Üye Giriş

Herkonudan Sözler

Kimseden sana kötülük gelmesini istemiyorsan

Anketler

Sitemizdeki hangi kategorideki yazılar en çok ilginizi çeker?
 

İstatistikler

Bugün114
Dün408
Bu hafta522
Bu ay522
Tüm zamanlar35404

Bağlantılı Öğeler

 
 
 
   
 
 
 
 
Sınırları genişletmek: Üniversite yaşamı PDF Yazdır Arkadaşına gönder
Yazar choice   

 Ergenlikten genç yetişkinliğe atılan adımda bir köprüdür üniversite dönemi. Tatlı telaşıyla birlikte bir takım güçlükleri de içerir. Yaşayan herkes bilir. Peki, bu dönem acaba neden bu kadar önemlidir?

Normal seyrinde süren bir hayatın belirli kriz dönemleri mevcuttur.

Ergenlik ve devamında da üniversiteye başlama dönemi oldukça zor bir süreçtir insan hayatı için.

 Ergenlik çağında olmak, özellikle hızla değişen dünyamızda hayatın en belirleyici dilimlerinden biri haline gelmiştir. Bir yandan bedenî ve ruhî olarak ‘büyüme’ ile yetişkinliğe hazırlanan genç, bir yandan da zorlu bir akademik sınavla karşı karşıya kalır.

Bunun yanında kişi kendini tanımak, kendisine uygun mesleği seçmek, sosyal ortamını genişletmek ve değişen arkadaş çevresine ayak uydurmak durumundadır. Beden algısıyla meşgul olurken kendinden memnun olmak ya da olmamak gibi dalgalanmalarla da dış dünyaya açılışını etkileyen içsel belirlenişler yaşar. Artan sınav stresi ile de tüm akranlarının bir açıdan kendisinin rakipleri haline getirilmesi noktasından durum daha da zorlayıcı bir hal alabilmektedir. Çalışıp çabalayarak üniversiteyi kazanan genci neler beklemektedir? Bu yeni duruma uyumunda önemli psikolojik noktalar nelerdir?

Öğrenciler çoğunlukla kendi yaşadıkları şehir dışında eğitim görmektedirler. Bunun için yeni bir şehir, kısmen farklı bir kültüre alışmak gereği söz konusudur. Tedirginlikle karışan bir heyecan kaplar genci. Kalacak yer bulma telaşı, aileye yük olmamak için burs arayışları vardır. Bir yandan kayıt yaptırılır, diğer yandan şehir dışına gidecekler hummalı bir hazırlık içine girerler. Ve arkadaş ortamlarında ‘çömezlik dönemi’ diye tabir edilen ilk sene başlar. Bu yıl, değişen çevreyle birlikte unutulmaz anıları da beraberinde getirir. Çünkü hafif kaygıyla birlikte genç ‘ben özgürüm ve istersem yapabilirim’ moduna girmiştir bile. Tabiri caizse birçok rakibini geride bırakarak o okulda okumaya hak kazanmıştır.

Gençlere heyecan veren şey, alıştığı dünyayla olan bağlarını gevşetip yeni durumlarla yüzleşmek ve deneyim alanını genişletmektir. Bunun için üniversite hayatı, kendini bir birey olarak hissetmek isteyen genç için olmazsa olmaz bir gerekliliktir. Çünkü üniversiteye başlamak demek artık ailesinden ayrı yaşamaya başlaması, şimdiye kadar anne ve baba tarafından yapılan çoğu şeyin sorumluluğunun gencin üzerine kalması ve bunun yanında artan özgürlük alanı demektir. Yetişkin olmanın en önemli şartlarından birinin kendi kendine yetmek olduğunu göz önünde bulundurursak sürecin önemi daha net anlamış oluruz.

Yaşanabilecek olumsuz duygudurumları

Bu tür zorlu mücadelenin ardından üniversite ile birlikte yeni bir hayata başlayan genç bu zamana kadar kendini koruyan, aynı zamanda çerçevesini daraltan şartlardan çıkarak hayata daha farklı bakmaya başlar. Sıcak yuvası olmadan da başarılı olduğunu görerek, ekonomik olarak tam bağımsız olmasa da kendi ayakları üstünde durabildiğini, yapabilirliğini ve yeterliliğini fark ederek yeni bir yaşam dönemine adım atmış olacaktır. Bu dönemde genç, kendine tutarlı bir yaşam felsefesi seçmek ve geliştirmek durumundadır. Bunu bütünleyen ‘kim olduğu, neler yapabileceği, nereye doğru gittiği, ne tür içsel ve çevresel imkânlara ve kapasiteye sahip olduğunu ifade edebilmelidir kendine. Bunun tam anlamıyla ya da kısmen kazanılmadığı durumlarda genç, ‘yabancılaşma’ tehdidiyle karşı karşıyadır. Yabancılaşma; kişinin fizikî olarak yaşadığı ortamda psikolojik olarak bulunamaması, uyum eksikliği, toplumla bütünleşememe ile kendini hissettiren kimlik eksikliğidir. Duygusal dünyada küntlük ve boşluk hisleriyle yaşanan bu durum kişinin mutluluğunu, doyumunu ve başarısını oldukça etkileyebilir.

Gencin en önemli özelliklerinden biri iç dünyasında yaşadığı çatışmalardır. Bu çatışmaların hayata atılma eşiğinde olan bir gencin kişilik netleşmesi için oldukça büyük önem taşıdığı muhakkaktır. Karamsarlık da bir çatışma türüdür. İç dünyasında, geçmişten getirdiği güvensizlik, üzüntü, duygusal alışkanlıklar sonucu oluşmuştur ve bu dönemde yoğunlaşabilir ve kişinin kendini şu türlü sorgulamalarıyla tetiklenebilir.

—Bu kadar çalışıyorum acaba sınavı kazanabilecek miyim?

—Kazanırsam da bu benim istediğim meslek mi?

—Ne istediğimi biliyor muyum?

—Yeterli olabilecek miyim?

—Ailemin beklentilerine karşılık verebilecek miyim?

—Nasıl bir ortamda yaşayacağım?

—Arkadaşlarım nasıl olacak ve onlara ayak uydurabilecek miyim?

Bu sorulara verilebilecek cevapların niteliği oldukça belirleyicidir. Eğer bu konularda sıkıntı yaşanıyorsa durumun incelenmesi gereklidir.

Kişinin bedenî durumu ve ruh sağlığı arasında oldukça yakın bir ilişki vardır. Bunun yanında kötü sağlık şartları kişiyi aşırı duygusal ve karamsar yapabilir. Hayal kırıklıkları ve kaygılar da bu duruma eşlik edebilir.

Nelere dikkat edilmeli?

Yeni bir şehirde yaşayacak olanlar için bu heyecan verici olduğu kadar da tedirgin edicidir. Gencin mutluluğu ve memnuniyeti için kalacağı ortamla ve alakalı bazı koşulların sağlanması ve bunlara özen gösterilmesi gerekir.

Bunlar;

—Okuyacağı bölümü benimsemesi,

—Kalınan mekânın rahat ve kullanışlı olması,

—Rahatça ders çalışılabilecek şartların olması,

—Ulaşımın makul olması,

—Sağlıklı beslenilmesi,

—Beden sağlığının iyi olması,

—Sosyal faaliyetlere vakit ayırabilmesi ve bunun için yeterli imkânının olması,

—Spor yapabilmesi,

—Ders dışında gazete, kitap, dergi gibi yayınları takip edebilmesi,

—Kişinin kendine vakit ayırabilecek olması,

—Ekonomik ihtiyaçlarının karşılanabilmesi,

—Gelecekte iş bulma endişesinin kişiyi karamsar yapmaması,

—Yalnızlık hissetmemek, yeterli ve iyi bir arkadaş çevresinin edinilmesi,

—Evden ayrılma duygusal durumunu çabuk atlatabilmek.

Bu genel ihtiyaçlarını giderebilen ve olumlu duygu durumunu kazanan bir genç için artık sınırlarını ve ufkunu genişletebilecek, geleceğe olumlu şeyler taşıyabilecek, başarılı olabilecek bir psikolojik alana sahip olmuş sayabiliriz. Üniversite kapısına gelmiş bir genç için artık sınırları genişletmek, ufkunun açılması ve evrensel düşünceye sahip olma zamanı gelmiş demektir.

 

Ayşe Esma Nurile

 Gençyaklaşım

 



Beğendiğim metinlere ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 264 | Arkadaşına gönder

Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
< Önceki   Sonraki >
 
 
 
 
 

En son yorumlanan

Babalar
Teşekkürler, çok güzel ifade etmişsiniz. Ancak gittiklerinde...
27/11/08 17:12 fazlası...
Gön: Ay Işığı

Babalar
Sayın İsa Yar, kıymetli yazılarınızla sizi herkonudan'da gör...
26/11/08 19:35 fazlası...
Gön: Sehl

Dua fabrikaları olmalı insanın
Çok teşekkür ederim Ay Işığı:)
24/11/08 21:17 fazlası...
Gön: Reşhâ Sahradaesinti

Dua fabrikaları olmalı insanın
Güzel yazınızı bizimle paylaştığınız için teşekkürler Reşhâ ...
24/11/08 20:34 fazlası...
Gön: Ay Işığı

Şu an sitedekiler

Üye Bağlı Değil
Şuanda 7 misafir yazı okuyor..
Sitemizde  52 Kategoride 3548  yazı bulunmaktadır.