Yaşlı baba ölüm döşeğindedir. Yatağının başına üç oğlunu çağırarak onlara vasiyette bulunur:
“Oğullarım!.. Ben ölünce birbirinize düşmemeniz için, sahibi olduğum 17 deveyi sizlere paylaştırmak istiyorum...
Miras olarak develerin yarısını büyük oğluma, üçte birini ortancaya, dokuzda birini ise küçük oğluma bırakıyorum...”
Bir gün bir doktora, gerginlik ve tedirginlikten şikayetçi olan bir hasta gelmiş. Yapması gereken çok işinin bulunduğunu; fakat kendisinin rahatsız, işlerin ise beklemeye tahammülü olmadığını söylemiş. Doktor,
* Bu işleri başka biri yapamaz mı? Ya da bir başkası size yardımcı olamaz mı? diye sormuş. Adam,
Çin de ve Hint diyarlarında yüzyıllardır anlatılan bir hikâyede konu, öğrenmenin değişmeyen esasıdır...
Genç
bir adam, değerli taşlara ilgi duyarmış ve mücevher ustası olmaya karar
vermiş. "Bu mesleği yapacaksam, iyi bir mücevher ustası olmalıyım" diye
düşünmüş ve ülkedeki en iyi mücevher ustasını aramaya başlamış.
Bir kral halkı için geniş bir yol yaptırmaya karar verdi. Yapımı tamamlanan yolu halka açmadan önce, bir yarışma düzenlemeye karar verdi. İsteyenin bu yarışmaya katılabileceğini ilan ettiren kral, yoldan en güzel geçecek kişiyi belirleyeceğini söyledi.
Büyük çınar bir kıyıdaydı, küçük çınar öbür kıyıda. Aralarında bir ırmak akardı. Birbirlerine bir ırmak kadar yakın, ama bir ırmak kadar da uzaktılar.
Büyük çınar olgundu, ergindi, deneyimliydi, adı Zer'di. Küçük çınar ise, tazeydi, canlıydı, adı Sim'di. İkisini ayıran ırmağın ismini Firak koymuşlardı.
Kaybedenlerin vazgeçilmez sözüdür "neden ben?"
Bu yaşanmış hikayeyi okuduktan sonra fikriniz değişecek!
Brenda yamaç tirmanisi yapmak isteyen genç bir kadindi. Bir gün cesaretini toplayarak bir grup tirmanisina katildi.Tirmanacaklari yere vardiklarinda, neredeyse duvar gibi dik, büyük ve kayalik bir yamaç çikti karsilarina.
Geceleri balkonda ışığın etrafını alan pervane böceklerini fark etmiş miydik hiç?
Ya onların aşk uğruna yaşadıklarını bilir miyiz? Yani pervanenin mum ışığıyla yaşadığı aşkın hikayesini…
Aşk bir farkına varış, bir idrak seviyesidir… 'Aşk odu önce ma'şuka, andan âşıka düşer.' derler, malum.