Üye Giriş

Herkonudan Sözler

Din yararlı olduğu için değil, insanın ve eşyanın tabiatında var olduğu için gereklidir.Spalding
Din

Anketler

Sitemizdeki hangi kategorideki yazılar en çok ilginizi çeker?
 

İstatistikler

Bugün392
Dün353
Bu hafta1535
Bu ay1535
Tüm zamanlar36417

Bağlantılı Öğeler

 
 
 
   
 
 
 
 
Kalp Huzuruna Ulaşmak PDF Yazdır Arkadaşına gönder
Yazar coral   
Image Günümüzde yaygın olan anlayışın aksine İslâm, insanı yönlendiren merkezin “beyin” değil, kalp olduğunu söyler. Yüce Kitabımız’ın, inanmayanlar hakkında sık sık “kalplerinde hastalık bulunanlar” ifadesini kullanması bu gerçeğin en çarpıcı ifadesidir.

Efendimiz S.A.V. da insanın merkezinin neresi olduğunu şöyle dile getirir: “Vücutta bir et parçası vardır ki, o iyi olduğunda bütün beden iyi olur, o bozulduğunda bütün beden bozulur. Dikkat edin, o kalptir.” (Buharî, Müslim)

Bedenin her uzvu, kendine ait işi yapmak üzere yaratılmıştır. Bu uzuvların hastalığı ise, işlerini yapamaz hale gelmeleridir. Elin hastalığı tutamamak, gözün hastalığı görememektir. İşte tıpkı bunun gibi kalp de ilim, hikmet, marifetullah ve teslimiyet için yaratılmıştır. Bunlardan herhangi birisini yerine getiremeyen kalp hasta demektir ve acilen tedavi edilmesi gerekir.

Kimi zaman bedenimizde mevcut bir hastalığın farkında olamadığımız gibi, kalbimizdeki bir takım hastalıkların da farkına varamayabiliriz. Bu sebeple gafil davranır, tedavi yollarını aramayız. Bu, son derece önemli bir noktadır.

Günümüzden yaklaşık bin sene önce yaşamış bulunan İmam Gazalî K.S. bakın ne diyor:

“Bazı hastalar, acı ilaçlara tahammül gösteremeyip hastalık çekmeye devam ederler. Bazıları da kalbin tedavisindeki zorluğu düşünerek hastalıklı yaşamayı tercih eder.

Bazen de kişi ilacın acılığına katlanmak istese de, kalbini tedavi ettirecek ehil doktor bulamaz. Çünkü bu hastalığın doktoru alimlerdir. Oysa artık kalp hastalığı onları da sarmış durumda. Kendisi hasta olan doktorun yazdığı reçeteye pek iltifat edilmez.

Bunun için günümüzde hastalık müzminleşti, dert ağırlaştı ve bu ilim ortadan kalktı. Öyle kalktı ki, kalbin tedavisi ve hatta hastalığı bile tamamen inkâr edildi.” (İhyau Ulumi’d-Din)

İmam Gazalî K.S.’nin günümüzden yaklaşık bin sene önce yaptığı bu tespitler, günümüz için daha bir önem arzetmekte.

Kalp hastalıklarının tedavisi için, öncelikle bu hastalıkların kaynağını keşfetmek zorundayız. Her şeyden önce şunu farketmeliyiz ki, yaratılış gayesinin dışında kullandığımız azalarımızın her birinden doğan yanlışlar, gayrimeşru işler, günahlar ve kusurlar doğrudan doğruya kalbimize tesir eder. Bu sebeple ilk olarak azalarımızdan doğmakta olan yanlışlıkları tespit etmek durumundayız.

Kulağımızla duyduğumuz gayrimeşru bir sözün, dilimizle söylediğimiz yalanın, iftiranın; yani günah bir cümlenin olumsuz yankısı kalbimize akseder. Aynı şekilde dünyaya düşkünlük, kıskançlık, kibir, cimrilik, riyakârlık, kin ve tembellik gibi pek çok olumsuz haller, kalbimizi yoran, zayıflatan ve hakikati anlamaz hale getiren hastalıklardır.

Fahr-i Kainat Efendimiz S.A.V. bu noktayı şöyle ifade buyurur: “Kul bir hata işlediği zaman, kalbine siyah bir nokta vurulur. Şayet o günahtan el çeker, mağfiret diler ve tevbe ederse kalbi cilâlanır. Eğer (tevbe edip bağışlanma dilemeden tekrar hata işlemeye) dönerse siyah noktalar arttırılır ve neticede bütün kalbini istila eder.

H.Z.Allah’ın yasak kıldığı şeylerin insanın temiz fıtratını tahrip eden şeyler olduğu dikkate alınmalıdır. Dolayısıyla harama bakmak, dinimizin uygun görmediği şeyleri konuşmak ve dinlemek, kötü arkadaşlarla birlikte bulunmak gibi haller kalbi yıpratır. Çünkü bu tür davranışlar, sonuçta kalbe elem veren sıkıntılar, tasalar, dertler haline dönüşür. Haram-helal hassasiyetini terk eden toplumlarda, insanların pençesine düştüğü bunalımların önemli sebeplerinden biri budur.

insanın kalbinin genişlemesini ve gönlünün ferahlamasını sağlayan sebeplerin en önemlileri kısaca böyle. Kısaca, İslâm'ın emrettiği ibadet ve taat hali içinde yaşamak kalbin genişlik ve ferahlığına, günah ve yasakları yapmak da darlık ve sıkıntısına sebep olmaktadır.



Beğendiğim metinlere ekle (4) | Görüntüleme sayısı: 287 | Arkadaşına gönder

Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
< Önceki   Sonraki >
 
 
 
 
 

En son yorumlanan

Babalar
Teşekkürler, çok güzel ifade etmişsiniz. Ancak gittiklerinde...
27/11/08 17:12 fazlası...
Gön: Ay Işığı

Babalar
Sayın İsa Yar, kıymetli yazılarınızla sizi herkonudan'da gör...
26/11/08 19:35 fazlası...
Gön: Sehl

Dua fabrikaları olmalı insanın
Çok teşekkür ederim Ay Işığı:)
24/11/08 21:17 fazlası...
Gön: Reşhâ Sahradaesinti

Dua fabrikaları olmalı insanın
Güzel yazınızı bizimle paylaştığınız için teşekkürler Reşhâ ...
24/11/08 20:34 fazlası...
Gön: Ay Işığı

Şu an sitedekiler

Üye Bağlı Değil
Şuanda 1 misafir yazı okuyor..
Sitemizde  52 Kategoride 3571  yazı bulunmaktadır.