|
Telefondaki ilk sözler: ''Watson buraya gel! Yardımına ihtiyacım var |
|
|
|
|
Yazar isra
|
Günümüz modern yaşamının olmazsa olmazı haline gelen ve ceplerimize
kadar giren telefonun serüveni yaklaşık olarak 170 yıl önce başladı.
Mucidi Alexander Graham Bell olan telefon, kısa bir sürede çok hızlı
bir gelişim gösterdi. Bugün telefonu açtığımızda söylediğimiz “Alo”
kelimesi ise telefonda söylenen ilk söz değil ve bu kelimenin ilginç
bir hikâyesi var.
Telefonda söylenen ilk sözün “Alo” kelimesi olduğunu sanıyorsanız
yanılıyorsunuz. Telefonun mucidi olan Alexander Graham Bell’in
çalışmaları esnasında asistanı Thomas Watson’a söylediği “Watson buraya
gel! Yardımına ihtiyacım var” sözü telefonla bir başkasına söylenmiş
ilk sözlerdir.
Peki, o zaman günümüzde telefonu açtığımızda
söylediğimiz “Alo” ne anlama geliyor? Telefonda hemen hemen her gün
kullandığımız “Alo” gerçekte bir sevgilinin kısaltılmış adıdır.
Allessandra
Lolita Oswaldo, telefonu icat eden, Graham Bell'in sevgilisiydi. Bell,
telefonu icat edince ilk hattı sevgilisinin evine çekmişti. Bell,
telefon çalınca arayanın Allessandra Lolita Oswaldo olduğunu
bildiğinden telefonu açar açmaz "Allessandra Lolita Oswaldo" diyordu.
Bell, sevgilisine zamanla adını kısaltarak hitap etmeye başladı ve
telefonu her açışında onu "Ale Lolos" diye karşıladı. Bell, daha sonra
sevgilisinin adını daha da kısaltarak “Alo” demeye başladı.
Graham
Bell, telefonun yaygınlaşmasının ardından ilk açtığında “Alo” demeyi
sürdürdü. O günlerde hemen herkes telefonu açtıklarında Bell'in anısına
saygı olarak “Alo” demeye başladı.
Bell’in telefonu ilk icadının
ardından bu yana telefon dünyasında birçok değişiklik meydana geldi.
Günümüzde neredeyse her evde mutlaka bir telefon bulunuyor. Bunun yanı
sıra telefon artık cebimize de girdi.
Telefonun tarihsel gelişimi
Telefonun
icadındaki en önemli gelişmeler 19. yüzyılın başlarında
gerçekleşmiştir. 19. yüzyılın başında 1837 yılında Samuel Finley Morse,
telgrafı icat etti. Her ne kadar insan konuşmasını elektronik
sinyallere çevirmek henüz o tarihte mümkün olmasa da bu gelişim
uzaktaki insanlarla haberleşme konusunda önemli bir adımdı.
Alman
fizikçi Johann Philipp Reis, Ekim 1861’de yaptığı buluşu tanıttı. Reis
tarafından geliştirilen bu icat insan sesini direkt olarak ileten ilk
buluş oldu. Ancak daha çok müziğin iletiminde kullanılmaya uygun
olduğundan beklenen ilgiyi görmedi.
Alexander Graham Bell, 1872
yılında bugünkü telefonun temellerini teşkil eden gerçek telefon
buluşunu yaptı. Bell’in ortaya koyduğu elektromanyetik telefon 14 Şubat
1876’da eleştirmenleri de inandırdı. Bell telefon icadının patentini
aldı ve 1877 yılında Bell Telephone Company’i kurdu.
Bu tarihten
itibaren telefon toplumda hızlı bir kabul gördü. Sadece bir yıl kadar
sonra, 1878’de, Amerika’da ilk telefon santrali kuruldu. Almanya’da ise
1881’de iki santral kuruldu. On yıl sonra kullanıcı sayısı Amerika’da
150 bin idi. İngiltere’de bu sayı 26 bine ulaştı ve Almanya’da
telefonlar artık 22 bin kişiyi birbiriyle konuşturuyordu.
Telefonun
icadındaki ilk amaç sesin iletilmesi olarak düşünülmüş olsa da sonraki
yıllarda telefon alıcıları radyo aygıtlarının gelişimi sırasında
kullanıldı. Telefon-radyolar; haberleri, müzik ve borsanın durumunu
telefon ağı üzerine taşıdı.
Zamanla telefonlar daima
küçüldükleri gibi birçok ek özellikle donatıldılar. Günümüzde
kullandığımız telefonlar bir mikrofona ihtiyaç duyarlar. Bell’in
aygıtında bu fonksiyonu esnek bir metal diyafram ve at nalı mıknatıs
yapıyordu. Bu mıknatıs üzerine doğru akım kaynağına bağlı tel bobin
sarılıydı. Ses dalgaları metal diyaframı salınım vererek hareket
ettiriyor ve bu titreşim mıknatıs ile taşınarak doğru akım bulunan
bobinde depolanıyordu. Bu akımın ses dalgasına geri dönüşümü de yine
aynı prensiple gerçekleştirilebiliyordu. 1878’de kömürlü mikrofonların
bulunuşuyla ses iletişim kalitesi biraz daha iyileştirildi. Günümüzde
ise telefonlara transistörlü mikrofonlar yerleştiriliyor. Elektronik
sinyallerin sese dönüşümünü ise küçük hoparlörler üstleniyor.
İlk çevirmeli telefon
Alexander
Graham Bell’in icadı olan telefonla görüşebilmek için ilk zamanlarda
santrallere ihtiyaç vardı. İlk telefon santralinde devreler el ile
bağlanmaktaydı. Santral memurları her gün artan kullanıcı sayısına
yetişemez duruma gelmişlerdi. Bu sorunun çözümü için araştırmacılar
çalışmaya başladı ve 1889’da çevirmeli telefon aygıtını geliştirdi.
Böylelikle otomatik bağlantıların ilk adımı atılmış oldu. Bu yöntem
uzunca bir zaman kullanıldı. Günümüzde yeni dijital sistemler tonlu
arama (Tone Dialing) yöntemi ile çok daha hızlı bağlantı kurabiliyor.
Dünyanın
en büyük telefon şirketleri ABD’deki AT&T şirketi ve Japonya’daki
NTT şirketidir. Bunları 30 milyon bağlantı ile Almanya’nın Deutsche
Telekom’u takip ediyor.
Türkiye’de ilk telefon
Türkiye’de
ilk telefon 1908’de kullanılmaya başlandı. İlk telefon santralleri olan
Kadıköy ve Beyoğlu, 1911’de açıldı. İlk otomatik telefon santrali 1926
yılında Ankara’da kuruldu. Telefon, PTT’nin 1970’lerden sonra yaptığı
çalışmalarla hızla yayıldı. Türkiye’nin ilk milletlerarası telefon
santrali ise Tahtakale telefon santralidir.
İlk cep telefonu
İlk
cep telefonu 1973 yılında Martin Cooper tarafından üretildi. Bu telefon
850 gram ağırlığındaki,, 25 cm yüksekliğinde, 8 cm derinliğinde ve 4 cm
genişliğindeydi. Günümüzün avuç içinde kaybolacak kadar küçük cep
telefonlarıyla karşılaştırıldığında daha çok bir tuğlayı andıran ilk
cep telefonu üretildiği dönem için bir devrim niteliği taşıyordu.
Telefon nasıl çalışır?
Telefon
konuşmasının yapılması sırasında ilk olarak ses enerjisi mekanik
enerjiye dönüşür. Ardından mekanik enerji elektrik enerjisine dönüşerek
bu enerji nakledilir. Karşı tarafta elektrik enerjisi manyetik
enerjiye, manyetik enerji mekanik enerjiye ve son olarak mekanik enerji
ses enerjisine dönüşür.
Elektrik titreşimlerinin iletkenlerdeki
yayılma hızı titreşimlerin havadaki yayılma hızından birkaç yüz bin
kere daha fazla olduğundan telefonla aradaki uzaklığa rağmen, karşı
karşıya bulunuyorlarmış gibi konuşurlar.
Moral dergisi
Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 85 | Arkadaşına gönder
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. |