Gratis Joomla Template by FatCow Review

Sesini işit!

Kategori: Has Kalem

(Şu dersi kolay kolay kimseden alamazsın.)
Çocuğunuza; bir davulcu, bir balıkçı, ayakkabı boyacısı, piyangocu vs. çiz, deseniz kapar kalemi. Çünkü görmüştür o insanların neyi/nasıl yaptıklarını... Ve fark edersiniz ki bir gün; şoför, postacı, simitçi, zurnacı, çaycı, pazarcı vs. her çalışanın, sizin zihninizde sabitlenen şekliyle, başkalarının zihinlerindeki görüntüler neredeyse aynı.
Dik yakalı hâkim kaşlarını çatarak tokmağı masaya vurur!.. Hakem sahada düdük öttürür!.. Beyaz sarıklı imam yüksek yerin merdivenine çıkıp bir şeyler anlatır! Asker, dansöz, boksör belli şeyler giyer/yapar... Sunuculardan biri sadece insanlara evet-hayır dedirtmeye çalışarak geçirmiştir ömrünü, diğeri kutu açarak, birisi dönen bir şeyi çevirerek... Başka? E o kadar; bilinen hareketi, eşittir o insan!

Devamını oku...

Namlu gözü

Kategori: Has Kalem

İçimde, acıtmıyordun canımı. Alışmıştım belki de böbreğimde taş gibi, külümde köz gibi, cebimde koz gibi...
Hissediyordum hep, yokladıkça...
*
Ve bir gün, mermi gibi çıktın, içimi boombooş bırakarak; yannndım!..
Ateşe döndüm!..
*
Ceylanın vurulması bir derin titremedir...
Namlu ise, her haykırışında; bir fişek ateş yutar!

Devamını oku...

Çözüldü gökkuşağım...

Kategori: Has Kalem

Bekledim!.. Ben büyüdükçe, özlemim küçülüp azalacak sanmıştım!
*
Büyüdüm...
Meğer büyüdükçe büyür ve azalmaz, içimde azarmış özlemin...
*
Azaldım...
Her şeyim azaldı, nem varsa tükendi, eridi, gitti ve sadece, içimdeki özlemek kaldı!

Devamını oku...

Eyyubi bakış

Kategori: Has Kalem

Gençliğin, Sağlığın, zevkin, dış güzelliğin, başarının kutsandığı günümüzde hastalık, musibet, sıkıntı ürküp de kaçılan düşmana dönüştü; aman benden uzak dursun ölüm, dertler değmesin, elemler uğramasın yanıma… Neme lazım üzüntü, ne gerek var hüzne; zevkin gökkuşağı altında steril sokaklarda, geniş caddelerde, büyük avm’lerde gezmek, siyasetle, sporla uğraşmak varken.

Varsa da yoksa da yaşamak; rahat, zevkli, eğlenceli, şehvetli, şöhretli, servet içinde yaşamak. Tek yönlü, tek renkli, tek düze bir hayat; gamsız, düşüncesiz, hakikatsiz, hikmetsiz silik bir yaşam…

Bu devrin kutsalına kurban gidiyor nice latife, nice cihazat, nice ince kabiliyetler… Bulunduğu günü bütünüyle “rahat yaşamak” a hasretmek hayatı ne heder ediyor, ne daraltıyor hâlbuki.

Devamını oku...

Dibace’ye mektuplar (2)

Kategori: Has Kalem

Şehre bak dibace.
Bir uğultunun içinde kaybolan insanlar göreceksin.
Sürükledikleri gölgelerinin ardında kalan sahipsiz seslerini duyacaksın.
Makinelerin efendiliğinde ezilen insancıkları ya da şehirden kaçan ruhları göreceksin.
Belki göremeyeceksin.
Şehir kör eder insanı dibace; kör ve sağır.

Devamını oku...

Benim ahlakım, senin ahlakın, onun ahlakı...

Kategori: Has Kalem

 

Gelin, Fuzuli üstadımızı yâd edelim; diyor ki:
Canı kim cânânı için sevse cânânın sever
Canı için kim ki cânânın sever cânın sever

Bu anlayışa göre eski zamanlarda insanların aşk u alaka bahis konusu olunca iki tür algı geliştirdikleri söylenebilir: Sevgili için can taşıyan kişi ve canı için sevgili taşıyan kişi. Bu bakış açısını toplumsal hayatta iki farklı ahlak anlayışıyla, bencillik ve fedakârlık olarak ifade etmek mümkündür.

Devamını oku...