Üye Giriş

Herkonudan Sözler

Akıllı Don Kişot uygun rüzgarı bekler. -S.LEC-
Edebiyat

Anketler

Sitemizdeki hangi kategorideki yazılar en çok ilginizi çeker?
 

İstatistikler

Bugün397
Dün353
Bu hafta1540
Bu ay1540
Tüm zamanlar36422

Bağlantılı Öğeler

 
 
 
   
 
 
 
 
Yemen'den getirdik Viyana'ya götürdük PDF Yazdır Arkadaşına gönder
Yazar Sehl   

 Kuşatma sırasında tüketmek için yanına aldığı 500 çuval kahveyi Viyana dolaylarında bırakan Osmanlı, uyanık Avusturyalının bu ganimetle neler başaracağını bilmiyordu tabii. Viyana'yı fethedemedik; ama görünen o ki kahvemizle ve hatta ayçöreğimizle mestettik, ünlü 'cafe'leri için de bir fikir vermiş olduk.

Cafe kültürü ve ünü dünyaya açılan kahveleri ile tanınan Viyanalılar, Osmanlı Devleti'nden ganimet aldıkları kahve ile Viyana'da ilk kafeyi açmış. Osmanlı'nın 1683 yılındaki İkinci Viyana Kuşatması'nın ardından bıraktıkları kahvelerle, kahveyi tanımaya başlayan Avusturyalılar, Viyana'nın her köşesine açtıkları cafehauslarla, Avrupa'nın "kafe merkezi" olma yolunda hatırı sayılır bir unvan elde etti. Kuşatmadan sonra Viyanalıların barut sanarak yakmaya çalıştıkları 500 kahve çuvalını kraldan ganimet olarak isteyen Polonyalı Casus Johann Kolschitzky, bu kahvelerle 1684 yılında şehrin göbeğinde ilk kahvehanesini (Cafe Wien) açarak Viyanalılarla kahveyi tanıştırır. Osmanlıca bildiği için kuşatma sırasında casusluk yapan Johann Kolschitzky, acı olduğundan beğenilmeyen kahveyi tüm gayretiyle Viyana'daki soylulara beğendirmiş. Viyana Belediyesi ise bu tatlı hatırayı yaşatmak için, bir caddeye Polonyalı kahvecinin adını verir. Caddenin sonuna da heykelini diker.



İlk zamanlarda sadece erkeklerin gittiği kafelere, daha sonra bayanlar bölümü de eklenir. Aradan geçen zamanla bu mekânlar sadece kahvenin değil, kek, pasta ve tatlıların da servis edildiği, sohbetlerin koyulaştığı mekânlara dönüşür. Avusturyalılar sadece kahveyi Osmanlı'dan öğrenmemiş. Bugün birçok kişinin uğrak yeri olan kahvehanelerde satılan bir de ayçöreği var. Ayçöreğinin hikâyesi ise şöyle: Kuşatma sırasında bir aşçı, Osmanlı'nın simgesi olan yarım hilale benzeterek bir çörek yapar ve yerli halka dağıtarak sevdirir. O zamandan beri ayçöreği Viyanalılar için kahvenin yanında vazgeçilmez bir yiyecek olmuş. Bugün her Viyanalının bildiği bu hikâyeleri eğer bir gün yolunuz Viyana'da bir kahvehaneye düşecek olursa kendiniz de görebilirsiniz.

 

SELÇUK ŞEKER

Zaman 



Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 333 | Arkadaşına gönder

Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
< Önceki   Sonraki >
 
 
 
 
 

En son yorumlanan

Babalar
Teşekkürler, çok güzel ifade etmişsiniz. Ancak gittiklerinde...
27/11/08 17:12 fazlası...
Gön: Ay Işığı

Babalar
Sayın İsa Yar, kıymetli yazılarınızla sizi herkonudan'da gör...
26/11/08 19:35 fazlası...
Gön: Sehl

Dua fabrikaları olmalı insanın
Çok teşekkür ederim Ay Işığı:)
24/11/08 21:17 fazlası...
Gön: Reşhâ Sahradaesinti

Dua fabrikaları olmalı insanın
Güzel yazınızı bizimle paylaştığınız için teşekkürler Reşhâ ...
24/11/08 20:34 fazlası...
Gön: Ay Işığı

Şu an sitedekiler

Üye Bağlı Değil
Sitemizde  52 Kategoride 3571  yazı bulunmaktadır.