|
Yazar Muammer Erkul
|
|
İnanmak da inanmamak da çok büyük birer güçtür...
İki üç örnek vereyim;
Dağların tepesinde kaskatı kesilmiş buz kütlelerini kim indirebilir ki ovaya?..
Ya da, çığı kim durdurabilir?..
İnanmamak; olumsuz kalmak, şüphe etmek, teklifi reddetmek, olmayacağını düşünmek, mümkün görmemek, harekete yeltenmemek, kıpırdamayı istememek, uyumsuzluk, tembellik, katılık, sertlik, soğukluk...
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 70 | Arkadaşına gönder |
|
Devamını oku...
|
|
|
|
|
Yazar Muammer Erkul
|
|
Daha dün yahu...Daha dün gibi Osmanlı’nın bu topraklardan silinip yok olması.
Hanedan terk-i diyar eyledi de tebaa buhar olup uçmadı ya!
Onlar bizleriz...
Osmanlı vatandaşları hâlâ aramızda yaşıyor. Geçen gün belediye otobüsünde bir amca ile konuşmaya başladık; Mustafa Kemal’in nutuklarını dinlerken yirmi yaşlarındaymış. Yanımda oturuyordu dimdik... Anlatıyor ve her sorduğuma berrak cevaplar veriyordu.
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 71 | Arkadaşına gönder |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Muammer Erkul
|
|
Pervâneler, beni göremezdi bile;
Ben...
“Senden” tutuşmuş bir meş’ale gibi, ortalarda dolaşmasaydım!..
.....
Pervaneler beni görmezdi bile; ben...
Onlardan önce yanmasaydım!
Yanmayan, nasıl yakar?..
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 85 | Arkadaşına gönder |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Muammer Erkul
|
|
Merhaba, ebru güzeli!..
.....
Ödüm koptu; göreceksin sandığımdan içimi...
Duruyordun ya karşımda; öd karışmış suda yüzen gül gibi!..
Bir teknede kardılar; zamk, ve kola, ve “kopartılmış” ödleri kıvâmı-ı kesîf mayi ile. İşte bu suya çizildi resmin...Neft yağıyla incelmişti boyalar ve damla damla aktı, çizgi çizgi uzadı su üstünde duygular...
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 73 | Arkadaşına gönder |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Muammer Erkul
|
|
Ben, seni; adını bilmeden sevdim. Ve, “var”lığınla gülüşünü...
Ben seni, yaşını bilmeden, gözünü-kaşını bilmeden sevdim.
Ve, “yar”lığa süzülüşünü.
Ben seni, sesini duymadan sevdim...
Ve duymadan nefesini.
Ben seni adını bilmeden sevdim...
Ama; sevdim!..
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 72 | Arkadaşına gönder |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar isra
|
|
"Anne girdin düşüme./ Yorganın olsun duam;/ mezarında üşüme." (N.F.Kısakürek)
Annenin
çocuğuna karşı şefkat duygusu daha o bedenine düştüğü andan itibaren
başlar. Artık anne onun için yer, içer ve uyur. Canına can katılmıştır
ve taşıdığı emaneti birken iki olmuştur.
Bebek dünyaya geldikten sonra ise artık tüm kaygıları, endişeleri,
sevinç ve hüznü onun üzerinden olur. Artık iki kez korkar, iki kez
umutlanır, iki kez hayal kurar, iki kez endişelenir. Hayata dair tüm
planları, bakış açısı çocukları üzerinden şekillenir. Çocuk sayısına
göre katlanır.
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 85 | Arkadaşına gönder |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Nakkaş
|
|
HER ŞEY ve herkes geçici; bir tek Sen…
Her şey ve herkes vefasız; bir tek Sen…
Her şey ve herkes acımasız; bir tek Sen…
Herkes unutur, bir tek Sen…
Ruhum Sana böyle muhtaçken, kalbim böylesine susamışken bir yudum sevgine, dikenleriyle ellerimi ve yüreğimi kanatan bütün bu yollar dolanıp dolanıp Sana çıkıyorken, Sana açılıyorken bütün kapılar, ve Seni soluyorken aldığım her nefes, böylesine Seninle doluyken, neden bu Sensizlik?
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 70 | Arkadaşına gönder |
|
Devamını oku...
|
| |
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 28 - 36 Toplam: 177 |