Üye Giriş

Herkonudan Sözler

Gerçek zengin, bilgisi çok olan insandır. -Hz. Ali (r.a)-
Eğitim

Anketler

Sitemizdeki hangi kategorideki yazılar en çok ilginizi çeker?
 

İstatistikler

Bugün318
Dün408
Bu hafta726
Bu ay726
Tüm zamanlar35608

Bağlantılı Öğeler

 
 
 
   
 
 
 
 
Has Kalem
Şehir geceyi giydiğinde... PDF Yazdır Arkadaşına gönder
Yazar turab   
 Gecenin ücra köşelerinde, insanların sokaklardan, caddelerden, meydanlardan el ayak çektikleri saatlerde dolaşmak gerek... Saatlerin ilerlemediği, derin karanlık bir uykuya daldığı saatlerde... Şehirlerin en çıplak, en sakınmasız, en telaşsız saatlerinde...

Koskoca bedeniyle hırıldayan, külçe gibi yığılmış, yorgun hayata bir yabancı gibi bakmak gerek... Işıkların azaldığı, seslerin azaldığı, kıpırtıların azaldığı, sözlerin hiç kalmadığı o ıssız saatlerde görmek lazım hayatı..

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 235 | Arkadaşına gönder

Devamını oku...
 
Sevgilidir, Nazlanır... PDF Yazdır Arkadaşına gönder
Yazar turab   
 Bîgâne-i mahabbetün olmaz gam-âşinâ
Ey dâğ-ı derdin eylemeyen merhem-âşina

Beytin anlamı ilk okunuşa göre “Ey derdinin yarasını merheme âşina etmeyen (yaraya merhem sürmeyen) sevgili; gama âşina olan biri, elbette aşkının yabancısı değildir.”şeklinde, ikinci okuyuşa göre de bunun tam tersi sayılan“Ey derdinin yarasını merheme âşina etmeyen sevgili; aşkının yabancısı olan biri, gamın ne olduğunu biliyor sayılmaz.” şeklinde anlaşılır. Nailî, ikinci dizeye de aynı biçimde bir çift anlamlılık vermiştir: “Ey derdinin yarası merhem ile tedavi edilemeyen sevgili...” ve “Ey derdinin dağlama yarasını merhem diye âşıkına sunmayan sevgili...”

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 236 | Arkadaşına gönder

Devamını oku...
 
Son pişmanlık ya da pişmanlıklara son PDF Yazdır Arkadaşına gönder
Yazar Ay Işığı   

İrade zayıflığıdır pişmanlık. Gün gelir bu pişmanlıklar zinciri, bir dağ gibi yığılır olur olmaz yerlerde kişinin  önüne. Ahh demeye bile fırsat bulamaz insan. Ve ömür kısadır, pişmanlıklarla yaşayamayacak kadar hem de...Yaşayan tüm canlılar için çok kısa bir zaman bölümüdür ömür denen şey. Kelebeğin  bir günlük ömrü ne kadar kısaysa insanın ömrü de aslında o kadar kısadır. Kısa? Neye göre kısa, ya neden kısa? Bu ömrün bir mazmunudur/sırrıdır. Tıkanıp kalmak ne zor!.. Pişman olunan şey de insan için bir sıkıntı, bir sırdır.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 295 | Arkadaşına gönder

Devamını oku...
 
Ağlamak... PDF Yazdır Arkadaşına gönder
Yazar turab   
 İçteki kiri su değil ancak gözyaşı temizler…

Hani doyasıya ağlamak istersin ya bazen, ama hep bir yerlerden engeller çıkar, ve gözlerinle ağlamayı ertelersin müsait bir zamana kadar...

Ama yüreğin ertelenmeyi kabullenmez…

Gözlerinle gerçekleştiremediğ in ağlama yüreğinde gerçekleşir ve için sırılsıklam olur!

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 308 | Arkadaşına gönder

Devamını oku...
 
Aritmetik herşey değildir PDF Yazdır Arkadaşına gönder
Yazar Sehl   

 ZAMAN OLUR, İNSAN üstüne farz olan işleri bırakıp üstüne farz olmayan işlerle uğraşır. İnsanın üstüne farz olmayan işlerin başında ise, tabir yerindeyse, ‘vazife-i ilâhiye’ diye adlandırılan işler gelir. Mü’mine düşen, O’nun yolunda çaba göstermektir; bu yürüyüşün sonunda başarının gelip gelmemesi, fethin ve zaferin gerçekleşip gerçekleşmemesi ise O’nun elindedir. Gelin görün ki, kendi vazifesini unutup ‘vazife-i ilâhiye’yi üstüne farz edinen bir nazar, şartların olumsuz göründüğü bir durumda ya sonuçtan ümidini keser ve baştan kaybeder, yahut bu yolla sonucun hâsıl olamayacağı düşüncesiyle ölçülerini yamultur ve bu kez manen kaybeder.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 244 | Arkadaşına gönder

Devamını oku...
 
Akrebin iğnesi PDF Yazdır Arkadaşına gönder
Yazar Ay Işığı   

 Hepimiz insanız…
Ve eşref-i mahlukat üzere yaratıldık.
Doğduk, büyüdük ve geliştik.
Bize sunulan hayatta pek çok sıkıntılar gördüğümüz gibi pek çok güzelliklere de şahit olduk.Hem de gözümüzü gezdirdiğimiz her yerde ve her varlıkta var bu güzellikler ve lezzetler.Ama çoğu zaman çok şeyden haberdar olmadığımız gibi, hemen yanı başımızda bize melul melul bakan bu lezzet ve saadetlerden dahi, bile-isteye uzak durmayı tercih ettik.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 328 | Arkadaşına gönder

Devamını oku...
 
Dilimiz yıkanır, hayatımız da PDF Yazdır Arkadaşına gönder
Yazar Sehl   

 Gitgide kirlendiğimiz kesin. İçimiz dışımız, ruhumuz ve kelimelerimiz pas tutuyor, çürüyor. Ne yapmalı? Havalandırmalı, yıkayıp durulamalı, güneşe çıkarıp sermeli. Yırtığını söküğünü dikmeli. Eşya mı bu, giysi mi? Güzel soru… Giysileri elden geçiriyor, yıkayıp ütülüyoruz. Bibloları, çekmece içlerini, kitap raflarını, sehpaları, pencere pervazlarını, nerede ne varsa kuytu köşe, hepiciğini siliyor, ovalıyor, ilaçlıyor, pak ediyoruz.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 291 | Arkadaşına gönder

Devamını oku...
 
"Son" un tarifi PDF Yazdır Arkadaşına gönder
Yazar turab   
 Sevmekle başladıysa her şey, öyle bitmeli…

Bir kapı aralamaktır veda çıkıp giderken… Ve bir tesellî düşer kalbin en güzel yerine… Bir başka boyutta yazılıdır sevginin adı…

Yüreğe gelen her rüzgarın bir sesi vardır, sabrı tavsiye eden… Duymak gerekir bu sesleri taa derinlerden… Bir tebessümdür yeni olan her şey… Ve alışmaktır yüreğe serpilen her bir gözyaşına… Ve eskiye özlem, adına yeni denen her kapıyı aralamaktır aslında… Yüreğe kazılan her hâtıra için sevmektir, herkesi ve her şeyi… Eskinin hatırına yaşamaktır geleceği

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 306 | Arkadaşına gönder

Devamını oku...
 
Hay hattını kaybettik, fay hattı devrede PDF Yazdır Arkadaşına gönder
Yazar turab   

 Nasıl bir gençlik?

Milenyum’a(!) girme telaşı,
bizler hariç herkesi sarmışken,
zihinlerde daima yerini koruyan bir soru var:
Nasıl bir gençlik? Bu ulusu, bu tarihi sırtlayacak gençlik hangi özellikleri benliğinde bulunduracak?
Bir zamanlar Ulubatlı Hasan’ın İstanbul Surları’na diktiği sancağı, bu saatten sonra nasıl bir zihniyet taşıyacak?

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 297 | Arkadaşına gönder

Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 21 22 23 24 25 26 27 28 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 208 - 216 Toplam: 246
 
 
 
 
 

En son yorumlanan

Babalar
Teşekkürler, çok güzel ifade etmişsiniz. Ancak gittiklerinde...
27/11/08 17:12 fazlası...
Gön: Ay Işığı

Babalar
Sayın İsa Yar, kıymetli yazılarınızla sizi herkonudan'da gör...
26/11/08 19:35 fazlası...
Gön: Sehl

Dua fabrikaları olmalı insanın
Çok teşekkür ederim Ay Işığı:)
24/11/08 21:17 fazlası...
Gön: Reşhâ Sahradaesinti

Dua fabrikaları olmalı insanın
Güzel yazınızı bizimle paylaştığınız için teşekkürler Reşhâ ...
24/11/08 20:34 fazlası...
Gön: Ay Işığı

Şu an sitedekiler

Üye Bağlı Değil
Sitemizde  52 Kategoride 3549  yazı bulunmaktadır.