|
|
| |
| |
|
|
Yazar Gulam
|
Büyük bir plan, her gün durmadan işleyen bir faaliyet, kat’i anlarda emniyetli bir sükûn... Nâmık Kemal, Evrâk-ı Perişân Mimarlık tarihçisi Sedat Çetintaş, 1949 yılında Behçet Kemal Çağlar’ın çıkardığı Şadırvan dergisinde kaleme aldığı bir yazıda Fatih Sultan Mehmed’in rûhanî kılıcını, topunu, tüfeğini yüklenerek önce ‘bizleri’ fethetmesi, cehâlet dünyamızı yıkıp öncelikle bu ülkenin insanını aydınlığa çıkarması gerektiğini yazmaktaydı. Nitekim Necip Fazıl Kısakürek de, 1968 yılında MTTB’de gençlere yaptığı bir konuşmada, Fatih’i, nur saçarak dünyamızın etrafını dolaşan bir füzeye benzetmiş ve
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 142 | Arkadaşına gönder |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Lika
|
|
İstanbul’dan 61 sene evvel fethedilen ve yıllarca serhat şehri rolünü üstlenen Üsküp, her türlü olumsuzluğa rağmen yozlaşıp yok olmamak için direniyor. O hâlâ kimliğini korumayı başaran tipik bir Osmanlı şehri.
Yıl 1997. Atatürk Havalimanı’ndaki görevli polis, pasaportunu damgaladığı yolcuya nereye gittiğini sorar. ‘Üsküp’ cevabını alınca şöyle der: “Orası da neresi ki!”
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 137 | Arkadaşına gönder |
|
Devamını oku...
|
| |
|
|
Yazar Ber-ceste
|
|
"Çocuklarınıza Japon ruhunu nasıl aşılıyorsunuz?” sorusuna, bir Japon eğitimcinin verdiği cevap, BİR DESTANDIR ÇANAKKALE adlı kitabımızda 8 yıl önce yer almıştı. O günden sonra, hep anlatıldı, yazıldı, çizildi. Hatta, zaman zaman başka kaynaklardan yarım yamalak bilgilenenler, bana da defalarca, “Duydunuz mu?” diyerek büyük bir heyecanla anlatmışlardır.
Gerçekten de önemli ve heyecan verici bir cevaptır. Unutulmaması ve üzerinde çok ciddi olarak düşünülmesi dileklerimle, burada da özetleyeceğim…
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 132 | Arkadaşına gönder |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Sehl
|
|
Osmanlı medeniyeti; altı asrı üç kıtada kucaklayan, akl-ı selim, kalb-i selim, zevk-i selim sacayağı üzerine oturmuş bir denge, giyim, kuşam, yeme, içme, aile, mahalle ve şehir hayatıyla, insana saygı medeniyetidir. Osmanlı'nın aile, mahalle ve şehir hayatı, hoş bir nostaljinin ötesinde, insana insan olmanın zevkini ve keyfini doyasıya yaşatan bir güzellikler hazinesidir. Osmanlı medeniyeti kelimeler üzerine bina edilmemiş, güzellikler, hayatın bütün safhalarına işlenmiş ve yaşanmıştır.
Evlerin kapı tokmakları, penceredeki çiçeklerin gösterdiği mânâdan geri değildi. Kapı tokmakları çift halkadan müteşekkildi.
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 102 | Arkadaşına gönder |
|
Devamını oku...
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 37 - 45 Toplam: 109 |