|
Hayat yolu inişli çıkışlıdır. Düşe-kalka yürünür.
Önemli olan düşmemek değil, düştüğünde ayağa kalkacak irade gücünü ve kararlılığı göstermektir...
Hayat, sadece karşısında pes etmeyenlere "musahhar" (yardımcı) olur.
İnsanlar üç aşağı, beş yukarı bir birlerine benzerler...
Aralarında
çok fazla irade gücü ve zekâ farkı yoktur.
Bazıları irade gücünü ve zekâsını kullanmaz, bu yüzden yenilirler.
Bazıları ise bunları limitine kadar kullanıp başarıya ulaşır...
Başarısızlar başarılıları kıskanarak, onlara söylenerek zaman öldürürler. O arada başarılılar birkaç başarıya daha imza atar...
Nihayet koyu bir kıskançlık ve "Bende yoksa onda da olmasın!" hasedi...
Komünizmi
işte bu haset doğurdu. Ne var ki, o da kendi tembellerini besledi.
Ayrıca da insan fıtratına uygunsuzluğu yüzünden başarıya ulaşamadı,
çöktü gitti.
İnsanların çoğu bir şekilde çalışıp çabalıyor, ama
sadece tıkandığı yerde pes etmeyenler, düştüğü yerde kalkacak irade ve
dinamizmi gösterenler, bir de şartlara teslim olmayanlar başarıya
ulaşıyor.
Başarının ve mutluluğun sırrı, (her başarının mutluluk
getirmediğini bilmek de şart) bir kez daha söylüyorum ki, umutsuzluğa
düşmemek, yenilmeyi kabul etmemek ve denemekten asla vaz geçmemektir.
Biliyorsunuz
Edison, ampulü yakıncaya kadar yirmi bin (bazı kaynaklara göre dört,
bazılarına göre sadece bin; ama onlar bile çok fazla) deney yaptı. Yani
neredeyse her gün hayata yeniden başlayacak iradesi, sabrı ve gücü
vardı. Ampul en sonunda yandı. Edison tarihe geçti.
Bedelsiz başarı olmaz!..
Yorulduğunuzda,
bıktığınızda, küstüğünüzde, kırıldığınızda, korktuğunuzda,
başarısızlığa uğradığınızda asla vaz geçmeyin! Hayatın içine doğru yeni
adımlar atın, yeni denemeler yapın; Nasreddin Hoca gibi tekrar tekrar
göle maya çalın: "Ya tutarsa!.."
Nasreddin Hoca, biliyorsunuz,
çağları güldürebilen bir zekâ küpüdür. Böyle ateşîn bir zekâ,
tutmayacağını bile bile gidip göle maya çalmaz...
Böyle biri bunu yaparsa, mutlaka işin içinde başka işler aramak gerekir...
Hoca,
eğlenmek-eğlendirmek için göle maya çalmıyor, çağları kucaklayan
birikimi ve zekâsıyla, torunlarına şöyle bir mesaj veriyor:
"Denemekten asla vaz geçmeyin!..
"Yeri geldiğinde, göle maya çalmak gibi bir imkansızı bile denemekten korkmayın!.."
"Unutmayın ki, her başarının arka plânında binlerce deney yatıyor."
Eski
başarısızlıklarınıza kilitleneceğinize ya da kaçırdığınız fırsatlara
yanarak zaman öldüreceğinize, yeni başlangıçlarla hayatınızı
değerlendirebilirsiniz. Ölümden önce yapılacak hiçbir şey için vakit
geç değildir.
Yaşıyorsanız umut var. Bilmelisiniz ki, her şartı
kendi lehinize çevirmenin bir yolu mutlaka bulunabilir. Size düşen
deneye deneye o yolu bulmak ve o yoldan başarıya ulaşmaktır.
Ne
zaman yolunuz kesilse, hayat yüreğinize abansa, kendinizi çaresiz
hissetseniz, Osmanlı ceddinizin duvarlarını süsleyen levhayı
hatırlayın: "Bu da geçer ya hu!"
"Bu da geçer ya hu!" deyin, sabırla zikri buluşturun:
Allah'a teslim olup rahatlamak varken, çaresizliğe teslim olup umutsuzluk eşliğinde deprasyona girmenin anlamı ne?
"Bu da geçer!"
Çok
bıkkınsınız, yılgınsınız, bunalmışsınız; artık kaybettiğinizi
düşünüyor, kendinizi kör bir kuyuya itilmiş gibi hissediyorsunuz...
Kimin
sizi kuyuya ittiğini görmek, görüp Sezar gibi, "Sen de mi Brütüs?"
demek için bile arkanıza bakmayacaksınız... Tüm enerjinizi sadece
kurtulmaya hasredeceksiniz.
Kendinizi kuyuya itilmiş gibi hissettiğinizde, varsayın ki, Hz. Yusuf'sunuz...
Kendinizi denize atılmış gibi hissettiğinizde, varsayın ki, Hz. Yunus'sunuz...
Kendinizi Nemrut ateşinde hissettiğinizde, varsayın ki, Hz. İbrahim'siniz...
Kendinizi kuru bir çöle terk edilmiş hissettiğinizde, varsayın ki, Hz. Hacer'siniz...
Kendinizi kovulmuş hissettiğinizde, varsayın ki, Alişan Efendimiz'in yol arkadaşısınız...
Çaresizliğe teslim mi olacaksınız?
Yusuflaşın: Ve Allah'ın
inayetine sığınarak kuyudan çıkmayı deneyin; birilerinin eliyle kuyuya
bir ip sarkıtıldığını göreceksiniz. O, kimin eliyle uzatılmış olursa
olsun, bilin ki, Allah'ın ipidir. Allah'ın ipine sarılın ve kurtulun!Yunuslaşın: Sizi yutan balığın denizaltıya dönüştüğünü göreceksiniz...
İbrahimleşin: Ateşin gül bahçesi olduğunu hissedeceksiniz...
Hacerleşin: Çölün ortasından zemzem fışkırdığına şahit olacaksınız...
(Yavuz Bahadıroğlu)
Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 106 | Arkadaşına gönder
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. |