|
|
Serbest Kürsü
|
|
Yazar Muammer Erkul
|
|
İkisi de böcekti...
Ama, kendisi karanlıklar içindeyken bile; ateş böceğinin yüzüne bakan arkadaşlarının yüzleri aydınlanıyor, içleri açılıyor, mutlu oluyorlar ve işler kolaylıkla halloluyordu...Diğer böceğin ise kim gelse yanına, onun ‘ters’ini görüyordu...
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 22 | Arkadaşına gönder |
|
Devamını oku...
|
| |
|
|
Serbest Kürsü
|
|
Yazar fatihan
|
|
Devlet Plânlama Teşkilâtı’nın ilk defa bindiğim asansöründe, insanları İngilizce olarak günaydın, iyi akşamlar gibi sözlerle karşılayarak; yine aynı dilde ayı, günü ve saati bildiren elektronik düzeneği görünce hayretler içinde kalmıştım. Ülkenin geleceğini “plânlayan” bir kuruluşun ana dil üzerinde göstermediği hassasiyeti kimden bekleyebiliriz? Türk Hava Yolları dergisinin adı bile İngilizce: “Skylife”. Yoksa bir süreden beri devletin resmî dili Türkçe değil de, bizim mi haberimiz yok!
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (1) | Görüntüleme sayısı: 30 | Arkadaşına gönder |
|
Devamını oku...
|
|
|
Has Kalem
|
|
Yazar Muammer Erkul
|
|
Kırmızı bir mum düşünüyorum, senin gibi...
Senin gibi kırmızı bir mumu, senin gibi düşünüyorum yani...
Yani, düşünmemi istediğin gibi.
Kırmızı bir mum düşün, diyorsun ya ışıl ışıl yanan... Kırmızı bir mum düşün; pembe damlalar halinde eriyip yok olurken, yerine aydınlığı bırakan...
Düşünüyorum;
Sen gibi!
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 24 | Arkadaşına gönder |
|
Devamını oku...
|
|
|
Serbest Kürsü
|
|
Yazar fatihan
|
|
o hurma ağacı da kesilirse gelmem artık bu şehre
unutkan nar dilsiz incir o akıllı leylek de giderse
...
bilir de söylemezse çeşmeleri gelmem artık bu şehre
dilimde giyinmiş sözlerin hangi taştan sektiğini -Sadık Yaşar
Kendimi tanıtsam şaşıracaksınız; böyle birini görmemişsinizdir. Etrafınızda dolaşan insanlara benzemiyorum. Ninemin anlattığı, sonra bir yazarın yazdığı masaldan aranıza düşmüş biriyim. Bir masal kahramanıyla karşı karşıyasınız.
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (1) | Görüntüleme sayısı: 26 | Arkadaşına gönder |
|
Devamını oku...
|
|
|
Has Kalem
|
|
Yazar fatihan
|
|
Bülbül gül derdi ile inleyen bir kuştur. Gece demez, gündüz demez daima ah-u zar edip inler. Gecede öten bülbül ne talihsizdir. Seherde öteni ise goncanın açılma vakti uykuya dalar. 0 da bir bakıma talihsizdir. Bu bağrı hun kuşun bir ateş-i suzî düşer diline de onu ömür boyu figan ettirir.
Bazen ümitsiz bir fecirde o goncaya sihirli neşidelerini söyler. Fakat fecr-i kazibten sonra fecr-i sadıkın ilk ışıkları gülde ışımaya başlayınca gülde de şafak olur. Artık bülbülün figanesi terennüme döner. Ve inleyişleri nağme-saz bir şarkıya döner.
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (1) | Görüntüleme sayısı: 29 | Arkadaşına gönder |
|
Devamını oku...
|
| |
|
|
Has Kalem
|
|
Yazar Ferengis
|
|
Çoğu zaman “yola çıkmak”tan söz edince, aklıma hemen Yahya Kemal’in “Ufuklar” şiiri gelir. Çünkü yola çıkmak, her şeyden önce bir ufka sahip olmaktır. Bir ufkunuz olacak… Bir amacınız. Gideceğiniz bir menzil, varmayı hedeflediğiniz bir durak. Velhasıl, bir sevdanız olmalı.
Sen ister rota de, ister yol haritası. Ne dersen de… Ama yola çıkmak, önce bir ufuk sahibi olmayı zorunlu kılar. Yahya Kemal, “Rûh ufuksuz yaşamaz” der; sonra ekler,
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 34 | Arkadaşına gönder |
|
Devamını oku...
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 19 - 27 Toplam: 530 |