Halkımızdan bazıları (çoğunlukla hanım müslümanlar) İSLÂM DİNÎ ile hiç alakası olmayan birtakım hurafeleri devam ettirmektedirler. Hurafe inanç ve adetlerin çok değişik şekillerini, hemen her köyümüz ve kentimizde yaygın olarak görmek mümkündür. Bu hurafe adetler uğruna zaman zaman üzücü olaylar da duyulmaktadır. "Yıldıznameye"baktırmak, "FAL" açtırmak, "SİHİR" bozdurmak için diyar diyar hoca(!) arayanlar, dileğinin yerine gelmesi için "TÜRBE VE EVLİYA" mezarlarını dolaşanlar, kızının nasibini açtırmak için, il il üfürükçü arayanlar azımsanmıyacak kadar çoktur.
Duasız üşür yürekler Sana bir dua eden olsun Sen birine dua et! Duasız üşür yürekler...
Biliyor musun?..
Başkasına dua ettiğinde, aslında sen kendine dua ediyorsun! Ne kadar çok kimse için dua edersen, o kadar çok KAZANIYOR YA DA KAYBEDiYORSUN!
Gelin, milletçe gönüllerimizi cehalletten, kabalıktan, bağnazlıktan, kinden, nefretten, hasetten arındırarak, dinî desen ve millî renklerimiz çerçevesinde yeniden kendimiz olalım. "Erbaîn"ler çıkarırcasına, gece-gündüz sürekli nefsâni arzularımıza karşı durarak, kalberimize ve ruhlarımıza rahat bir nefes aldıralım.
Gelin son bir kez daha, bizi Hak'tan uzaklaştırıp cismâniyetin esiri hâline getiren nefis ve şeytanın bütün karanlık oyunlarına "yeter" diyerek,
Kendi mahşerini kurup vicdan muhasebesi yapmak, nefsini sorgulamak ve bu sorgulamaların ışığında düzelmeye, doğruyla buluşmaya çalışmak için üç aylar büyük fırsatlar sunuyor…Peygamber-i âlişan Efendimiz’in en çok yaptığı, bizim ise en az yaptığımız şey vicdan muhasebesidir…