Orta yaşlıların nerdeyse yarısı kendilerinde
bir bellek kaybı sorununun başladığını zanneder. Hemen belirtelim!
Bunların çoğu küçük ve hoş unutkanlıklardır. Hayatı tatlandıran ve
keyif katanlar biraz da bu nükteli olaylardır!Belleği güçlü
tutmanın pek çok püf noktası, uyulması gereken çok sayıda kuralı var.
Harvard Tıp Okulu öğretim üyesi Dr. Aoron P. Nelson zinde bir beyne
sahip olmanın temel kurallarını şöyle sıralıyor:
- Hipertansiyonu ve kolesterol yüksekliği sorununu önleyin ya da
kontrol altına alın. Kalbiniz için kötü olanın beyniniz için de kötü
olduğunu unutmayın.
- İyi ve kaliteli uyku uyuyun. İyi bir uyku için ortalama 8 saat
gerekir. Kaliteli uyku beynin yeni öğrenilenleri pekiştirmesini sağlar.
Öğrenilmiş bilgilerin pekiştirilmesinin uzun süreli belleğin en önemli
desteği olduğu biliniyor.
- Stresinizi iyi yönetin. Ölçülü ve kontrollü stres dikkati
yoğunlaştırmakta, odaklanmayı arttırmaktadır. Kontrolsüz, uzun süreli
ve aşırı stres ise dikkati sürdürme kapasitesini yok etmekte,
unutkanlığı tetiklemekte, kortizol hormonunu yükselterek beynin bellek
için önemli bölümlerinde hasar geliştirmektedir.
- Yeni şeyler öğrenmeye devam edin. Her yeni bilgi ve beceri birer
bellek egzersizidir. Yeni sporlar, hobiler, araştırma alanları,
heyecanlı ve zevkli problemler, ezberlenen yeni şiirler ve yeni diller
beyniniz için en güçlü vitaminlerdir.
- Tembelliği bırakın. Zihinsel faaliyetlerinizi sınırlamayın.
Özellikle televizyon seyretmek gibi pasif faaliyetleri azaltın.
Televizyon karşısında geçirdiğiniz saatler sadece bedensel değil,
ruhsal sağlığınızı da kötü yönde etkiler.
-
Her gün egzersiz yapın. Günde 30-45 dakika, haftada en az 4 gün
yürümeye, iş saatlerinde daha çok aktif olmaya, kısa mesafelerde taşıt
kullanmamaya çalışın. Özellikle yürümenin beyin sağlığı ve yeniden
yapılanma sürecini olumlu yönde etkilediğini gösteren çok sayıda kanıt
var. Beynin yeni yetenekler kazanabilmesi beyin hücreleri arasında
güçlü ve yoğun yeni bağlantılar oluşturabilmesinin başlıca
desteklerinden biri de düzenli ve ılımlı egzersizlerdir. Bizim önerimiz
fırsat buldukça yürümenizdir.
- Kullandığınız ilaçları yeniden gözden geçirin. Özellikle beyni
etkileyen ilaçları doktor önerisi olmadan kullanmayın. Depresyon
giderici, uyku verici, ruhsal gevşetici ilaçlara komşu, eş dost
tavsiyeleri ile başlamayın.
- Reçetesiz satılan ilaçları rastgele yutmayın. Doğal ya da zararsız
diye kullanabileceğiniz bitkisel ürünlerin (valerianlar), besin
desteklerinin (melatonin) ve diğerlerinin (hüperzin, Sam'e) beyin
hücrelerinizi üzebileceğini, zihinsel fonksiyonları bozabileceğini
unutmayın. Antihistamik- antialerjik ilaçları özellikle alüminyum
içeren antiasitleri ve uyku kolaylaştırıcıları doktorunuzla konuşmadan
uzun süre kullanmayın.
- Vitaminlerden yararlanın. E ve C vitamini gibi antioksidan
vitaminlerin, selenyum gibi serbest radikal avcısı minerallerin
hücreleri oksitlenmekten koruyan güçlerinden faydalanabilirsiniz.
Yeteri kadar B vitamini, özellikle B12 vitamini aldığınızdan emin olun.
Dengeli bir beslenmenin de yaşlılıkta vitamin eksikliğine yol
açabileceğini hatırlayın.
- Hayata bağlı kalın. Hayatınıza önem katan bağları iyice
sıkılaştırın. Huzurunuzu koruma ve güçlendirmeye bakın. Aileniz,
dostlarınız, işiniz, hemşerilik ve vatandaşlık bağlarınıza,
inançlarınıza daha sıkı sarılın. İnsanlarla daha sık birlikte olmaya,
aileniz ve arkadaşlarınızla olumlu ilişkiler kurmaya ve sosyal
aktivitenizi çoğaltmaya çalışın. İyi sosyal ilişkileri olan yaşlılarda
bellek fonksiyonları bozulmuyor. Sosyal ilişkiler bir taraftan zihinsel
egzersizleri yoğunlaştırıyor, diğer taraftan çeşitli olayların ruhsal
travmalarını hafifletmeye yardımcı oluyor.
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.