Üye Giriş

Herkonudan Sözler

Kişinin mâlâyânîyi (dînine ve dünyasına faydası olmayan şeyi) terk etmesi, dîninin güzelliğindendir.” (Hadîs-i Şerif—Tirmizî)
Din

Anketler

Sitemizdeki hangi kategorideki yazılar en çok ilginizi çeker?
 

İstatistikler

Bugün10
Dün375
Bu hafta975
Bu ay5751
Tüm zamanlar30735

Bağlantılı Öğeler

 
 
 
   
 
 
 
 
Oğlunu Efendimiz'e (s.a.v.)vakfeden hanım sahabi: Hz. Ümmü Süleym PDF Yazdır Arkadaşına gönder
Yazar Sehl   
sa1Medine’de İslam’ı ilk kabul edenlerden biridir Hz. Ümmü Süleym (r. anhâ). Aynı zamanda o, Kıbrıs’ta şehit olan ve orada medfun bulunan hanım sahabilerden Ümmü Haram’ın kız kardeşidir. Asıl ismi Rumeysa olmasına rağmen künyesi Ümmü Süleym ile meşhur olmuştur. Ümmü Süleym cahiliyye devrinde Malik bin Nadr ile evlenir. Bu evlilikten sahabinin önde gelenlerinden Enes bin Malik doğar

İslam’la şereflenen hanımına çok kızan Malik, evini terk ederek Şam taraflarına gider. Yoluna biri çıkar. Bu adamla tartışır ve onun tarafından öldürülür. Ümmü Süleym genç yaşta dul kalır. Sıkıntılar içinde bir hayat sürmektedir. Ancak o da diğer müminler gibi Efendimiz’in Medine’yi teşriflerini dört gözle beklemektedir.

Beklenen gün gelip çatar. Efendimiz, Ebu Eyyub el-Ensari’nin evinde misafir olarak kalır. Medineliler bu aziz misafirlerine ‘hoş geldin’ demek ve bu arada yanlarında getirdikleri hediyelerini takdim etmek için sıraya geçerler. Ümmü Süleym çok buruktur. Çünkü elinde-avucunda Allah Rasulü’ne verecek hiçbir şeyi yoktur. Neden sonra aklına oğlu Enes gelir.

 Enes’i elinden tutarak huzura getirir ve “Ey Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi Vesellem, bu oğlumdan başka sana hediye edecek bir şeyim yok. Oğlum size hizmet etsin. Ona dua buyurun!” der. Efendimiz, tek çocuğundan başka hiçbir şeyi olmayan annenin bu baş döndürücü hediyesi karşısında çok hislenir. Hediyesini kabul eder. Mal ve çocuğunun çoğalması, ömrünün uzun olması için Ümmü Süleym’e dua eder. “Ben senden para değil, Müslüman olmanı istiyorum!” Allah Resulü’nün bu duasına mazhar olan Ümmü Süleym’e kendisine, henüz Müslüman olmamış Ebu Talha evlenme teklifinde bulunur. Bu teklif üzerine Ümmü Süleym şunları söyler: “Senin gibisi reddolunmaz. Fakat sen müşriksin. Seninle evlenirsem bana tâbi olarak iman mı edersin, yoksa küfrünü gizleyerek mi yaşarsın?

 Zira ben, Allah’a ve Rasulü’ne iman etmiş bir kimseyim.” Ebu Talha, düşünmek için süre ister. Birkaç gün sonra tekrar Ümmü Süleym’in yanına gelir. Aslında o, İslam’ı kabul edecektir; ama Ümmü Süleym’le evlenmek için ona verecek mehri yoktur. Bu onu çok düşündürmektedir. Ümmü Süleym ise Ebu Talha’nın içinde bulunduğu sıkıntıyı çok iyi anlar ve ona şunları söyler: “Ey Ebu Talha! Ben senden para değil, Müslüman olmanı istiyorum.

Senin ilah diye taptığın putun ateşe tutacak olsan yanıp kül olacağını bilmez misin? Eğer Allah’tan başka ilah bulunmadığına ve Hz. Muhammed’in onun elçisi olduğuna şehadet edersen ben bunu mehir kabul edecek ve senden başka bir şey istemeyeceğim.” İşte bu sözler Ebu Talha’yı değiştiren son cümleler olur. Yüzünde iman alametleri belirir ve kelime-i şehadet getirerek Müslüman olur. Allah emanetini aldı! Bu mübarek çift evlenirler ve Cenab-ı Hak onlara bir erkek çocuğu verir. İsmini Ümeyr koyarlar. Yavrucak, babası seferde iken vefat eder. Ebu Talha, seferden dönüşünde çocuğun durumunu sorar.

“Rahatladı” cevabını alınca dünyalar onun olur. Sabah olduğunda Ebu Talha’ya, hanımı şöyle bir soru sorar: “Sana biri emanet bir şey verse, istediği zaman vermek zoruna gider mi?” “Hayır” deyince “Senin oğlun da Allah’ın bir emaneti idi. Allah emanetini geri aldı.” der. Anne şefkatiyle çocuğunu kaybetmekten dolayı yüreği yanan bu yüce kadın, bu şekilde hem acısını dağlıyor hem de kocasını teskin etmeye çalışıyordu.

Ümmü Süleym’in hayatı kahramanlıklarla doludur. Onu Uhud Savaşı’nda bir taraftan savaşırken diğer taraftan da su taşırken ve yaralıların tedavisi ile meşgul olurken görüyoruz. Mekke’nin fethinde de bulunan Ümmü Süleym, Huneyn Gazvesi’ne de bizzat katılmıştır. Onun hayatından alacağımız pek çok dersr vardır. O, Allah ve Rasulü’nün razı olacağı dolu dolu bir hayat yaşamıştır ve bunun neticesinde de Efendimiz’in: “Bana cennet gösterildi. Orada Ebu Talha’nın hanımını gördüm.” (Müslim, Fedâilu’s-Sahâbe, 106) iltifatlarına mazhar olmuştur.

Ali Demirel/Ailem



Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 234 | Arkadaşına gönder

Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
< Önceki   Sonraki >
 
 
 
 
 

En son yorumlanan

Eskimeyen Dost
sitemize hoş geldiniz sayın Ahmet Ünal Çam sizinle yine ...
10/11/08 21:23 fazlası...
Gön: isra

Eskimeyen Dost
Emeğe de, okuyan arkadaşlara da saygı iç
Emeğe de, okuyan arkadaşlara da saygı için; Yayınladığınız ...
10/11/08 13:44 fazlası...
Gön: ahmetunalcam

S.u.s.t.u.m
teşekkürler:)
yorumunuz ve ilginiz için ben teşekkür ederim.
02/11/08 01:08 fazlası...
Gön: leyl

S.u.s.t.u.m
tesekkürler
yazı harika devamını bekliyorum...tesekkür ederim..
01/11/08 21:31 fazlası...
Gön: nur

Şu an sitedekiler

Üye Bağlı Değil
Şuanda 1 misafir yazı okuyor..
Sitemizde  52 Kategoride 3446  yazı bulunmaktadır.