Gratis Joomla Template by FatCow Review

Yılbaşı, toplumsal bir isyandır

Kategori: Serbest Kürsü

31 Aralık Cuma gününü, 1 Ocak Cumartesi gününe bağlayan gece yılbaşı gecesidir. Yılbaşı kutlamaları denilince de eski yılın sona erip yeni yıla geçildiği 31 Aralık/1 Ocak gecesi yapılan eğlence ve faaliyetler anlaşılır. Ancak yılbaşı eğlenceleri, ilk bakışta yeni yıla girişin kutlamaları gibi gözükmekle birlikte bunun hıristiyan batının noel bayramıyla da yakın ilgisi bulunmaktadır.

Dinimizde ise; noel ve yılbaşı kutlamalarının yeri yoktur. Bu yılbaşının biz Müslümanlar için, resmî ve milletlerarası bir takvim başlangıcı olmak ilgi ve alâkasından başka hiçbir kıymet ve değeri asla yoktur.

Devamını oku...

“Terakki” yahut “Tereddi”

Kategori: Serbest Kürsü

Onu tanıdığımda henüz çok gençti, ama kapkara uzun bir sakalı vardı. Konuşmasına “Ben bir İslâmcı olarak” diye söze başlar, bu çizgide envai çeşit görüş bildirirdi.
“İnşAllah bir gün sakalını kesmek zorunda kalmaz” diye düşündüğümü hatırlıyorum.

Siyasete girince, sakallarını bir miktar kısalttı: “Eh” dedim içimden, “tümünü kesmediğine şükür.”

Devamını oku...

“Hayat kavgası”

Kategori: Serbest Kürsü

Bir dönemin tanınmış işadamlarından birini yalnızlaşmış halde görünce, içim burkuldu...

Yanında sadece “bakıcı”sı vardı ve Hitler’in SS subaylarını andıran bu kadın, bir zamanlar hemen hemen herkese hüküm geçiren bizim meşhur işadamına talimatlar yağdırıyordu.
Şaşırdığımı, üzüldüğümü görünce, “Benim tercihim” dedi, “böylesi daha iyi.”

Devamını oku...

Fincanın Hikayesi

Kategori: Serbest Kürsü

Hali vakti yerinde olan bir kadın bir gün alışverişe çıktı. Bir dükkanda oldukça güzel ve sanat değeri fazlaca olan bir fincan gördü. O fincanı görür görmez öyle büyük bir arzuyla ona sahip olmak istedi ve hemen pazarlık yaptı. Ama pazarlığı da öylesine yaptı. Fincana hatırı sayılır bir para ödedi. Ama olsun çünkü eşine bu zamana kadar hiç rastlamadığı tam bir sanat eseri satın almıştı ve en önemlisi de fincanı çok ama çok beğenmişti. Eve geldi ve fincanı karşısına alıp ona hayran hayran bakmaya başladı.

Devamını oku...

Koltuk sevdası

Kategori: Serbest Kürsü

Güzide toplu taşıma araçlarımızdan şehir içi otobüslerinde, yaklaşık kırk koltuk bulunur. Körüklülerde daha fazla, saymadım, bilmiyorum... Yolcu taşıma kapasitesi şoförün insafıyla ters orantılı olup, İstanbul�da otobüsün tepesi hariç iki yüz elli kişi civarındadır. Ayakta yolcu kapasitesi bir kenara biz oturanlara bir bakalım:

- En ön şoför arkasında oturan tipler: Garanticidirler. Herhangi bir kaza durumunda şoförün kendi tarafını koruyacağını düşünürler.

Devamını oku...

"Keşke Bununla İmtihan Edilmeseydim!"

Kategori: Serbest Kürsü

“Dert söyletir!” demiş büyüklerimiz. İnsan acı çektiği zaman her şeyi söylüyor. Her şeye, herkese isyan etmek istiyor. Acıyla inleyen bir insanın iniltileri gibi, ne dediği anlaşılmaz acılı insanın.

Bazen, “Niye ben?” diye sorar insan. “O kadar insan var, o kadar kötülük yapan var. Niçin onlar değil de ben?” Acıyı kendine yakıştıramaz insan… Bazen, “Keşke!” diye başlayan pişmanlıklar yakar acılı insanın yüreğini. Bazen, “Bir daha mı?..” diye başlayan, acıyla alınmış hayat dersi dillendirilir. Bazen, “Keşke bununla imtihan edilmeseydim! Başka acılarım, sıkıntılarım olsaydı da bu acıyı yaşamasaydım!” diye isyan eder insan.

Devamını oku...