* YoL verilmez, alınır. Eğer bir garajdan ya da otoparktan direkt yola çıkacaksanız, araçların size yol vermesini beklemek hayalcilik olur. Burada kural, bodoslama yola fırlamaktır. Merak etmeyin, hızla gelen araçlar "Zınk!" diye duracaklardır.
* Mecbur kalmadıkça kimseye yol verilmez. Amaç ulaşılacak yere bir an önce varmaktır. Asla yol verilmez. Çok mecbur kalınırsa hafiften hız düşürülür. Yavaşlamanıza sebep olan araçlara bağırmak en tabiî hakkınızdır.
Tarihin en başarılı soygunlarını planlayıp uygulayan insanlar yaptıkları ufak salaklıklar yüzünden bakın nasıl yakayı ele verdiler. İşte güldüren suçlar.
Detroitli bir hırsız 1968'de bir soyguna köpeğini de götürdü. Beklenmedik bir anda polisler gelince hırsız köpeği bırakıp kaçtı. Polislerin hırsızı yakalamak için tek yapmaları gereken köpeğe "hadi eve git oğlum" demek oldu.
Üç arkadaş tren istasyonuna gitmişler. İçlerinden biri gişeye yaklaşıp bilet almış ve trenin kalkmasına ne kadar zaman olduğunu sormuş.
-Bir saat on beş dakika...
Arkadaşlarına dönmüş:
Daha çok var, hadi gidip şu karşıki kafede çay içelim...
"Kırmızı Başlıklı Kız" masalını bir de kurdun ağzından dinleyelim :
Her gün yaptığım gibi ormanı temizlemeye çıkmıştım. Orman benim evim, temiz tutmak da benim görevim. Derken bir kız beliriverdi. Kırmızı başlık ve peleriniyle çok şüpheli bir görünümü vardı. Kimin aklına gelir bu garip kıyafeti giymek. Bir kurnazlık peşindeydi mutlaka. Bir süre dikkatle izledim bu garip kızı. Elinde taşıdığı üzeri örtülü sepette kim bilir ne taşıyordu!.. Yürüyüşü bile normal değildi. Yanına yaklaşıp ne yaptığını sorunca bana büyükannesinin evine gittiğini söyledi ama gel de inan.
Durakta bekleme olaylarından başlayalım. Du-
•akta kaç kişi varsa istisnasız hepsinin başı aynı yöne
aoğru dönüktür. (Otobüsün geleceği yön.) Eğer otobüs
dolu geliyorsa bu sefer duraktakiler başlar otobüsün
nerde duracağını hesaplamaya ve ona göre yerlerini
ayarlamaya.