|
Din -
Genel Yazılar
|
|
İnsanlar bazan farkına varmadan veya yalan olduğunu bilmeden de yalan söyleyebilmektedirler. Bu sebeple yalan, söyleniş tarzına göre çeşitlilik arz eder. Meselâ;
* Mubâlağa bir yalandır: Bir şeyi olduğundan fazla veya büyük göstermek, olmayan vasıflarla tavsif etmek, mubâlağa cinsinden bir yalandır.
* Kinâyeli yalan: Doğruyu başka bir doğruyla değiştirerek yalan söylemek.
* İftirâ ile karışık yalan: Mâsum bir insanı suçlu pozisyonuna düşürmek ki, bu da yalan söylemektir.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Din -
Genel Yazılar
|
|
Küçük bir okurumuz " dedem çok ibadet ediyor ama buna rağmen çok kaba bir insan, bana hakaret ediyor, insanları kırıyor..." diyor. Çocuk aslında bir şeylerin farkında...Başını secdeden kaldırmayan ve namazlarını hiç aksatmayan, bu konuda son derece hassas olan dedenin, çevresiyle ilişkilerinde de aynı şekilde iyiliksever ve şefkatli olmasını bekliyor. Çocuk namaz kılan büyüklerinin, mahlukata karşı şefkat beslemelerini ve insanlarla iyi ilişkiler kurmalarını istiyor. Çocuk aslında Allah'ın, insanı namazla sorumlu kıldığını ve aynı zamanda ona iyilerden olmayı emrettiğini biliyor...Namazın iyilik getirdiğini, sorumluluk bilinci verdiğini hissediyor ve dedenin çelişkilerine dikkat çekiyor.
|
|
Devamını oku...
|
|
Din -
Genel Yazılar
|
|
İslami forumlarda kadın ve erkekler arasında “chat” sohbetleriyle başlayan ilişkilerin zinaya varmısına engel olmak için İslami bazı internet siteleri çözümü kadın üyelerin kadınlığını gizlemekte buldu.
Gazete Habertürk'te Ali Kemal Erdem'in haberine göre, internette İslami forumlarda “sanal sohbetler”le başlayıp aşka dönüşen ilişkiler, İslami kesimde bazı çevrelerin tepkisini çekiyor. Bu tepkilerin etkisiyle bazı İslamcı internet siteleri, chat sohbetlerinin önüne geçebilmek için yeni önlemler geliştirdi.
|
|
Devamını oku...
|
|
Din -
Genel Yazılar
|
|
İslâm büyükleri alışverişte ihsan eder; az kârla, çok iş yapar, bunu daha bereketli bulurlardı. Çünkü, yalnız adalet yapanlar, dinde sermâyelerini kurtarmış olur. Ama kâr, ihsân edenleredir. Aklı olan, âhiret kârını hiç kaçırır mı? İhsân, emredilmeyen iyiliği yapmaktır.
Halîfe hazreti Ali, Kûfe şehri çarşısında dolaşarak, “Az kârı reddetmeyiniz! Çok kârdan mahrum kalırsınız!” buyururdu.
|
|
Devamını oku...
|
|
Din -
Genel Yazılar
|
|
Dil ile söylemek, ancak başkasına müslüman kardeşinin bir eksikliğini anlattığın ve hoşuna gitmeyen bir vasfını belirttiğin için haram olmuştur. Bu bakımdan ta'rizen kendisinden bahsetmek, açıkça kendisinden bahsetmek gibidir. Bu hususta fiil de söz gibidir. İşaret, îma, dudak bükme, göz kırpma, yazı, hareket ve maksadı belirten her türlü söz, açıkça söylemek gibidir. O halde bunların tümü gıybet ve haramdır,
Âişe vâlidemizin şu sözü îma ve işaret kısmındandır: Bizim evimize bir kadın geldi. Kadın gittikten sonra elimle kadının kısa boylu oluşuna işaret ettim. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a) bana şöyle dedi:
|
|
Devamını oku...
|
|
Din -
Genel Yazılar
|
|
Hulefa-i Raşidin’in üçüncüsü, cennetle müjdelenenlerden birisi, meleklerin bile kendisinden hayâ ettikleri; Hazreti Osman radıyAllahü anh buyuruyor ki:
Mü’min altı şeyden çok korkmalıdır. Ona göre kendini hazırlamalıdır.
1- İmansız gitmekten korkmalıdır. Allah korusun, bir insan, imanlı, ibadetli dahi olsa, son nefesini imanla veremediyse, hiçbir kıymeti olmaz.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>
|
|
Sayfa 1 - 35 |