|

Çalışma hayatının genel kanunları : Her işin ve mesleğin kendi
bünyesine göre çalışma ve işleme usul ve kuralları vardır. Bunu meslek
sahipleri bilir. Bir de fizik ve fikri her nevi çalışma hayatının ve
genellikle başarılı olmanın, düşünen aklın şaşmaz kanunları halinde bir
takım genel ve rasyonel düsturları vardır ki, ben burada bunlardan
benim bildiği kadarını açıklayacağım.
Çalışma için uygun gün ve saat bekleme. Bil ki, her gün ve her saat çalışmanın en uygun zamanıdır.
Çalışmak için uygun yer ve köşe arama. Bil ki, her yer ve her köşe çalışmanın en uygun yeridir.
Bir
günde ve bir zamanda yapman Iâzım gelen bir işi (bir dersi, bir
vazifeyi) ertesi güne bırakma. Zira her günün derdi gibi, işi de
kendine yeter.
Bir zamanda yalnız tek bir iş yap, yalnız bir
ders, bir kitap,hatta bir fasıl üzerinde çalış. Ta ki, dikkattin ve
kuvvetin yayılıp zayıflamasın. Bir zamanda birden fazla iş yapayım
diyen, hiçbirini tam ve temiz yapamaz. Dünyaca tanınmış olan büyük
İslam müteferriki "İmam-ı Gazali"ye "İhya-i Ulum" adlı muazzam eserini
nasıl bir çalışma ile vücuda getirdiğini sormuşlar: "Bir zamanda yalnız
bir fasıl, bir bahis, bir konu üzerinde çalıştım." demiş.
Başladığın
bir işi (bir dersi, bir kitabı, bir vazifeyi yapıp bitirmeden başka bir
işe (derse, kitaba ve vazifeye başlama. Yarıda kalan iş başlanmamış
demektir.
Bir günün işini (dersini, vazifesini) bitirdikten
sonra ertesi gün ne iş yapacağına karar ver. Yahut, hiç olmazsa
çalışmaya başlamadan evvel, hangi iş (ders, kitap) üzerinde
çalışacağını düşünüp kararlaştır ve çalışmaya bu kararla otur.
Bir
işe baş!amadan, bir dersi öğrenmeye, bir kitabı okumaya oturmadan evvel
düşün ve çalışman için gerekli olan şeyler arasında ve elinin altında
bulundur. Tâ ki, ikide bir kalem, kağıt aramaya kalkıp da dikkatin
dağılmasın.
Bir işe başlamadan evvel o işi (dersi, vazifeyi,
kitabı) en kısa bir zamanda, en kolay ve en temiz bir şekilde nasıl
yapmak, nasıl öğrenip etüd etmek mümkün olduğunu iyice düşünüp hesapla.
Çalıştığın
bir iş (bir ders, bir kitap, bir yazı) üzerinde herhangi bir güçlüğü
yenmeden bir adım bile gerileme. Gene bil ki; çalışma sevgisi
güçlükleri yenmekten doğar ve kuvvetlenir. Güçlüğü yenmekten hasıl olan
manevi zevk eşsiz bir zevktir. Emin ol ki; harple zafer ve işte başarı
yılmayanındır. Sebat önünde güçlükler erir ve imkansız görünen, mümkün
olur.
Bir dersi, bir kitabı en basit elemanlarına, kısım, fasıl
ve bahislerine ayır. Sıra ile her bahsi iyice ve noksansızca anlayıp
öğrenmeden öbür bahse geçme. Fasıllar ve bahisler üzerinde bir kör gibi
yürü. Yani attığın adımı iyice basmadan öbürünü atma.
Devamlı ve
planlı çalış. Ve her gün aynı saatlerde mutlaka çalışmaya otur.
Çalışmayı uzun süre kesip terk etme. Hasta ve yorgun değilsen tatil
aylarında bile yavaş ve az da olsa çalış ki, çalışma alışkanlığın
körlenmesin ve tekrar çalışmaya koyulmak için zahmet çekmeyesin.
Bir
iş üzerinde yorulursan dinlenmek için işini değiştir ve çalışma hızını
yavaşlat. Fakat dinlenme bahanesi ile, asla boş oturma. Boş oturanın
içi işlemeyen demir gibi, pas tutar.
Verimli çalışmayı sakın iş
üzerinde geçirdiğin zamanla ölçüp de, eh bugün şu kadar saat çalıştım,
yetişir deme. Çalışmanın sonucuna ve öğrendiğine bak.
Fikrî
çalışmalar için, aynı saatlerde devamlı ve düzenli bir surette, günde
iki üç saat bile yeterlidir. Büyük İslam düşünürü İbn-i Sina, dünyaca
meşhur olan Kitabu-ş-şifa'sını, her gün, sabah namazından sonra
Bağdat'taki bir camiin büyük kandili altında oturarak, kuşluk vaktine
kadar, yani takriben iki saat çalışmak suretiyle vücuda getirmiştir.
Meşhur İngiliz düşünürü Spencer, muzazzam eserlerini, günde iki saat
çalışarak yazmıştır. Her sene bin, bin iki yüz sahifelik eser veren
Fransız edibi Emile Zola'ya bu başarısının sırrını sormuşlar: "Hergün
yalnız üç saat çalışır ve yazarım." demiş.
Sabırlı ol genç dostum. Damlaya damlaya göl ye aynı noktaya düşen damlacıklar zamanla mermeri bile deler.
Bir
işe başladığın bir dersi öğrenmeye başladığın, bir dersi öğrenmeye, bir
kitabı okumaya koyulduğun zaman telaş edip sabırsızlanma. Sakin ve
metin ol yol al, fakat acele etme. Sindirerek çalış ve öğren
İşinde
ve derslerinde herhangi bir fikrî noktayı küçümseyerek ihmal edip
geçme. Küçük ihmalden bazen büyük zararlar doğduğunu unutma.
Gece yatağına uzandığın zaman, o gün ne yapacağını kendine sormadan uyuma
Her gün iyi bir eserden yüksek sesle beş on sahife oku. Bu sayede konuşma ve söz söyleme yeteneğin gelişir,
Rastladığın
edebi, felsefi bazı; güzel parçaları ezberle. Bu sayede hem kelime ve
ifade haznen zenginleşir hem de hafızan kuvvetlenir.
Çalıştığın
bir dersin, bir kitabın fasıl ve bahislerini bitirdikçe, kitabı
kapayıp, okuduğunu ezberden özet halinde not et. Bir dersi, bîr kitabı
en iyi anlayıp öğrenmenin yolu, onu bu şekilde yazmaktır.
Bir
dersten öğrendiğin, bir kitaptan okuduğun fasıl ve bahisleri
arkadaşlarınla ezberden müzakere ve münakaşa et. Bu suretle hem zekan
işler ve öğrendiğin hazmolur, hem hafızan kuvvetlenir; hem de düzgün
konuşma ve fikirlerini açık o!arak ifade etme yeteneği kazanırsın.
Dikkat et: Sözlerin ve yazıların kısa, açık ve anlamlı olsun.
Fikrî
çalışmanın herkesin mizacına göre değişen verimli ve eşref saatleri
vardır. Bunlar bazı kimseler için sabahın erken saatleri, bazıları için
de öğleye doğru, öğleden sonra, gece saatleridir. Kendini yokla ve
senin eşref saatlerin hangileri ise, bunları hiç bir eğlenceye feda
edip kaçırma.
Okuduğun bir kitapta rastladığın güzel bir parçayı
veya orjinal bir fikri yerini ve sahifesini işaret ederek not. Bu
suretle biriktirdiğin nottan bir dosyaya veya bir iş kutusuna sırasıyla
yerleştir. Bir yazı yazmak veya bir eser yapmak istediğin zaman bu
notlar senin için zengin bir malzeme hazinesi olur.
Bir konu
hakkında bir yazı veya bir eser yazmaya karar verdiğin zaman, evvela bu
konu üzerince evvelce yazılmış eserleri oku. Ta ki; yazılmış ve
söylenmiş şöyle tekrar edip ömrünü israf etmeyesin.
Gök kubbe altında yepyeni hiçbir fikir yoktur. En yeni fikir. eski bir fikrin yeni bir elbise giymişidir.
Her şeyden evvel, ana dilini iyi konuşmayı ve iyi yazmayı öğren. İnsan için en faydalı olanı kendi ana dilidir.
Dilbilgisi bir amaç değil, bir araçtır. Asıl amaç olan, fikir zenginliğidir.
Kişinin kıymeti dilinin altında ve kaleminin ucunda gizlidir. Onu söz ve yazı açığa vurur.
Bir
işi yapıp yapmamakta kararsızlığa düştüğün vakit, iki şıktan her
birinin fayda ve zararlarını iyice hesapla. Faydası çok, zararı az olan
şıkkı tercih et.
Bir işe öfkeli ve sinirli iken karar verme. Bekle öfken geçsin. Zira öfke île kalkan zararla oturur.
Çok konuşma. Yerinde ve özlü konuş. Kıymet ve tesir çok sözde değil, yerinde ve özlü sözdedir.
Kimsenin yüzüne karsı söyleyemediğini arkasından söyleme ve bil ki arkadan konuşma korkaklığın en kötü şeklidir.
Kimsenin cahilliğini yüzüne vurma. Bil ki insanları en ÇOK kızdıran ve gücendiren, cahilliklerinin yüzlerine vurulmasıdır.
Yalan söyleme. Yalan söyleyen yakalanma korkusu içinde yaşayan hırsız gibidir.
Daima
olduğun gibi görün, göründüğün gibi ol. Olduğundan fazla görünmek
isteyen, karşısındakilere kendi ahmaklığını göstermiş olur.
( Prof. Dr. Ali Fuat Başgil'in "Gençlerle Başbaşa" kitabından alınmıştır.)
Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 74 | Arkadaşına gönder
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. |