Gratis Joomla Template by FatCow Review

Evin de kıblesi mi olurmuş dostlar?!.

Kategori: Serbest Kürsü

Varoş... Apartman... Site... Towers... Şimdilerde Rezidans... Bunlar, en azından adı kadar bize yabancı kavramlardı. Bu değişimle birlikte gelişen AVM’ler yani Alışveriş Merkezleri, o yetmeyince Yaşam Merkezleri, insanların imdadına yetişmeye çalışıyor.

Osmanlı’da mahallenin merkezi “külliye”, külliyenin de merkezi “cami” idi... Hani bir “mahalle baskısından” söz edilir oldu ya, aslında “mahalle” baskı merkezi değil “bir yaşam kültürü” idi.

Mahalle kültüründe, evler camiye dönük inşa edilmek durumundaydı. Caminin öteki adı “Beytullah” değil mi? Yani “Allah’ın evi.” Yani, insanlar Allah’ın evi merkezli bir hayatı tercih ederdi.

Devamını oku...

Ne Halin Varsa Gör!

Kategori: Serbest Kürsü

Bazen koyu bir yalnızlık hissi kaplar içinizi…

Soğuk, donuk, yaşamla bağınızı koparan bir bekleyiş…

Pazartesinin sendroma dönüştürdüğü Pazar akşamı karamsarlığını bile aşan bir halet-i ruhiye… Kimse aramıyor ya da kimseyi arayamıyorsunuzdur.

Telefonunuza bilgi mesajı bile gelmiyor, yanlış arayanlar dahi sizi bulmuyordur nedense!

Devamını oku...

Dostluk Günü

Kategori: Serbest Kürsü

“Güller, laleler, karanfiller bütün çiçekler solar. Çelik ve demir kırılır. Ama gerçek dostluk ne solar, ne kırılır” Nietzsche

Bir gün evinizden çıkıp bir gül bahçesine girin, dokunun ellerinizle bir güle. Ama koparmayın sakın, yalnızca dokunun ve okşayın. Sevin, sadece sevin ve sevgisini tutup koyun gönlünüze. Dalında duran bir gülün nasıl buram buram hasret, aşk en önemlisi de dostluk koktuğunu göreceksiniz....

Güllerin üzerindeki çiy damlalarına bakın! sevinç ve hasret gözyaşlarıdır onlar, dostluk gözyaşlarıdır. Sevdiği için dökülmüştür, dostu için. Sevgiyle okşadığınızda bakın nasıl özlemle yanar elleriniz, yüreğiniz nasıl da aşkla çarpar, sevgiyle tutuşur. Onu koparmaya varmaz eliniz. Kalbiniz titrer.

Devamını oku...

Bayramınız mübarek olsun

Kategori: Serbest Kürsü

Eskilerimiz (şimdi de yapıldığı gibi) bayram hazırlıklarına bayramdan onbeş gün önceden başlarlardı.

Çocuklara ve yoksullara verilecek bahşişler ayrı renklerde kadife keselere konur, Kapalıçarşı’dan alış verişler yapılır, gerekiyorsa çocuklara ayak ölçülerine göre potin (ayakkabı) siparişi verilir, evde yeni esvaplar dikilir, yakın akrabalar için işlemeli mendiller, yemeniler ve iç çamaşırları bohçalanırdı.

Bayramlarda zengin sofraları günün her saati misafire açık olur, isteyen destursuz içeri girip karnını doyururdu.

Yani bayram günleri, İslâmın “kardeşlik” esasının hayatı tamamıyla kuşattığı günlerdi.

Devamını oku...

Her insan bir coğrafyadır…

Kategori: Serbest Kürsü

Günler geçiyor.

Mevsimler, belki yıllar geçiyor.

İstasyondan trenler, açıktan gemiler, yanımdan insanlar geçiyor.

Her birinin içinden kim bilir neler geçiyor…

Devamını oku...

Kurşun ve Kalem

Kategori: Serbest Kürsü

Kurşuna, kalemden çok; çok fazla para ayırıyoruz.
Çok; çok azalıyoruz böylece.
***
Çok çok; bir kitap, bir kâğıt, bir kalem (3K) tutuşturacağız ellerine çocukların/büyüklerin.
Hani; nerde…
***
Sinemalarda, dizi/li filmlerde silahlı kovalamacalar…
Orda, nerelerde; kitabı, kalemi sevdiren sahneler…
Adı konulmuş tuzaklar/kapanlar ne zamana kadar böyle…

Devamını oku...