Gratis Joomla Template by FatCow Review

Çocuğuma sorumluluk duygusunu öğretmek için ne yapmalıyım?

Kategori: Çocuk Eğitimi

"Daha ufak, o yapamaz." düşüncesiyle çocuklara görev vermemek, sorumluluk yüklememek hayata eksik hazırlanmalarına sebep olur. Aşırı kollanan, baskı altında tutulan ve sorumluluk verilmeyen çocuklar, pasif, içine kapanık, üzerine düşen görevleri birilerinin yapmasını bekleyen bir fert haline dönüşür. Çocuklara, yaşlarına uygun vazifeler vermek gerekir.

Sorumluluk duygusunun; çocukların gelecekte kendine olan özgüveni yüksek, bağımsız ve başarılı bir birey olarak yetişebilmesi için aile tarafından kazandırılması gerekir. Ebeveynler olarak çocuğunuza vereceğiniz görevler onun kişiliğine ve gelişimine olumlu katkılar sağlayacaktır.

Devamını oku...

Yalanın küçüğü, büyüğü pembesi, beyazı olmaz

Kategori: Çocuk Eğitimi

Yalan söylemek, yalanı bir alışkanlık haline getirmek insani ve ahlaki değerleri erozyona uğratır. Prof. Dr. Suat Cebeci, yalanın büyüğü küçüğü olmadığını söyledi. Cebeci, yalanın insanlar arasındaki güven, sevgi, saygı, dostluk gibi duyguları yıprattığını belirtti.
 
Bazen dostlukları bitiren, bazen bir yuvayı yıkan, bazen de kişiyi işinden eden yalanın pembesi, mavisi olur mu? Yalan, insanın sosyal yaşamında ne gibi yaralara yol açıyor? Yalanın, insanlar arasında güven duygusunu yok eden son derece zararlı ve tehlikeli bir hastalık olduğuna dikkat çeken uzmanlar, "Yalan madde bağımlılığı gibi bir alışkanlık oluşturuyor." diyor.

Din eğitim bilimi üzerine çalışmalar yapan Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Suat Cebeci, yalan söylemenin ahlaki zaaf göstergesi olduğunu söylüyor.

Devamını oku...

İyi insan yetiştiriyor muyuz?

Kategori: Çocuk Eğitimi

Ahlaki zekamızı yeniden devreye sokmaya; vicdan, kişisel kontrol, saygı, nezaket, hoşgörü ve adalet kavramlarını iyice gözden geçirip çocuklarımıza da aşılamaya ihtiyacımız var. Aksi takdirde, giderek iyi insan yetiştirmekten uzaklaşacağız.
   
Bir anne; 'Onu hep ahlaki değerlere bağlı kalarak, merhametli bir çocuk olarak büyüttüm, ancak, bu durum onun ezilmesine yol açıyor, herkes ona vuruyor ama o kimseye vuramıyor' diye dert yanıyordu. Yoksa siz de arkadaşından şiddet görmüş çocuğunuzu, 'Yavrum sen de vursaydın bir tane, senin elin armut mu topluyor?' diye sıkıştırıyorsunuz?

Devamını oku...

Çocuğa korkutarak değil sevdirerek dini öğretin

Kategori: Çocuk Eğitimi

Pedagog Ali Çankırılı, çocukla iletişim kurarken konuya çocuğun mantığı üzerinden bakılması gerektiğini söyledi. Çankırılı, "Allah küfreden çocukları sevmez, Allah, annelerine bağıran çocukları taş yapar." gibi ifadelerin çocukta zamanla dine karşı öfke ve nefrete sebep olacağına dikkat çekti.

Aile, davranışların şekillenmesinde büyük bir öneme sahiptir. Özellikle de çocukta dini inancın yerleşmesinde anne-baba daha fazla etkilidir. Ancak dini mevzular anlatılırken yapılan bazı yanlış söz ve tutumlar, çocukta dine karşı korku ve nefret oluşturuyor. "Namaz kılmayanları Allah cehennemine atar, Allah küfreden çocukları sevmez, Allah annelerine bağıran çocukları taş yapar." gibi ifadeler, dine karşı öfke ve nefrete sebep oluyor.

Devamını oku...

'Sigarayı ben bırakamıyorum, sen içme!' demek etkili olmaz

Kategori: Çocuk Eğitimi

Yeni çocuk sahibi olan anne-babalar hayatlarını yeniden şekillendirir. Uyku, iş, yeme alışkanlıkları, boş zamanlar, tatiller çocuklar için düzenlenir.

Çocukları için hayatında bazı değişiklikler yapan babalardan biri Sefer Kayaoğlu (35). Kayaoğlu, 2 yıl önce evlenip çocuk sahibi olma kararıyla hayatında bazı değişiklikler yapar. Yeni bir aile kurmaya hazırlanan Kayaoğlu, müstakbel eşine ve sahip olacağı çocuğuna haksızlık yapmamak için sigarayı bırakır. Özel bir televizyon kanalında program spikerliği yapan Sefer Kayaoğlu'nun 1 yaşında kızı var.

Kayaoğlu, "Küçücük kızıma kötü örnek olmamak adına o daha doğmadan sigarasız hayatı tercih ettim.

Devamını oku...

'Çocuk, inancını kendi kendine seçsin' demek ne kadar doğru?

Kategori: Çocuk Eğitimi

Objektif olmak adına 15 yaşına kadar çocuğun inanç dünyasına dokunmamak; onun hassas gelişim basamaklarını tesadüflere ve kendi çözüm çırpınışlarına terk etmek, ruh dünyasındaki duygu boşluklarında boğulmasına göz yummak demektir. Çocuklar rastgele inanca sahip olmaya terk edilmeyecek kadar önemlidir.

"İnanç öğretisi" toplumun siyasi kanadında çok tartışıldığı gibi gerçekten de ergenliğine kadar hiçbir müdahalede bulunulmayıp çocuğun kendi tercihlerinin kendi kendine belirmesinin beklenmesi gereken bir konu mudur? Bundan önce yapılan müdahaleler antidemokratik ve çocuğun kendi tercihini kendisinin belirlemesi yeteneğini zedeleyici, onun dünya görüşünü daraltıcı, "empoze edici" bilgi kirliliği midir?

Devamını oku...