Gratis Joomla Template by FatCow Review

Ne uzun sandık seni ey hayat…

Kategori: Sahrada Esinti

Ne uzun sandık seni ey hayat… Ne kadar da emel biriktirdik sende bir bir… Bir bebektik, büyümeyi murad ettik ilkin… Büyüdük dedik oysa daha bir çocuktuk… Bulutlara diktik gözlerimizi… Uzak, çok uzak olması mıydı bizi cezbeden, yoksa erişilmez mi bilinmez, biz hep uçmak istedik… Oysa daha minicik bir bedende saklı iken yüreğimiz, o olmayanı, imkansızı istemişti..

Devamını oku...

…Dostluğun kayıp zamanlarına hicret…

Kategori: Sahrada Esinti

Dostluk, sahtelerin yakınına yaklaşamayacağı kadar temiz ve sâfidir… Tıpkı bir su gibi berrak ve tertemiz… Gönlünden geçeni yüzünden okuyabilirmişçesine, bir çiçeğin güneşe durması kadar apaydındır… Bir anda emeklerin boy vermesi, fidan vermesi, meyve vermesi kadar şevinçtir yüreklerde… Hep vermek ama hiç almamaktır… Almayı murâd etmeden, vermenin tarifsiz hazzını yaşarmışçasına bir isârdır…

Devamını oku...

Yağmurun ellerinden izlerken hayatı...

Kategori: Sahrada Esinti

Şimdi sessiz bir gölge gibi yürüyüp, gitmek var kentin tüm sokaklarından…

Bir yağmur damlası olmak vardı şimdi… Buluttan süzülen, kurumuş, çorak topraklara hayatı müjdeleyen…

 

Hani sonra o mis kokusu yayılır ya yeryüzünün her bir karesine… Hani sen bir damlada seni alıp, giden suların derinliğine kapılıp, giderken, hayatı bir damlaya benzetirsin…

Devamını oku...

Ömür dediğin, girdiğin gönül kadardır…

Kategori: Sahrada Esinti

Bir mumun titrek alevinde, yaz kalemim gecenin mürekkebe akıttıklarını... Geçmişi alıp heybene, geleceğin umut dolu özlemlerini, bir çocuğun gözlerinden yitip giden düşleri, yazılamayan ne varsa geceye, kaleme dair...

Ne kadar çok özlem birikiyor, geçmişin tozlu sayfalarında öyle değil mi? Uzay boşluğunda, dipsiz fezada kaybolan dünyadan izleyebilmek mi kolay hayatı, yoksa kâinatın sınırlarından öteye gittiğinde, bir damla değil, bir nokta kadar bile göremediğin yerden mi?

Sen bir insansın ve hayalinle fezaları, uzakları, çok uzakları aşabilir, bilinmeyenlere ulaşabilirsin.

Devamını oku...

Söndür geceyi, yıldızlar üşümesin...

Kategori: Sahrada Esinti

Söndür geceyi, yıldızlar üşümesin...
Zamana adanmış cümlelerin kaybolan kelimelerini ararken noktalar,
Karanlığın mühürlediği anlarda yitip giden hayalleri arardılar...
Gündüzü kalabalıklarda kaybolmak diye sanır,
Sesinde, sözünde gölgeleşen izleri ararcasına,
Geceye, maviye yazardın ya her bir ânı, her bir cümleni...
Gözlerinde sakladığın geceyi kaybetmeden,
Giden sözlerin peşine düşen avcı ol hadi!

Devamını oku...

Yoruldukça yo(ğ)ruldun…

Kategori: Sahrada Esinti

Yoruldukça yo(ğ)ruldun…

Geçmiş zamanlarda saklı hikâyelerin dilden dile dolaşması gibi destansı hayatlara takılı kalan insanların öykülerinde bulur insan kendini… Hani o çook uzaklarda, kaf dağının ötesinde saklanan zümrüd-ü anka kuşlarının narin kanatlarında taşıdıkları hayatın sırrını aramak gibi bir arayış bu… Kimi zaman yeşilin sonsuzluğunda, mavinin umudunda, bazen de minik bedenlerin umudu taşıyan yüzlerinde…

Hayat, zor bir bilmece…

Devamını oku...