Üye Giriş

Herkonudan Sözler

“Müslüman bir ağaç diker de, ondan insan, hayvan veya kuş yerse, bu kıyâmet gününe kadar onun için sadaka olur” (Hadîs-i Şerif—Müslim)
Din

Anketler

Sitemizdeki hangi kategorideki yazılar en çok ilginizi çeker?
 

İstatistikler

Bugün355
Dün412
Bu hafta355
Bu ay355
Tüm zamanlar35237

Bağlantılı Öğeler

 
 
 
   
 
 
 
 
Dün oldu, yarın doğmadı PDF Yazdır Arkadaşına gönder
Yazar evfa   
132Dünya bize gülmüyorsa oturup ağlayalım mı? Ağlamaya değen nedir, gülmeye değen nedir değişen dünyada? İzafîliğin resimleri, değişimin sesleri; sevinçleri deliyor, kederleri lezzetlere çeviriyor… Çepe çevre saran üzüntü veya lezzet; bir rüzgârlık serap… Silik sahiplenmeler, sahici olmayan hallerden hallere dönüyor dünya… Durmuyor gidiyor; uzak iklimlere, uzak dünyalara… Dün ya oldu, yarın daha doğmadı… Bugünün sıkışmışlığında kâh o yana kâh bu yana kıvranıp duruyoruz, elde var; hiç… Hiç; hiçbir zaman varlığını bu zaman kadar hissettirmedi… Maddenin zirvesinde, görüntünün zevksiz ve hissiz şatafatında dönen kısır döngü; mânâyı, zarafeti, gizemin güzelliğini gizledi… Gülenlerin ve ağlayanların sesleri birbirine karıştı, ne sevinen sevindiğiyle kaldı ne de dertli derdiyle… İyi ki dönüyor, iyi ki dönmekle birlikte ileri gidiyor dünya, yoksa gamlı olan neşeyi bilmez, neşeli olan gamı bilmezdi… Siyahta olanlar siyahta kalır, beyazda olanlar beyazda; aradaki rengârenk renkler bilinmezdi…

Tek düze, tek ses, tek renk akardı hayat; acı veya tatlı… Acının tadı, tadın acısı bilinmezdi durgun duygularda… Durduk yerde durulur bir adım atılmazdı, kemale… “Çaresi olan şeyde acze, çaresi olmayan şeyde cezaya düşülmez” düşünülmezdi… Ezen ezdiğiyle kalır, ezilen ezildiğiyle… Reziller ve azizler, aşağıdakiler ve yukarıdakiler, güçlüler ve zayıflar, zenginler ve fakirler, idare edenler ve idare edilenler, aldatan ve aldananlar hep aynı kalırdı dönmeseydi dünya…

Dönersen dön, gidersen git; Esmasız, ahiret mezrası olmayan yöne… Tutan yok, sana olan tutku azaldıkça hürriyet ve hiffet artıyor… Seni yetişmek, seni tutmak mümkün mü? Bir tekmede atıyorsun aşağılara… Zahir aldatman zehirli bal gibi; yemeyen iştahlı, yiyen bin pişman…

Karnın ateş dolu, yüzün güllerle gülüyor, kuşlarla ötüyor, çiçeklerle renk veriyor olsa da… Derin bir karanlık kaplı neşenin hemen altında, ağlayanların seslerini duymuyor sağır sultanlar… Servet, saltanat, şehvet düşkünleri düşmüşler çukuruna bir şekilde; ne çıkabiliyorlar, ne de tam yerleşebiliyorlar...

Dünya durmuyor gidiyor; güleni ağlayanı, başaranı başaramayanı, sevinçlisi kederlisiyle karışık… Akıyor anlar, geçiyor günler… Zaman rüzgârı tozları ve tohumları karışık savuruyor; üzülmek üzülmek değil, neşe neşe değil…

Gerçek, geldik gidiyoruz… İyi ki kalıcı değil, dert de deva da… Ne dertsiz olunuyor, ne de dertle… Ne elemsiz, ne de lezzetsiz… Hızlı dönüyor dünya; hızına ve hazına yetişemiyoruz… Boşlukta yürümeye alıştık, nasıl dönersen dön, gidersen git. Belki de boşlukta yürümek kanatlanmamız için gerekli, sen bize güle güle demeden biz sana Allah’a ısmarladık demek; özlemimiz güzellik.

Hüseyin EREN 


Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 111 | Arkadaşına gönder

Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
< Önceki   Sonraki >
 
 
 
 
 

En son yorumlanan

Babalar
Teşekkürler, çok güzel ifade etmişsiniz. Ancak gittiklerinde...
27/11/08 17:12 fazlası...
Gön: Ay Işığı

Babalar
Sayın İsa Yar, kıymetli yazılarınızla sizi herkonudan'da gör...
26/11/08 19:35 fazlası...
Gön: Sehl

Dua fabrikaları olmalı insanın
Çok teşekkür ederim Ay Işığı:)
24/11/08 21:17 fazlası...
Gön: Reşhâ Sahradaesinti

Dua fabrikaları olmalı insanın
Güzel yazınızı bizimle paylaştığınız için teşekkürler Reşhâ ...
24/11/08 20:34 fazlası...
Gön: Ay Işığı

Şu an sitedekiler

Üye Bağlı Değil
Şuanda 1 misafir yazı okuyor..
Sitemizde  52 Kategoride 3545  yazı bulunmaktadır.