Gratis Joomla Template by FatCow Review

Dini Yozlaştırmaya Çalışma

Kategori: Genel Yazılar

Din hayatın hayatı hem ruhu hem esası
İhyayı dinle olur bu milletin ihyası

Türkiye'de dini hayatla alakalı öteden beri devamlı spekülasyon yapıldı ve hala yapılmaya devam ediliyor. Bir zamanlar insanların imanlarıyla, ibadetleriyle ilgilendiler, alay ettiler ve dini mükellefiyetlerini yerine getiren insanlara bu ülkede yapılmadık zulüm bırakılmadı, işlerinden, aşlarından ve eşlerinden olan binlerce insan oldu.

Devamını oku...

Nefsinden Geç Öyle Gel

Kategori: Genel Yazılar

Bilmiş olasın ki: nefs-i emmare-i insaniye makam ve baş olmak sevdası üzerine yaratılmıştır. Onun bütün gayreti akran üzerinde üstün gelmektir. Bütün arzusu, yaratılmışların hepsi kendine muhtaç, emrine ve nehyine münkad olmaktır. Kendisinin hiçbir şeye muhtaç olmasını istemediği gibi hiç kimsenin hükmü altına girmeyi de istemez.

Bütün bunlar, ondan (nefs-i emmareden) gelen ulûhiyet davasıdır. Yüce Sultan benzeri olmaktan münezzeh olan yaratıcısı ile ortaklık davası güder. Yalnız kendisinin hâkim olmasını ister başkasını istemez her şeyi hükmü altında görmek ister.

Devamını oku...

Küfre sebep olan söz ve işler

Kategori: Genel Yazılar

İbni Hacer-i Mekki hazretlerinin Zevacir isimli eseriyle, Hadika, Berika, Birgivi, Miftah-ül Cenne, Mektubat-ı Rabbani, Seadet-i Ebediyye, İbni Abidin'den aldığımız, küfre düşüren söz ve işlerden bazıları şunlardır:

1- Allahü teâlâya layık olmayan şey söylemek. Mesela bir kimse bir işi yaptığı halde, zaruretsiz (Allah biliyor ki yapmadım) demek. Yahut, yapmadığı bir şey için, zaruretsiz (Allah biliyor ki yaptım) demek. Böyle söylemek Allahü teâlâyı hâşâ cahillikle suçlamak olur.

2- Allah akıllıdır, şuurludur, iyi düşünür demek, Onu yaratıklara benzetmek olur ki küfürdür.

3- Peygamberleri küçültücü şey söylemek, onunla alay etmek. Mesela Hazret-i Âdemi kastedip (İlk insan vahşi idi) demek. Veya bir evliyayı peygamberden üstün bilmek. Yahut peygamberin dediği doğru ise biz kurtulduk demek.

Devamını oku...

Selamlaşmak muhabbeti artırıyor

Kategori: Genel Yazılar

Selamlaşmak, Peygamberimiz'in sünnetlerinden. Prof. Dr. Veysel Güllüce, "İman etmeden cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmeden de iman etmiş olamazsınız. Size yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir işi bildireyim mi? Selamı aranızda yaygınlaştırınız." hadisini hatırlattı. Güllüce, selamın, Müslüman'ın din kardeşi için dua olduğunu söyledi.

İletişimin ilk basamağı olan selam insanlar arasındaki sevgi ve muhabbeti artırıyor. Selam, iyi niyetin ve duanın bir işareti olarak kabul edilir. Müslümanların karşılaştıklarında selamlaşmaları ise Peygamber Efendimiz'in (sas) sünnetlerinden biri. Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Veysel Güllüce selamlaşmanın dinimize göre sünnet, verilen selamı almanın ise Müslüman için farz olduğunu söylüyor.

Devamını oku...

Masumiyetin Ardına Saklanmış Sinsi Plan:Ilımlı İslam

Kategori: Genel Yazılar

Tarihin hemen her kesitinde insanlardan bazıları dinleri ve dolayısıyla dinin muallimleri konumundaki Peygamberleri, imtiyazlarını, insanlara karşı güç ve söz geçirme üstünlüklerini, yaşadıkları toplumun bireyleri üzerindeki otoritelerini sarsacak bir güç olarak gördükleri için kendilerine düşman ve rakip kabul etmişlerdir. Tarih; Peygamberlerini katledenlerin, olmadık işleri başlarına musallat edenlerin, şeytanla birleşip Hakk’a karşı diklenenlerin örnekleriyle doludur.

Devamını oku...

Fakir olun, evinizi şımartın

Kategori: Genel Yazılar

Böyle bir zamanda zengin olmak için çok çalışmak lazım geldiğini herkes biliyor. Ama kimsenin bilmediği bir şey var ki o da fakir olmak için çok daha fazla çalışmak gerekiyor. Zengin olmak için harcadığının iki katı mesai harcamalı ki insan fakr mertebesine ulaşabilsin. İnsanı yatay büyüme zengin, dikey büyüme fakir kılar.

Hakikatte dünya malına ihtirasla bağlı, sahip oldukça gözü doymayan adama yoksun, öldükten sonra geride hesabını bilmeyecek denli, gözleri arkada kalacak kadar mal mülk bırakan kişiye yoksul denir. Asli değerle itibari değeri tefrik edebilecek yetenekleri gelişmiş, sahip olduğu halde mülkiyete tamah etmeyen marifet sahiplerine ise “fakir” denir. Fakr hali, insanın asli halidir. Mülkiyet, insanla hakikat arasına giren perdedir. Sahip olduklarıyla istiğna duygusu yaşayanlar kendi ruhsal tekâmülleriyle ilgilenmeyi zait addederler.

Devamını oku...