|
|
| |
|
|
İslami Hayat
|
|
Yazar zal
|
|
Önceden söz vardı, sohbet vardı. İnsanlar günlerinin önemli anlarını sohbete ayırırlardı. Eş-dost sohbetleri, akraba-komşu muhabbetleri yaşardı. Sohbet vazgeçilmez bir gelenekti. Kolay kolay ihmal edilmez, göz ardı edilmezdi. Çünkü sohbet bir ihtiyaçtı, gıda gibiydi; gönüller ve ruhlar sohbetle beslenirdi.Geniş ölçüde köy odalarında, şehirlerde köşklerde, dar çerçevede ise evlerin geniş salonlarında doyumsuz sohbet anları canlanırdı. Bu mekânlara çoğu kere çat kapı girilir, öyle resmiyet ve soğuk hava görülmezdi.
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 235 | Arkadaşına gönder |
|
Devamını oku...
|
| |
| |
|
|
İslami Hayat
|
|
Yazar Ay Işığı
|
|
'İslam'a göre hayvanı besmele ile kesmek neden şarttır' sorusundan hareket eden bilimadamları, besmeleli ve besmelesiz kesilen etleri inceledi.
İşte sonuç: "Halka ve Olaylara" yazarı Osman Özsoy köşesinde kaleme aldığı Kurban ve Besmele konusunda çarpıcı tespitlerde bulundu,"Besmeleli etlerde her hangi bir mikroba rastlanmıyor, Besmelesiz etlerin teşhisinde ise, sürekli çoğalan, büyük ölçüde zararlı mikrop ve bakteriler tespit ediliyor" İşte osman Özsoy'un konu ile ilgili çarpıcı yazısı:
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 356 | Arkadaşına gönder |
|
Devamını oku...
|
|
|
İslami Hayat
|
|
Yazar miftahulkuluub
|
|
Zinedine Zidane, göçmen bir ailenin çocuğuydu. Futbolu Dünya Kupası finaliyle bıraktı. O başarısını iyi bir aile babası ve Müslüman olmasına bağlıyor.'Bir gece saat 3’te aniden uyandım ve biriyle konuştum. Bu sesin tavsiyelerini uygulamak zorundaydım.” diyor Zidane. “Bu açıklamamdan çok şeyler çıkarıp yanlış yorumlanmasını istemiyorum. O gece olanlar fazlasıyla mistik ve beni bile bazen ürkütüyor.” diye ekliyor. “Olanlardan kimseye söz etmedim. Ne eşime, ne başkasına… Bu mistik uyarıcının ayrıntılarını istemeyin; yemin ediyorum son nefesime kadar anlatmayacağım, bu çok ağır.”
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 368 | Arkadaşına gönder |
|
Devamını oku...
|
|
|
Hikaye ve Kıssa
|
|
Yazar turab
|
|
Bir vakit Kâbe'nin Şeybe kapısından, heybetli mi heybetli, nurânî mi nurânî bir ihtiyar içeri girdi. O sırada Ebû Bekir Kettanî, Mescidi Haram'ın bir köşesinde sessizce oturmuş, tefekkür hâlinde bulunuyordu. Şeybe kapısından giren ihtiyar, doğruca Kettanî'nin önüne gelip durdu:
"Selâmün aleyküm."
"Ve aleyküm selâm"
"Ey Şeyh! Burada niçin oturuyorsun da Makamı İbrahim'e gitmiyorsun?"
"Ne yapayım Makamı İbrahim'de"
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 269 | Arkadaşına gönder |
|
Devamını oku...
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 339 - 351 Toplam: 394 |