Üye Giriş

Herkonudan Sözler

İyiliğin ilmine sahip olmayana, bütün diğer ilimler zarar verir. –Montaigne-
Eğitim

Anketler

Sitemizdeki hangi kategorideki yazılar en çok ilginizi çeker?
 

İstatistikler

Bugün215
Dün408
Bu hafta623
Bu ay623
Tüm zamanlar35505

Bağlantılı Öğeler

 
 
 
   
 
 
 
 
Kına deyip geçmeyin PDF Yazdır Arkadaşına gönder
Yazar coral   
ays13Tarihte, Orta Asya'lı kadınlar kınayı süslenmek ve kendilerini diğer kadınlardan ayırd etmek için kullanırlarmış. Ayrıca törenle birbirlerini boyarlarmış. Günümüzde ise yapılan kına gecelerinin tarihi oldukça eski yıllara dayanıyor. Ülkemizde kadınlar evlenmeden önce bol göz yaşı döktükleri keyifli kına geceleri düzenlerler. Kına geceleri geleneği Hindistan'da da oldukça yaygın. Hatta kına yakılan kadın, kınanın vücudundan yok olmasına kadar kesinlikle hiç bir işte çalıştırılmazmış. Kına yapan ve yaptıran kutsal sayılırmış. Ayrıca bazı ülkelerde bol şans getirdiğine de inanırlarmış. 

 

Bu ülkelerin ileri gelenleri vücutlarına özel modeller çizdirip geleneksel bir biçimde kuşaktan kuşağa aktarır ve gizli bir sembol olarak taşırlarmış. Uzun yıllar sonra kına bazı kültürler aracılığıyle batıya da taşınmış. 1970'lerde modacıların yaptıkları defilelerin ayrılmaz bir parçası olmuş.

İnsanlar "Kına Sanatı"nı, vücutlarını boyayarak günümüze kadar taşımışlar. Vücut örtmek, giyinmek icad olduğun da bile, insanoğlu bedenini bitki yapraklarından yaptığı boyalar ile boyarlarmış. "Kına Sanatı" nın desenleri bir çok kültürün parçası olmuş. Vücudu kına ile boyamak sadece süs amaçlı değil şans getirdiği inancı da oldukça yaygınlaşmış. Budizm inancına göre ellere yapılan kınanın çakraları bile açtığı söylenir. Araplar ise çölde yürüdükten sonra ayaklarını serinletmek için kına yapraklarıyla doldurulmuş suyun içinde bekletirlermiş. Daha sonra yaprakları ezip macun yapıp ayaklarına sürerlermiş

Aynı zamanda bir tedavi aracı;
Araplar, yaptıkları macunu ayaklarına devamlı sürerek mantar, egzema gibi rahatsızlıkların oluşmadığını farketmişler. Sonra bu macunları belli başlı yöresel desenlerle şekillendirerek sürmeye başlamışlar. Osmanlı döneminde ise cariyeler süslü kınalar yakarlarmış. Anadolu'nun yöresel bölgelerinde kına, geleneksel amaçlı saç, tırnak  boyanmasında da  kullanılıyor.

Kınanın bıraktığı iz aslında koyu kızıldır ama kişinin pigment yapısına göre açıkkızıl, kızılkahve ve hafif turuncu da olabilir. Bizim doğal kınamız kesinlikle siyah renkte değildir. Kınanın özünde siyah, kahverengi ya da kumral yoktur. Geçici dövme kınası diye yapılan kına aktarlardan alınan siyah, kumral, kahverengi saçlar için hazırlanmış kimyasal karışımlı tozlardır. Bu karışım bazı tenler için oldukça tehlikelidir. Doğal olanı kullanmakta fayda vardır.



Beğendiğim metinlere ekle (2) | Görüntüleme sayısı: 1036 | Arkadaşına gönder

Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
< Önceki   Sonraki >
 
 
 
 
 

En son yorumlanan

Babalar
Teşekkürler, çok güzel ifade etmişsiniz. Ancak gittiklerinde...
27/11/08 17:12 fazlası...
Gön: Ay Işığı

Babalar
Sayın İsa Yar, kıymetli yazılarınızla sizi herkonudan'da gör...
26/11/08 19:35 fazlası...
Gön: Sehl

Dua fabrikaları olmalı insanın
Çok teşekkür ederim Ay Işığı:)
24/11/08 21:17 fazlası...
Gön: Reşhâ Sahradaesinti

Dua fabrikaları olmalı insanın
Güzel yazınızı bizimle paylaştığınız için teşekkürler Reşhâ ...
24/11/08 20:34 fazlası...
Gön: Ay Işığı

Şu an sitedekiler

Üye Bağlı Değil
Şuanda 3 misafir yazı okuyor..
Sitemizde  52 Kategoride 3548  yazı bulunmaktadır.