Gratis Joomla Template by FatCow Review

Aynı anda...

Kategori: Has Kalem

Armutlu burnundasın veya İskenderun Körfezinde yahut Van’daki çay bahçesinde...
Ya da Kordon Boyunda oturmuşsun. Dirseklerin masada. Avuçlarının arasındaki çay bardağı, soğumaya; veya yârinin eli, ısınmaya başlamış... Martıları bile unutmuşsun... Gözlerin dalgııın, sanki denizin yüzüne yaklaşmış olan o turuncu portakaldan; acaba duman çıkacak mı, gibi bir meraklı haldesin!..
Saat kaç?..
Hatta kaçı kaç geçiyor veya kaça kaç var?
Vereceğin bütün cevaplar için söyleyebilirim ki sana: “Şu an, bir yerde güneş batıyor... Ve yine, bir yerlerde, güneş doğuyor!..”



Bir tarafta durgun denizin yüzeyi ve ince yapraklar ve uzamış otlar, ürperir gibi titriyor gün batışının yeliyle... Diğer yanda tomurcukların taze burunlarında çiy damlaları ve kuşlar çığlık çığlığa ve horozlar avaaz avaz!..
Saat kaç olursa olsun bir yanda güneş batıyor, diğer yanda doğuyor...
Saat kaç olursa olsun bir yerlerde bulaşıklar yıkanıyor, diğer yanda yemekler pişiriliyor... Bir taraflarda ekinler biçiliyor, diğer yanda tohumlar saçılıyor... Bir yerlerde evlenmeler bir yerlerde boşanmalar, bir yerlerde gözyaşı diğer yanda kahkahalar...
Bir tarafta mezarlar kazılıyor, diğer yanda kundaklar dikiliyor...



Nerdesin şu anda?..
İstersen Beyşehir Gölü üzerindeki köprüde ol, istersen Nemrut Dağının batı yönündeki seyir alanında... İster Ağırnas’ın yer altına oyulmuş evlerinde ol, ister Karadeniz dağlarının yaylalarında... Her nerede isen o an bir yerlerde güneş batıyor ve aynı an bir yerlerde güneş doğuyor. Her an, her yerde, hiç durmadan; karanlıkla aydınlık üst üste sarılıp duruyor ve siyahla beyaz ve acıyla tatlı, soğukla sıcak, acıyla mutluluk...
Görmediniz mi hiç; bir bebek yanağına, ninesinin buruşuk dudakları ne kadar çok yakışır ve minik torunun kolları dedesinin boynuna nasıl da sıcacık sarılır...
Saat kaç, değil artık; saat kaç olursa olsun!



Stop
Muammer Erkul
06 Mayıs 2011 Cuma

Gösterim: 2468