|
Saygıdeğer
beylere, birazdan söyleyeceklerimiz için daha başlamadan özürlerimizi
sunalım. Ne yaparsınız, ne hayat her zaman bizi hoş tutacak kadar
eğlenceli ne de bizler sandığımız kadar kusursuz varlıklarız. Her
toplumun kendine ait özellikleri ve kalıplaştırdığı tutumları söz
konusu. Bizim toplumumuzda da erkek çocuklar şımartılır, ilerdeki
zamanlarda da öncelikler onlara tanınır. Nedense buna neden olanlar da
annelerdir.
Çevremize
baktığımızda gördüklerimiz bizi haklı çıkaracak niteliktedir. Her hangi
bir ailede, tv'de maç varsa, babanın ailenin diğer fertlerinin
isteklerini göz ardı edip kendi istediği kanalı seyretmesi olağan
görülür.
Yada baba zor bir hafta geçirmiştir, (anneler hep evde
oldukları için onların kendilerini yoracak işleri yoktur zaten, bu
yüzden yorulmazlar), babalar hafta sonlarında erkenden kalkıp
arkadaşlarıyla karar verdikleri planlarını gerçekleştirebilirler. Çünkü
dinlenmeyi hak etmiştir. Beyler sabah koşusuna giderken, hanımlar evde
çocukları uyandırır, kahvaltıyı hazırlar, koşudan dönen eşiyle
kahvaltıya oturur. İş günlerinin akşamlarında eve gelip, kanepeye
uzanıp, haberleri seyrederken bir fincan kahve, bir bardak çay, biraz
meyve, sonra ufak atıştırmalar da sipariş edebilir. Evin bütçesi
babaların kontrolündedir ve şartlar kısıtlı olsa bile çok istediği bir
şeyi satın alabilir, borçların ödenmesini ve maddi durumlarının
düzelmesini beklemeyi gerekli görmeyebilir. Annelerin erkek çocuklarını
vermekten çok almayı bekleyerek yetiştirdiği bir gerçektir. Bizler
bile, odasını toplamayan oğlumuza kızarken bile, kız çocuklara
gösterdiğimiz anlayıştan daha fazlasını gösteriyoruz. Temizlik yaparken
oğlundan camları silmesini isteyen bir anne tanıyor musunuz? Ya da
pantolonlarını kendisinin ütülemesini isteyen?
Kendi
sınırları içinde yaşarken aile reisleri, yani beyler zamanla
çevrelerine bir de duvar örerler. Duvar yüksektir, bir tek kapısı
vardır ve içeri yanlızca siz müsade ederseniz girilebilir. Evde
geçirdiğiniz zamanları yine kendi başınıza ve kendi kendinize
planladığıız şekilde geçirmeye devam ederseniz, duvar yükselecek,
kalınlaşacak, aşmaya çalışanların gayretleri tükenecek, sonunda vaz
geçecekler ve siz kendi özel kalenizde yapayanlız kalacaksınız.
Yanlızca siz değil eşiniz ve ailenizin diğer fertleri de acı çekecek.
Acıyı önlemenin tek yolu, duvarı ören tarafın af dileyerek aynı duvarı
yıkmasıdır. Bırakın eşiniz size yaklaşsın, bırakın çocuklarınız sizden
ürkeceklerine sizi sevsinler, saygıyı öfke ve hırçınlıkla değil, adalet
ve sevgiyle kazanın. Ailenizle birlikte olmaktan, eşinize yardım
etmekten, onun yükünü hafifletmekten, çocuklarınıza kitap okumaktan,
gezilere hep birlikte çıkmaktan, akşamları gürültü nedeniyle kafanızın
birazcık şişmesinden rahatsız olmayın. Her saadetin bir bedeli vardır,
ailenizdeki mutluluğun bedeli ise kendinizi onlara sunmaktır.
Sağlık vakfı
Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 92 | Arkadaşına gönder
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. |