|
Yazar isra
|
|

Aileden devlete varıncaya kadar her kurumun ayakta kalabilmesi için bir
takım kaideler vardır. Bu kaidelere uyulmadığı zaman, o kurumun ayakta
kalması mümkün olmaz. Arkadaşlıklar arasında da bir takım kaidelere
uyulması gerekir. Bu kaide ve prensiplere uyulmadığı takdirde
arkadaşlıklar çabuk bozulur.
Arkadaş, birbirine arka çıkan, destek olan, birbirinin sevinçlerini ve
kederlerini paylaşan, zorluklara birlikte göğüs geren, dayanışma içinde
olan kişilere denir. Dilimizde samimi arkadaşlar için "Aralarında su
sızmaz", "Bir dediğini diğeri iki etmez" deyimleri kullanılır. Bu
ifadeler, arkadaşlığın yakın dayanışmasını dile getirir.
İnsan
sosyal bir varlık olması dolayısıyla yalnız yaşayamaz. Aciz ve zayıf
yaratılan insan hemcinsleriyle dayanışma içinde yaşamaya muhtaçtır.
Keder ve sevinçlerini paylaşmak için de dostluk ve arkadaşlık kurmaya
muhtaçtır.
Arkadaşlığın insana akrabadan daha yakın olduğu
durumlar da vardır. Bunun için, arkadaşlar arasında karşılıklı saygı ve
sevgide kusur edilmemeli. Birbirlerine edep ve hürmetle davranmalı,
kırıcı söz ve davranışlardan son derece sakınmalıdırlar.
Her
konuda arkadaş, arkadaşını kendi nefsine tercih edebilmeli, kendisi
için istediğini arkadaşı için de isteyebilmelidir. Arkadaşlık âdâbının
başta geleni arkadaşını her hususta kendine tercih etmek, ona öncelik
tanımak ve yardımına koşmaktır.
Maddî imkânları kısıtlı bir
arkadaşına ihtiyaç ânında, hem de istemeden yardımda bulunabilmelidir.
Çünkü ona zor günlerinde yardımcı olmadıktan sonra arkadaşlığın bir
manası kalmaz. Gerçek dost "kara günde" belli olur.
Arkadaşlar
birbirlerine zaman zaman güzel öğütlerde bulunmalıdırlar. Çünkü insan
kendi hata ve kusurlarını tam olarak göremez. Kendi yaptığı
davranışları çoğunlukla iyi zanneder.
Arkadaşlık haklarından
birisi de, arkadaşının hatalarını affetmek, bazı hata ve kusurlarını
görmezlikten gelmek ve mümkünse gizlemektir. Beşer olmamız dolayısıyla
az çok herkesin hatası olabilir. Arkadaşlarımızın da hatası olabilir.
Bu gibi durumlarda bize düşen affetmektir. Aksi halde, "Kusursuz dost
arayan, dostsuz kalır."
Peygamberimiz (asm) arkadaşlık hususunda
şöyle ölçü verir: "Arkadaşına itiraz etme, ona kötü söyleme, lüzumsuz
şaka yapma, ona önce söz verip de sakın sonra cayma."
"Dostlukta
itidalden ayrılma ve sakın aşırı gitme. Olur ki, bir gün darılırsın,
dost iken yaptığın aşırı hareketlerden dolayı mahcup olursun. Dargın
olduğun zamanda da itidalden ayrılma. Ola ki bir gün dost olursun."
"Kişi arkadaşının dini üzerinedir"1 buyuran Efendimiz (asm), arkadaş seçimine en başta dikkat etmemizi istemektedir.
Cafer-i
Sâdık (r.a) Hazretleri kendileriyle arkadaşlık yapılmaması gerekenleri
şöyle sırala"1- Yalancı, 2- Ahmak, 3- Cimri, 4- Korkak, 5- Fasık."2
Dipnotlar:
1-Tirmizî, Zühd: 45.
2-İhyâ-ü Ulûm, 4: 420.
Necmi Ünlü
Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 90 | Arkadaşına gönder
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. |