Allah (cc) yüce kitabında biz mü’minleri devamlı kendisini hatırlamaya ve anmaya çağırıyor. Kim Allah (cc) tarafından anılmak istemez ki? “Rabb’ini alçakgönüllülükle, korku ve duyarlılık içinde sesini yükseltmeden, sabah akşam zikret ve sakın umursamaz kimselerden olma...” (Araf: 7/205)
Ünlü hükümdar Timur'dan sonra yerine geçen oğullarından Şahruh (XV. y.yıl) babasının tersine bilime ve bilgine değer veren, dindar, halim, selim biriydi. Bilginlerle oturup kalkmaktan zevk alırdı. Şahruh'un çevresindeki bilgin kişilerden biri de Nimetullah Efendi idi. Aynı zamanda evliyadan olan Nimetullah Efendi'nin dilinden düşürmediği bir söz vardı: "Allah haramdan kaçanı korur" (Yani kişi haramdan kaçarsa Allah ona haram yedirmez, nasip etmez, demek istiyordu.)
Ey kıymetli oğlum! Bugün, her istediğini kolayca yapabilecek bir hâldesin. Gençliğin, sıhhatin, gücün, kuvvetin, malın ve rahatlığın bir arada bulunduğu bir zamandasın.
Se'âdet-i Ebediyyeye kavuşturacak sebeplere yapışmağı, yarar işleri yapmağı, niçin yarına bırakıyorsun?
Oğlum! Sana ilk vasiyetim, takvaya riayet etmendir. Vasiyetler arasında önce takvanın zikredilmesinin sebep ve hikmeti, tatların en üstünü olmasıdır. Takva ile temizlenip tatla süslenirsin. Cenab-ı Hakk’ın “Allah katında en üstün olanınız, (O’nun yasaklarından) en çok korkanınızdır.” ayeti kerimesiyle, Resûl-i Zîşan’ın “Sen takvaya riayet et, muhakkak takva, bütün güzellikleri cami (toplayıcı) ve önemli bir ibadettir.” mealindeki hadis-i şerifi takvanın değerini göstermiş bulunmaktadır.
Bir zamanlar bir köylü bir medresenin kapısını çaldı.
Kapılara bakan talebe gelip kapıyı açtığında köylü ona nefis bir salkım üzüm uzattı. “Bunlar benim bağımın en güzel üzümleri. Size hediye olarak getirdim.” “Teşekkür ederim” dedi talebe. “Onları hemen hocamıza götüreceğim. İkramınızdan çok memnun olacaktır.”
Neden geceleri korkar insan? Neden ürperir? Gece, neden sadece karanlık demektir kimilerine göre: Uyku demektir ya da kötülük. Neden harcanır geceler? Zamanın yararsız bir kısmı gibi çöpe atılır. Rabbimizin belirttiği gibi bir dinlenme vaktidir elbette.
Ama keyifle geçirilecek, başından sonuna kadar yatılacak kadar da değersiz değildir.
Çünkü kalplerin huzuru, gönüllerin gerçek mânâda itmi’nânı ancak zikrullah iledir. (Ra‘d 13/28)