Üye Giriş

Herkonudan Sözler

Sabır imanın yanında cesette baş gibidir.-Hadisi Şerif-(s.a.v) Feyzü’l-Kadir.
Din

Anketler

Sitemizdeki hangi kategorideki yazılar en çok ilginizi çeker?
 

Syndicate

İstatistikler

Bugün393
Dün353
Bu hafta1536
Bu ay1536
Tüm zamanlar36418

Bağlantılı Öğeler

 
 
 
   
 
 
 
 
Hazreti Hatim'in otuz üç yılda öğrendikleri! PDF Yazdır Arkadaşına gönder
Yazar Lika   
zambak_cicegiHatimi Esam hazretleri, İslam büyüklerinden Şakiki Belhi’nin talebesi idi. Bir gün kendisine sordu: Otuz üç senedir buraya geliyor, beni dinliyorsun, bu sürede benden ne öğrendin? Hatimi Esam, sekiz şey öğrendim, dedi ve bunları şöyle sıraladı:
Birincisi, baktım insanların sevdiği değer verdiği şeylerin bir kısmı, ölüm yatağına kadar, bazıları öldüğü vakte kadar, bazıları da, mezara girinceye kadar, arkadaşlık ediyor ve sonra onları yalnız ve zavallı olarak bırakıp ayrılıyorlar.

Onunla beraber hiçbiri mezara girmiyor, dert ortağı olmuyor. Bu hali görünce, aradım, taradım, Allahü teâlâya yapılan ibadetlerden başka mezarda da onunla beraber olacak sadık bir sevgili bulunmadığını gördüm. Dost olarak onları seçtim ve onlara sarıldım.
İkincisi, insanlara baktım, herkes, arzuları, keyifleri peşinde koşuyor, nefsin şehvetleri arkasında yürüyor. Şu mealdeki ayet-i kerimeyi düşündüm: “Allahü teâlâdan korkarak nefislerine uymayanlar, elbette Cennete gideceklerdir”. Nefsimi düşman bilerek, ona aldanmamaya karar verdim ve arzularını, şehvetlerini yapmadım. Nihayet teslim olarak, ibadetlerden kaçan o nefsin, şimdi Allahü teâlâya itaate koştuğunu gördüm.

SADECE İBADETLER KALACAK!
Üçüncüsü, herkesin dünyada binbir sıkıntıya girerek, dünyalık toplamaya uğraştıklarını gördüm. Şu mealdeki ayeti kerimeyi düşündüm: “Dünya malından, sarıldığınız, sakladığınız her şey, yanınızda kalmayacak, sizden ayrılacaktır! Ancak Allah rızası için yaptığınız iyilikler ve ibadetler sizinle beraber kalacaktır!” Dünya için topladıklarımı, Allah yolunda harcadım, fukaraya dağıttım! Yani zayi olmamaları için, Allahü teâlâya ödünç verdim.
Dördüncüsü, insanlara baktım, başkalarını beğenmediklerini gördüm. Buna sebep, birbirlerine hased etmeleri, birbirlerinin mevkilerine, mallarına ve ilimlerine göz dikmeleri olduğunu anladım. Şu mealdeki ayeti kerimeyi düşündüm: “Dünyadaki maddi, manevi bütün rızklarını aralarında taksim ettik.” Allahü teâlânın ezelde yaptığı taksime ve çalışınca Rabbimin gönderdiğine razı oldum ve bütün Müslümanlarla sulh üzere olup, herkesi sevdim ve sevildim.


Beşincisi, insanlara baktım, birçokları insanlık şerefini, kıymetini, amirlikte, müdürlükte, evlad ve mal çokluğunda aramaktalar ve bunlarla iftihar etmekteler. Şu mealdeki ayeti kerimeyi düşündüm: “En şerefliniz ve en kıymetliniz, Allahü teâlâdan çok korkanınızdır.” İnsanların yanıldıklarını, aldandıklarını anladım ve takvaya sarıldım. Rabbimin affına ve ihsanlarına kavuşmak için, Ondan korkarak İslamiyetin dışına çıkmadım, haramlardan kaçtım.


Altıncısı, isanlara baktım. Birbirlerinin mallarına, mevkilerine ve ilimlerine göz dikerek, ayrılıklara düştüklerini, birbirlerine düşmanlık ettiklerini gördüm ve bir ayet-i kerimenin şu meali âlisini düşündüm: “Sizin düşmanınız şeytandır. Yani, sizi, Allah yolundan, Müslümanlıktan ayırmak için uğraşanlardır. Bunları düşman biliniz.” Şeytanı ve onun gibi Müslümanlarla uğraşanları düşman bilip, sözlerine aldanmadım, onlara uymadım.


Yedincisi, baktım herkes yiyip içmek, para kazanmak için uğraşıyor. Bu yüzden haram ve şüpheli şeylere de dalıyorlar ve zillete düşüyorlar. Bir ayet-i kerimenin şu meali âlisini düşündüm: “Allahü teâlâ tarafından rızkı gönderilmeyen yer yüzünde bir canlı yoktur.” Kur’an-ı kerimin elbette doğru olduğunu ve o canlılardan biri olduğumu bildim. Rızkımı göndereceğine söz verdiğine, elbette göndereceğine güvenerek Onun emrettiği gibi çalıştım.

YALNIZ O’NA GÜVENDİM
Sekizincisi, baktım herkes, bir kimseye veya bir şeye güveniyor. Bazıları altınlarına, mal ve mülküne, bazıları sanatına ve kazancına, bazıları mevki ve rütbelerine, bazıları da kendi gibi bir insana güveniyor. Şu âyeti kerimeyi düşündüm: “Allahü teâlâ, yalnız kendisine güvenenlerin her zaman imdadına yetişir.” Her işimde yalnız Allahü teâlâya güvendim. O emir ettiği için çalıştım; fakat yalnız Ondan istedim.
Hazreti Şakik, bu sözleri işitince, “Ya Hatim! Allahü teâlâ, her işinde imdadına yetişsin! Dört kitabın bu sekiz temel üzerinde bulunduğunu gördüm. Bunlara uyanlar, bu dört kitaba uymuş, emirlerini yapmış olurlar” buyurdu.

Mehmet Oruç



Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 103 | Arkadaşına gönder

Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
< Önceki   Sonraki >
 
 
 
 
 

En son yorumlanan

Babalar
Teşekkürler, çok güzel ifade etmişsiniz. Ancak gittiklerinde...
27/11/08 17:12 fazlası...
Gön: Ay Işığı

Babalar
Sayın İsa Yar, kıymetli yazılarınızla sizi herkonudan'da gör...
26/11/08 19:35 fazlası...
Gön: Sehl

Dua fabrikaları olmalı insanın
Çok teşekkür ederim Ay Işığı:)
24/11/08 21:17 fazlası...
Gön: Reşhâ Sahradaesinti

Dua fabrikaları olmalı insanın
Güzel yazınızı bizimle paylaştığınız için teşekkürler Reşhâ ...
24/11/08 20:34 fazlası...
Gön: Ay Işığı

Şu an sitedekiler

Üye Bağlı Değil
Şuanda 1 misafir yazı okuyor..
Sitemizde  52 Kategoride 3571  yazı bulunmaktadır.