Harun Reşid Ebu Yusuf'tan şöyle bir ricada bulunur:
"Beni Davud–ı Tai Hazretlerinin yanına götür, kendisini ziyaret edeyim."
Bu maksatla kalkıp Davud–ı Tai hazretlerinin evine giderler, ancak içeri girmek için izin alamdılar. Gelenlere annesi şefaatçi olma ister:
–"Yol ver, içeri girsinler." Annesinin ricasına rağmen Davud–ı Tai hazretleri isteklerini geri çevirir ve:
–"Dünya ehli ve zalim kişilerle benim ne işim var?" dedi. Annesi:–"Sana emzirdiğim süt hakkı için ona müsaade et," dedi.

04/12/2007 | 194 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Din/Hikaye ve Kıssa
Yazar : Sehl

 Mecmau’l-Enhur fi Şerhi Mülteka’l-Ebhur eserinin sahibi Muhammed b. Süleyman, “Damat Efendi” lakabıyla meşhur olmuştur. Çünkü, bu iffet âbidesi, talebelik döneminde bir gece yarısı, mum ışığı altında ders çalışmaktadır. İlmî mütâlaalara daldığı bir esnada kapısı çalınır.

O vakitte birinin gelmesinin hasıl ettiği hayret ve misafirin kimliği hakkındaki merakla hemen kapıyı açar. Karşısında genç ve güzel bir kızcağız durmaktadır. Misafir, yolunu kaybettiğini ve etrafta başka bir ışık göremediği için onun kapısını çalmaya mecbur kaldığını söyler.


04/12/2007 | 286 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Din/Hikaye ve Kıssa
Yazar : turab
Image İlim ehlinden bir Allah dostu anlatıyor:
"Bağdat'ta tanıdığım bir tüccar vardı. Onun tasavvuf ehlini sevmediğine dair sözler işitirdim. Sonra gördüm ki mutasavvıfların, dervişlerin yanından hiç ayrılmıyor, ayrıca bütün malını onlara infak ediyor. Kendisine sordum:
"Sen o zatlara düşmanlık besliyordun. Şimdi ne oldu da, onlara dost oldun?"
"Mesele benim bildiğim gibi değilmiş." cevabını verdi.
"Peki, nasılmış?" diye sorunca anlatmaya başladı:

27/11/2007 | 215 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Din/Hikaye ve Kıssa
Yazar : turab
 Ali el–Esedî, yol kesen, kan döken, mal gasp eden, yol emniyetini ihlal eden, dağların, sahraların, ıssız vâdilerin ele avuca sığmaz, güç yetmez şâkisi, haydududur.
Verdiği huzursuzluğun, gelip geçeni soyarak ele geçirdiği malın haddi hesabı yoktu.
Devlet gücü peşine düşmüş, zulmünden çaresiz kalan halk, birleşerek üzerine gitmiş; ama her seferinde Ali el–Esedî onlardan kurtulmasını ve dağlarda, sahrâlarda kaybolmasını becermiş, işlediği cürümlere yenilerini eklemişti.

25/11/2007 | 227 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Din/Hikaye ve Kıssa
Yazar : habeşi
sevgi-kalpBirkaç yıl önce, bağlı bulunduğumuz Genel Müdürlük;  Dört  arkadaşımla birlikte,  beni bir ilimizde, memur  statüsünde işçi almak  üzere görevlendirmişti. Sözünü ettiğim ilde on  personel alacaktık ve  bunlar il müdürlüğü bünyesinde  görevlendirilecekti.
Biz beş arkadaş  birleşerek, sözünü ettiğim ile gittik.
 
 Önceden ayrılan bir misafirhaneye indik. İle  gelişimizi kimsenin duymasını istemiyorduk. Beşimizin de kanaati oydu  ki, hak edeni kazandıralım, siyasi ve diğer baskılara boyun  eğmeyelim.

15/11/2007 | 300 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

  

Powered by AlphaContent 3.0 © 2005-2008 - All rights reserved
 
 
 
 
 

En son yorumlanan

Babalar
Teşekkürler, çok güzel ifade etmişsiniz. Ancak gittiklerinde...
27/11/08 17:12 fazlası...
Gön: Ay Işığı

Babalar
Sayın İsa Yar, kıymetli yazılarınızla sizi herkonudan'da gör...
26/11/08 19:35 fazlası...
Gön: Sehl

Dua fabrikaları olmalı insanın
Çok teşekkür ederim Ay Işığı:)
24/11/08 21:17 fazlası...
Gön: Reşhâ Sahradaesinti

Dua fabrikaları olmalı insanın
Güzel yazınızı bizimle paylaştığınız için teşekkürler Reşhâ ...
24/11/08 20:34 fazlası...
Gön: Ay Işığı

Şu an sitedekiler

Üye Bağlı Değil
Şuanda 2 misafir yazı okuyor..
Sitemizde  52 Kategoride 3549  yazı bulunmaktadır.