|
Edebiyat -
Serbest Kürsü
|
|
ßir gün Napolyon düşman askerlerinden kaçarken, bir bakkal
dükkanınagirmiş.
Bakkala hemen kendisini saklamasını emretmiş.
Bakkal da Napolyon'u müsait bir yere saklayıp, biraz sonra gelen
düşmanları da
- 'Az evvel biri koşarak şu tarafa kaçtı.' diye savuşturmuş.
Nihayet biraz sonra Napolyon'un muhafızları ye...tişmişler.
Bakkal ömründe bir daha karşılaşamayacağı Napolyon'a sormuş:
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Edebiyat -
Serbest Kürsü
|
|
Hayal gücümün kuvvetli olduğunu söylerler.
“ Saçmalıyorsun!”
demenin şimdiye kadar icat edilmiş en ince yoludur bu.
Haklı olabilirler.
Endişelenmeye başladığımda,
nerede ne zaman ne söylemem gerektirdiğini karıştırdığımda,
insanların bakışlarından korktuğumda,
|
|
Devamını oku...
|
|
Edebiyat -
Serbest Kürsü
|
|
Bize Değer verenleri ağlatırız,
Bize Değer vermeyenler için ağlarız,
Bizim için hiç ağlamayacaklara da değer veririz,
Bu hayatın gerçeğidir.Garip ama gerçek...
Bir kez bunu anlarsan değişmek için geç değil
Mutlu olmak için kesinlikle yarını bekleme, sevgiyi tatmak ve bu heyecanı yaşamak için erteleyeceğin yarınlar bitmeyecektir.
|
|
Devamını oku...
|
|
Edebiyat -
Serbest Kürsü
|
|
Bir otomobilin hızlı ve konforlu olması kadar, en kısa sürede durması da önemlidir. Bu nedenle araçların reklamlarında güvenliğin ön plana çıktığını görebiliriz. ABS, ESP ve daha birçok fren sistemleri şimdilerde araçların farkını ortaya koymak için sunuluyor.
Her şey insan için olduğuna göre konforun ve rahatın yanında bu rahatı riske atacak her türlü ihmal de göz ardı edilmemeli değil mi? Bizler onlarca parayı ekstra fren sistemleri var diye yeni model araçlara vermiyor muyuz? Normalden 2-3 metre daha önce durabilmek, savrulup kaymamak için... 5-6 saniyede 100 km hıza çıkan yeni yetme araçların getirdiği bir ihtiyaç belki de bu. Araçların hızları arttıkça fren sistemlerinin de geliştiği bir gerçek.
|
|
Devamını oku...
|
|
Edebiyat -
Serbest Kürsü
|
|
"Benim beye kızıyorum, bilgisayarda yanlış bir yere girersin, bir şey yaparsın diye. Anlamaz, faresini bozar, cigabaytı doldurur." Bunları söyleyen, üç çocuk ve dört torun sahibi, 57 yaşındaki Sariye Yazıcı.
Hastalığından dolayı evden pek çıkamayan Yazıcı, eşi Muharrem Yazıcı'nın, oyalansın diye kendisine aldığı bilgisayara yaklaşmasını istemiyor, yanlış bir şeyler yapmasından korkuyor, çünkü kendisi daha iyi biliyor.
Torunundan internete girmeyi, mesaj yollamayı, web kamerayla görüşme yapmayı, oyun oynamayı öğrenen Süper Babaanne, bilgisayarda kızını bile geçmiş durumda.
|
|
Devamını oku...
|
|
Edebiyat -
Serbest Kürsü
|
|
Beklentilerimizin karşılanmadığını düşünerek, hayal kırıklığına uğramak, hepimizin zaman içinde başına gelmiştir.
Bir de bunun tersini düşünelim. Çevremizdeki insanlara beklediklerinden fazlasını vermeye başladığımızda neler olabilir. İnsanlar, bu eylemden çoğu zaman kaçınırlar. Çünkü, istismara açık bir durum oluşturabilir ve geri dönüşü üzüntü olur diye düşünürler.
Tabii ki, bunu kötüye kullanacak, bir ya da iki kişi çıkabilir. Ama inanıyorum ki, insanların çoğu, onlara umduklarından daha yakın, daha sevecen ve verici davrandığınızda buna olumlu cevap verirler.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>
|
|
Sayfa 1 - 55 |