Üye Giriş

Herkonudan Sözler

Arkadaşlar telefonlar dinleniyormuş... İyi iyi, dinlensinler zaten çok yorulmuşlardı...
Mizah

Anketler

Sitemizdeki hangi kategorideki yazılar en çok ilginizi çeker?
 

İstatistikler

Bugün324
Dün408
Bu hafta732
Bu ay732
Tüm zamanlar35614

Bağlantılı Öğeler

 
 
 
   
 
 
 
 
Bilgi
Kızılderililerin atası Türkler mi? PDF Yazdır Arkadaşına gönder
Yazar belya   
indiensfromwwwmetacafecom7kq8Kızılderililerin atalarının Türkler olduğuna dair çeşitli iddialar öne sürülürken, her iki toplumun efsaneleri arasındaki benzerlikler dikkat çekiyor.

Çeşitli kaynaklardan yapılan derlemeye göre, Türklerle Kızılderililer arasındaki efsanelerin benzerliklerinin yanı sıra el sanatı motifleri ve kelimeler arasındaki benzerlikler, eski çağlarda 12 hayvanlı takvimin kullanılması her iki toplumun akraba olup olmadığı yönünde araştırmacıların ilgisini çekiyor.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 144 | Arkadaşına gönder

Devamını oku...
 
Hain gösterilmesindeki derin gerekçe ! PDF Yazdır Arkadaşına gönder
Yazar belya   
tbmm"İyi güzel, dost olalım tabii ki. Dostluk iyidir. Lazımdır. EyvAllah da..." dedi ve finalde 'can alıcı soru'yu sordu.

Devrin İktisat Vekili, yani Ekonomi Bakanı Mahmut Esat [Bozkurt] Bey, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 30 Kasım 1922 günkü oturumunda yaptığı konuşmada Yunan işgalinin faturasını sıcağı sıcağına şöyle değerlendiriyordu: “Kurtulan Anadolu vilayetlerimizde iki aya yakın devam eden seyahatimde…

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 127 | Arkadaşına gönder

Devamını oku...
 
Surre-i Hümâyûn-Kutlu yolculuğun 5 asırlık hikayesi PDF Yazdır Arkadaşına gönder
Yazar Ber-ceste   
4528İstanbul’dan Hicaz’a görkemli bir köprü

Kelime olarak ‘akçe kesesi’ anlamına gelen surre, yaygın olarak her sene belirli bir zamanda belirli bir yere ya da kimseye gönderilen para anlamına geliyor. Ancak kelime asıl şöhretli anlamını, Mekke ve Medine’ye ve bu şehirlerin yönetici ve ahalisine gönderilen para ve eşyadan oluşan hediyelerle kazanmış. Öyle ki o kutlu beldeye hediyelerin gönderilme işlemi, Hz. Peygamber’e (s.a.v.) ve Hicaz’a duyulan derin muhabbetten

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 157 | Arkadaşına gönder

Devamını oku...
 
Ayasofya Medresesi PDF Yazdır Arkadaşına gönder
Yazar Eymen   
0003134200031342İstanbul'u aldıktan soma Fatih ilk iş olarak Ayasofya'ya gelerek burada toplanmış olan Bizans halkına hitaben can, mal ve din özgürlüklerinin kendi teminatında olduğu konusunda güvence verdi. Harap ve bakımsız durumda olan Ayasofya'yı camiye çevirerek onarıma aldırdı. Fatih ve ondan soma gelen Osmanlı Padişahları da fetih sembolü olarak kabul edilen Ayasofya'ya büyük önem verdiler ve bu konuda hiçbir fedakarlıktan kaçınmadılar. Ayasofya'nın kutsal hikmet manasına gelen Grekçe adının dahi değiştirilmediğini düşünürsek Türkler’in ne kadar hoş görülü oldukları daha iyi anlaşılır.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 134 | Arkadaşına gönder

Devamını oku...
 
Fâtih, Bugün Yaşasaydı! PDF Yazdır Arkadaşına gönder
Yazar Gulam   
335918709_f4b081d290Büyük bir plan, her gün durmadan işleyen bir faaliyet, kat’i anlarda emniyetli bir sükûn... Nâmık Kemal, Evrâk-ı Perişân Mimarlık tarihçisi Sedat Çetintaş, 1949 yılında Behçet Kemal Çağlar’ın çıkardığı Şadırvan dergisinde kaleme aldığı bir yazıda Fatih Sultan Mehmed’in rûhanî kılıcını, topunu, tüfeğini yüklenerek önce ‘bizleri’ fethetmesi, cehâlet dünyamızı yıkıp öncelikle bu ülkenin insanını aydınlığa çıkarması gerektiğini yazmaktaydı. Nitekim Necip Fazıl Kısakürek de, 1968 yılında MTTB’de gençlere yaptığı bir konuşmada, Fatih’i, nur saçarak dünyamızın etrafını dolaşan bir füzeye benzetmiş ve

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 142 | Arkadaşına gönder

Devamını oku...
 
Üsküp de neresi ki? PDF Yazdır Arkadaşına gönder
Yazar Lika   

skpİstanbul’dan 61 sene evvel fethedilen ve yıllarca serhat şehri rolünü üstlenen Üsküp, her türlü olumsuzluğa rağmen yozlaşıp yok olmamak için direniyor. O hâlâ kimliğini korumayı başaran tipik bir Osmanlı şehri.

Yıl 1997. Atatürk Havalimanı’ndaki görevli polis, pasaportunu damgaladığı yolcuya nereye gittiğini sorar. ‘Üsküp’ cevabını alınca şöyle der: “Orası da neresi ki!”

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 137 | Arkadaşına gönder

Devamını oku...
 
Hz. Peygamber'in S.A.V.Filistinde Bir Vakfı PDF Yazdır Arkadaşına gönder
Yazar Gulam   
yazizl3Hz. Peygamber'in S.A.V.Filistinde Bir Vakfı Ve Osmanlı Devleti'nin Vakıf Ve Tapu-Kadastro Anlayışını Gösteren Bir Belge
Osmanlı devletinin vakıf müessesesine olan yaklaşımı ve elde ettikleri toprakların maddî ve manevî tapusunu çıkarmaktaki maharetleri inkâr edilemez bir gerçektir. Yavuz Sultan Selim ve Kânunî zamanlarında yapılan tapu tahrir işlemleri, günümüzdeki modern tapu-kadostro işlemlerine göre daha ileri ve ayrıntılı bir teknikle yapılmıştır.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 117 | Arkadaşına gönder

Devamını oku...
 
Çanakkale Ruhu mu? Japon Ruhu mu? PDF Yazdır Arkadaşına gönder
Yazar Ber-ceste   

canakkale_seyit_onbasi"Çocuklarınıza Japon ruhunu nasıl aşılıyorsunuz?” sorusuna, bir Japon eğitimcinin verdiği cevap, BİR DESTANDIR ÇANAKKALE adlı kitabımızda 8 yıl önce yer almıştı. O günden sonra, hep anlatıldı, yazıldı, çizildi. Hatta, zaman zaman başka kaynaklardan yarım yamalak bilgilenenler, bana da defalarca, “Duydunuz mu?” diyerek büyük bir heyecanla anlatmışlardır.

Gerçekten de önemli ve heyecan verici bir cevaptır. Unutulmaması ve üzerinde çok ciddi olarak düşünülmesi dileklerimle, burada da özetleyeceğim…

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 132 | Arkadaşına gönder

Devamını oku...
 
Osmanlı'da Kapı Dili PDF Yazdır Arkadaşına gönder
Yazar Sehl   

kapiOsmanlı medeniyeti; altı asrı üç kıtada kucaklayan, akl-ı selim, kalb-i selim, zevk-i selim sacayağı üzerine oturmuş bir denge, giyim, kuşam, yeme, içme, aile, mahalle ve şehir hayatıyla, insana saygı medeniyetidir. Osmanlı'nın aile, mahalle ve şehir hayatı, hoş bir nostaljinin ötesinde, insana insan olmanın zevkini ve keyfini doyasıya yaşatan bir güzellikler hazinesidir. Osmanlı medeniyeti kelimeler üzerine bina edilmemiş, güzellikler, hayatın bütün safhalarına işlenmiş ve yaşanmıştır.

Evlerin kapı tokmakları, penceredeki çiçeklerin gösterdiği mânâdan geri değildi. Kapı tokmakları çift halkadan müteşekkildi.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 102 | Arkadaşına gönder

Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 37 - 45 Toplam: 109
 
 
 
 
 

En son yorumlanan

Babalar
Teşekkürler, çok güzel ifade etmişsiniz. Ancak gittiklerinde...
27/11/08 17:12 fazlası...
Gön: Ay Işığı

Babalar
Sayın İsa Yar, kıymetli yazılarınızla sizi herkonudan'da gör...
26/11/08 19:35 fazlası...
Gön: Sehl

Dua fabrikaları olmalı insanın
Çok teşekkür ederim Ay Işığı:)
24/11/08 21:17 fazlası...
Gön: Reşhâ Sahradaesinti

Dua fabrikaları olmalı insanın
Güzel yazınızı bizimle paylaştığınız için teşekkürler Reşhâ ...
24/11/08 20:34 fazlası...
Gön: Ay Işığı

Şu an sitedekiler

Üye Bağlı Değil
Sitemizde  52 Kategoride 3549  yazı bulunmaktadır.