Üye Giriş

Herkonudan Sözler

Özür dilemek, izin istemekten çok daha kolaydır.
Edebiyat

Anketler

Sitemizdeki hangi kategorideki yazılar en çok ilginizi çeker?
 

İstatistikler

Bugün323
Dün408
Bu hafta731
Bu ay731
Tüm zamanlar35613

Bağlantılı Öğeler

 
 
 
   
 
 
 
 
HEPSI |0-9 |A |B |C |D |E |F |G |H |I |J |K |L |M |N |O |P |Q |R |S |T |U |V |W |X |Y |Z

Her konu Din Maneviyat

Bu bölümde içerik ekle
 

Sonuçlar 31 - 40 Toplam: 40
Din/Maneviyat
Yazar : müteallim

960f87222fuh1Cenab-ı Hak, mahlukatından bazı şeylere bizzat kendisi kıymet ve değer vermiştir. İnsanların da bunlara tazim göstermesini ve hürmet etmesini emretmiştir. Rasülüllah’a, Kuran-ı kerime, ka’be-i muazzamaya, mescidlere, ülülemre, ilme, alimlere, talebelere hürmet ve tazim göstermek Allah’ın emridir. Bunlara islamın şeâiri denir.

 

Bir ayet-i celilede şöyle buyurulmuştur: “Kim Allah’in şeâirine, tazim ederse şüphe yok ki o tazim, kalplerin takvasındandır. [1]Peygamber Efendimiz (S.A.V) “Hayırlınıza veya büyüklerinize kıyam ediniz.” buyurmuşlardır.


18/01/2008 | 206 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Din/Maneviyat
Yazar : müteallim

ezanEzan, lûgatte; İ’lâm yani bildirmek demektir. İstilâhta ise, farz namazlar için muayyen vakitlerde, ma’lum lafızlarla okunan mübârek sözlere ezan denir. Ezan okuyan kimseye de müezzin adı verilir. Ezân-ı Muhammedî, hicretin birinci yılında meşru kılınmıştır. Erkekler için vacip kuvvetinde bir sünnet-i müekkededir. Meşrûiyyeti kitap ve sünnet ile sabittir.

        

Hicretin birinci yılında Medîne-i Münevvere’de Mescid-i Nebevî tamamlanınca cemaatle namaz kılınmaya başlanmıştır. Namaz vakitlerinde de Bilâl-i Habeşî (ra) Hz., Rasûlüllah (sav) Efendimiz’in emriyle “Es Salah, es Salah” yani “Namaza, namaza”, diye seslenirdi.
08/01/2008 | 324 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Din/Maneviyat
Yazar : müteallim
imageEhli sünnet

Din-i Celil-i İslamın hükümleri iki ana kola ayrılır: İtikat ve İnanç esasları ile alakalı hükümler; Amel ve ibadete tealluk eden hükümler.“Ve işte sana ilim mebde-i olan bir ruh vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir, bilmiyordun ve lakin biz onu bir nur kıldık. Onunla kullarımızdan dilediğimize hidayet vereceğiz ve emin ol, sen herhalde doğru bir yola çağırıyorsun.”[1] Ayet-i kerimesinde buyrulduğu üzere bu hükümlerin vazıı bizzat Allah ve Rasülüdür. Bilahare bu hükümleri mevzu edinen ilim dalları tertip edilmiş ve İtikattan bahseden ilme, İlm-i Tevhid ve Sıfât; amel ve ibadetten bahseden ilme ise İlm-i Şerâî ve Ahkam denilmiştir.      


07/01/2008 | 352 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Din/Maneviyat
Yazar : müteallim

4419Cenâb-ı Hakk her şeyi bir vesîle ile halketmiştir. Alem sebepler âlemidir. Allâh(cc)’ın âdet-i ilâhîsi odur ki, çocuğun dünyaya gelmesinde anne ve babayı vesîle kıldığı gibi, kendi başına büyüyen bir ağacın lezzetli, güzel meyve vermesine de aşılı olmasını vesîle kılmıştır. İşte bunun gibi insanı Feyz-i Muhammedle alâkadar kılarak, küdûrât-ı nefsâniyeden temizleyecek, Ahlâk-ı Muhammedî ile süsleyecek ve Feyz-i Muhammedle alâkadar kılacak bir vasıtaya da ihtiyaç vardır.  


06/01/2008 | 236 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Din/Maneviyat
Yazar : turab
 Ebu Abdullah b. Hafif  şöyle anlatır: Mısır'dan çıkıp Ebu Ali el-Ruzubarî'yi ziyaret etmek için, Ramle'ye gitmek istedim. Zâhid diye bilinen Mısırlı İsa b. Yunus bana dedi ki: 'Sur'da (Şam'da bir yerdir), bir genç ile bir ihtiyar vardı. İkisi murâkabe hali üzerinde bir araya gelmişlerdi. Eğer onlara gidersen onlardan istifade edersin!' Bu söz üzerine aç ve susuz olduğum, belime bağlı bir bez ve omuzlarımda birşey olmadığı halde, Sur'a gittim, camiye girdiğimde kıbleye yönelmiş oturan iki şahıs gördüm. Kendilerine selâm verdim. Bana cevap vermediler.
25/12/2007 | 197 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Din/Maneviyat
Yazar : turab

 Hz. Resülullah (sav) anlatıyor:
“Sizden önceki ümmetler içinde bir padişah, bir de onun sihirbazı vardı Bu sihirbaz yaşlanınca, padişaha,
“Ben yaşlandım, bana genç birini göndersen de ona sihirbazlığı öğretsem” dedi.

Padişah da ona bir genç gönderdi. Gencin yolu üzerinde o zamanki hak dine inanmış ibadetle meşgul bir âlim bulunmaktaydı. Genç ona uğradı, yanında oturdu ve konuşmalarını dinledi, beğendi. Sihirbaza gittiğinde bu âlime uğrar ve yanında bir süre kalırdı. Sihirbaz ona “niçin geç kaldın?” diye kızar ve döverdi.


23/12/2007 | 207 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Din/Maneviyat
Yazar : miftahulkuluub
gunbatimi Tasavvufun belli bir şeklini yaşamak için şeyhin lüzumlu ve gerekli, diğer bir şeklini yaşamak için ise şart ve zorunlu olduğunu belirten sûfiler -özellikle şeyhin zorunlu olduğunu belirten sufiler- bu yola girmenin doğuracağı zararları ve bunun yol açacağı mânevî felaketleri göstermekten de geri durmamışlardır. Bu yolda bâzıları yolunu kaybeder, şeytanın oyuncağı haline gelirler.

Bir kere müridlerinden biri Sehl b. Abdullah’a: “Üstad! Ben her gece baştaki gözle Allah’ı görüyorum.” deyince Şeyh: “Bir daha görürsen gördüğün şeyin yüzüne tükür.” demişti. Mürid ertesi gece onu görünce yüzüne tükürmüş ve gördüğü şeyin şeytandan olduğunu anlamıştı. (Serrac, Luma’, 544) Şeyhi olmayanlar ömür boyu şeytanın tuzağında tutsak kalırlar.


01/12/2007 | 282 defa okundu | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Din/Maneviyat
Yazar : nacre
ImageSahip olduklarınızın sizin olduğunu düşünüyorsanız muhtaçsınız demektir.
Varlık içinde yokluğu görmemişseniz, yoksulsunuz demektir.
Cesaret, Allah'tan hakkıyla korkmaktır; korkmuyorsanız korkaksınız demektir.
Kelimeler kalbinde hikmetler taşır, hikmeti görmüyorsanız cahilsiniz demektir.
İnfak etmek, azametle bilinir; vermeye güç yetirirken veremiyorsanız âcizsiniz demektir.

13/09/2007 | 593 defa okundu | 7 yorum(lar) | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Din/Maneviyat
Yazar : nacre
ImageRamazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun. Kim o anda hasta veya yolcu olursa (tutamadığı günler sayısınca) başka günlerde kaza etsin. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar,sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah'ı tazim etmeniz, şükretmeniz içindir. (Bakara/185)
11/09/2007 | 303 defa okundu | 2 yorum(lar) | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

Din/Maneviyat
Yazar : Ay Işığı

 Ulu Allah (C.C.) buyuruyor:

— De ki, "Eğer Allah'ı seviyorsanız, bana uyunuz ki, Allah da sizi sevsin"

(Al-i İmran Sûresi. 31)

Allah (C.C)'in rahmeti üzerinde olsun. Bil ki, kulun Allah (C.C)'i ve O'nun Resul (S.A.V)'ünü sevmesi, onlara boyun eğmekle, onların emrine uymakla olur. Allah (C.C)'ın kullarını sevmesi de onlara mağfiret suretiyle ikramda bulunmasıdır.


06/09/2007 | 385 defa okundu | 2 yorum(lar) | Yazdır | Arkadaşına gönder | Devamı >>

<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 Sonraki > Sona Git >>
  

Powered by AlphaContent 3.0 © 2005-2008 - All rights reserved
 
 
 
 
 

En son yorumlanan

Babalar
Teşekkürler, çok güzel ifade etmişsiniz. Ancak gittiklerinde...
27/11/08 17:12 fazlası...
Gön: Ay Işığı

Babalar
Sayın İsa Yar, kıymetli yazılarınızla sizi herkonudan'da gör...
26/11/08 19:35 fazlası...
Gön: Sehl

Dua fabrikaları olmalı insanın
Çok teşekkür ederim Ay Işığı:)
24/11/08 21:17 fazlası...
Gön: Reşhâ Sahradaesinti

Dua fabrikaları olmalı insanın
Güzel yazınızı bizimle paylaştığınız için teşekkürler Reşhâ ...
24/11/08 20:34 fazlası...
Gön: Ay Işığı

Şu an sitedekiler

Şuanda 1 üye yazı okuyor..
Sitemizde  52 Kategoride 3549  yazı bulunmaktadır.