Gratis Joomla Template by FatCow Review

Evinin Hanımı Ol!

Kategori: Aile ve Evlilik

Onunla karıştırılmak istemiyorum!

Ev kadını mısın yoksa ev mühendisi mi? Ev kadınlarını bezdiren soru; mesleğiniz nedir?

“Ev hanımıyım” denildiğinde; müstehzi bakışlar, bunu zaten bir meslek addedip de niye söylüyorsun ki tavırları, “hııım yani koca parası yiyor” imaları; ocuklarını ve eşini yarı aç, yarı tok gönderdikten sonra öğlene kadar yatan, onlar gelene kadar işlerini bitiremeyen bitirse de hayattan bezmiş, posası çıkmış bir şekilde evin içinde sürekli temizlik robotu gibi dolanan, ev halkına nefes aldırmayan hanım tipi geliyor akla.

Veyahut haftanın en az dört günü, o gün senin, bu gün benim diyerek şehir içi turları atan, akşamları da dizi izleyen kadın rolünün yüklendiği hatun kişi. Neredeyse bu sınıfa girmeyen duyarlı hanımlar, “ev hanımıyım” demeye çekinir oldular; çünkü çağrışımları asalak, kültürsüz, evinde geçirdiği saatlerde aklına yemek-temizlik ikilisinden başka bir icraat gelmeyen (tabi bir de televizyon karşısında harcanan atıl vakitler var) zat-ı muhteremeler oluyor.

Cihan Aktaş, Mahremiyetin TükenişiAradığım cevabı bir kitapta buldum

Senelerdir bizlere rahatsızlık veren problemin çözümüne bir kitapta rastladım. Cihan Aktaş’ın 5-6 sene evvel okuduğum Mahremiyetin Tükenişi kitabında ”ev mühendisi” tabiri geçiyordu, kafamdaki ampuller ışıl ışıl yandı; “Yaşasın, işte bu, buldum.” dedim. Bir daha mesleğimi soranlara ev mühendisiyim diyeceğim. Tabi arkasından bir de izahat vermeye hazırlıklı olmam gerektiğini sonradan edindiğim tecrübelerle anladım. “O da ne, yeni bir meslek mi?”, “Aman ev hanımısın işte ne farkı var sanki”, yaklaşımlarına muhatap oldum zira.

Hayır efendim! Sıradan ev hanımlarından değilim. Yaptığım açıklamalar da kompleksle söylenmiş bir izahat zannedilmesin. Ev hanımı vasfını taşımaktan onur duyuyorum; lakin o tabir kullanıldığında akıllara hücum eden aşağılayıcı ve olumsuz yargılardan şikâyetçiyim. Eh madem bir yola girdik çekinmeden, sıkılmadan, göğsümüzü gere gere rahatça ifade edebilmeliyiz ki maksat hâsıl olsun. Malum çocuklar okuldan eve, doldurulması gereken bir sürü evrak getirir veya hayat bilgisi dersinde ödev olarak verilir; anne-baba mesleği nedir filan.

Annemin mesleği: Ev Mühendisi

Kızıma anne mesleği için verilen boşluğa ev mühendisi yazmasını söyledim. Kızım “yazamam anne utanırım. Bana ne olduğunu sorarlar.” dedi. “Yazacaksın, ne olduğunu da anlatacaksın, lütfen.” dedim. Sınıfta herkes yazdıklarını okumuş ve sıra kızıma gelip de yazdığını okuduğunda, öğretmeni “ne dedin sen, bir daha oku” bakalım demiş. Kızım, tekrar okumuş ve yazdığının ne manaya geldiğini açıklayınca da öğretmeni tebrik edip selamlarını göndermiş.

Diğer bir öğretmeni de -hoşuna gitmiş olacak- toplantıda velilere mesleklerini sorduğunda ve kimileri “ev hanımıyım” dediklerinde, gözlerime bakıp gülümsedi ve: “Biliyorsunuz biz ev hanımlarına ev mühendisi diyoruz “ dedi. Artık bununla o kadar bütünleştim ki resmi-gayri resmi, hangi sebeple sorulursa sorulsun otomatik olarak ev mühendisiyim diyorum.

O denli normal ki benim için, ”Mesleğiniz ne?” sorusuna cevap verdiğimde, karşı tarafın şaşkın yüz ifadesiyle muhatap kalınca anlıyorum, onlara anormal gelen bir cevap verdiğimi. En son fuarda kitabımı imzalarken, sayın yazar sorunca mesleğimi, “ev mühendisiyim” dediğimde ev tasarımı ile ilgili bir branş olarak tasavvur etmiş, hiç duymadığını ve ilginç bulduğunu ifade etmişti.

Ev mühendisinin farkı ne?

Akıllara şöyle bir sual gelebilir: “Tamam ev mühendisisin anladık, peki farkın ne diğerlerinden söyle bakalım?”

Aslında farkımız zaten nerede durduğumuzu ve nasıl bir sorumluluk içinde bulunduğumuzu idrak etmekle başlıyor. Zira bizler bir nesil yetiştiriyoruz ve öncelikle kendimizi vahiy ve sünnet doğrultusunda inşa edip, elimizden geldiği ölçüde beslemeli, donatmalıyız ki bizim ışığımız bir sonrakinin yolunu aydınlatsın.

Misal ev mühendisi sabah namazından sonra uyumaz, erken yatar erken kalkar, gündüzleri “diri” kalmak için gecenin bir müddetinde uykusundan feragat eder (tıpkı bir Müslümanın yapması gerektiği gibi). Kitap okumaya vaktim yok diyenleri yalancı çıkartırcasına isteyince her hal ve mekânda okunabilirliğini ispatlar (çocuk sallarken, çorba karıştırırken, otobüste, doktorda ya da herhangi bir yerde sıra beklerken, hatta kan verirken dahi...
Tecrübeyle sabittir).

Ayrıca ev işlerini, radyo dinleyerek yaptığınız vakit hem nasıl bittiğini anlamıyor hem de -kısa günün kârı misal- bilgi sahibi oluyorsunuz. (Bu satırların yazarı birazcık radyo tiryakisidir de.) Her zaman kullandığı ürünlere dikkat eder ve evine gâvur ve gâvur destekçisi malları sokmamaya itina gösterir.

Yani kısaca hayattan kopmadan, kendimize de özel zamanlar ayırarak, kul olduğumuzun bilinciyle, duyarlı ve sorumluluk sahibi bir mü’minin neler yapması gerekiyorsa ev mühendisi de onları yapmaya çalışır.

 “El işi ile fikir işinin imtizacı”

Andre Maurois “Hayatın Küçük Felsefesi Yaşamak Sanatı” isimli kitabında ev kadınını tanımlarken şöyle der: El işi ile fikir işinin imtizacına güzel bir misal, istekle yapılmak şartıyla, ev kadınının yaptığı iştir. Çalışmak sanatı ile sevmek sanatının birbirine kavuştuğu noktadır. Kadınların evde yaptıkları tesirin, bir cemiyet hayatını tebdil ve ıslah etmesi bakımından oynadığı rolün ehemmiyeti aşikârdır.

Yani durum ciddi hanımlar, lütfen kendimize gelelim vakit çok geç olmadan!

 F. Kebire Gündüz Karaaslan

Gösterim: 2650